Ehliyetsiz şoförün takograf ihlaliyle sebep olduğu otobüs kazası neticesinde taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, ilk derece mahkemesinin taksirle öldürme suçundan beraat kararı verdiği sanıklar hakkında, bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırarak, 65 yaşını doldurmuş ve ticari araç kullanma yetki belgesi iptal edilmiş yedek şoförü uzun yolculukta görevlendirmeleri sonucu meydana gelen ve altı kişinin ölümüyle sonuçlanan otobüs kazası nedeniyle adli para cezasına hükmetmesi üzerine, tarafların ceza miktarı, bilinçli taksir, araştırma eksikliği ve sanıkların kusursuzluğu iddialarıyla temyiz yoluna başvurmasıyla devam eden karmaşık bir davayı özetlemektedir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, katılanlar vekilleri ve vekâlet ücretine hasren sanıklar ... ve ... müdafiinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, adli para cezalarının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; savunma hakkının kısıtlandığına, kararın eksik araştırmaya dayalı ve gerekçeden yoksun olduğuna, sanık hakkında verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; kazaya karışan araçta kazaya etkenlik arzedecek bir teknik arıza olmadığının tespit edilmiş olması, kazanın ölen sürücünün sevk ve idare hatası nedeniyle meydana gelmiş olması, sanık ...'e ait otobüsün otogardan çıkış yapması için ölen sürücüye ait ehliyet bilgileri kontrol edilerek otobüsün otogardan çıkışına izin verilmiş olması, kazanın sanık ...'ün dinlenme vakti sırasında olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, kusurları bulunmayan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ün tarifeli olarak şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapılmak üzere kullanılan 52... plaka sayılı ... marka otobüsün ruhsat sahibi ve işleteni, sanık ...'ün otobüsün şoförü ve işleteni, sanık ...'ın ise ticari yolcu taşıma yetki belgesi sahibi olan ... Ltd. Şti. nin yetkilisi olduğu, otobüsün şoförlüğünü sanık ... ile birlikte beyanlara göre.... nin yapmakta olduğu; ancak olay günü şoför.... nin olmaması nedeniyle yedek şoför olarak daha önce şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerde şoförlük yapmış olan ancak 65 yaşını doldurmuş olması nedeniyle Karayolları Taşıma Kanunu hükümlerine göre mesleki yetki belgesi (ticari taşıt kullanma kartı) iptal edilmiş olan ...'ün alındığı, 04.08.2017 tarihinde, saat 18.30 sıralarında, iki şoför, bir muavin ve elli dört yolcu bulunur halde otobüsün İstanbul-Ordu/Fatsa seferini yapmak üzere, sanık ...'ün yönetiminde ... otogarından hareket ettiği, sanık ...'ün otobüsü yaklaşık dört buçuk saat sürekli kullandıktan sonra Bolu- Kaynaşlı'da mola verdiği, moladan sonra yedek şoför ...'ün otobüsü devraldığı ve saat 24.00 sıralarında hareket ettiği; ancak kendisine ait takograf kağıdını cihaza takmayıp saat 01.25'e kadar sanık ...'ün takograf kağıdı ile aracı kullandıktan sonra otobüs hareket halinde iken kendisine ait takograf kağıdını cihaza taktığı, saat 04.00 sıralarında Çorum-Osmancık'ta mola verdiği, mola sonrası şoförün değiştirilmesi gerekirken değişim yapılmayarak şoför ... yönetiminde saat 04.35'te otobüsün hareket ettiği, şoför ...'ün saat 05.45 sıralarında, gün durumunun alacakaranlık olduğu, aydınlatmanın ve görüşe engel cismin bulunmadığı, bölünmüş, iki şeritli, azami hız limitinin 90 km/s olduğu, meskun mahal sınırları dışındaki yolda seyrine devam etmekte iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir istikametine göre sağ taraftan yoldan çıktığı, tarla üzerinde bir miktar ilerledikten sonra otobüsün sağ yanı üzerine devrilip, yaklaşık 100 metre kayarak durduğu, meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde otobüs sürücüsü ... ile birlikte otobüste yolcu olarak bulunan beş kişinin öldüğü ve dokuz kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, otuz bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde değişik seviyelerde yaralandığı,
Kaza tespit tutanağına göre otobüs sürücüsü ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1-a maddesi gereği kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, soruşturma evresinde alınan 26.09.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre sürücü ...'ün 2918 sayılı Kanun'un 47/1-d ve 56/1-a maddeleri gereğince kural ihlalleri bulunduğundan asli kusurlu olduğunun, Kanun gereği 65 yaşını doldurması nedeniyle mesleki yeterlilik belgesi iptal olan sürücünün aracı kullanmasına müsade eden ve ... Otogarından çıkış almadan hareket eden otobüsün işleteni ve şoförü sanık ... ve aracın ruhsat sahibi olan sanık ...'ün tali kusurlu olduklarının, yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlayacak tedbirleri almak, yolcu, eşya ve kargoyu güvenli bir şekilde taahhüt ettiği yere kadar götürmek, nitelikli şoför ve yardımcı personel ile sefere göndermek, şoförlerin sürücü ve mesleki yeterlilik belgelerinin yanlarında bulunup bulunmadığını kontrol etmek, güzergah mesafesini dikkate alarak yeteri kadar şoför bulundurmakla yükümlü olan yetki belgesi sahibi ... Ltd. Şti.nin ise Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin 43/2. maddesi gereği (mesleki yeterlilik belgesi olmadığı halde araç kullandırma, nitelikli şoför bulundurmama) kural ihlalinin bulunduğu ve tali kusurlu olduğunun belirtildiği, kovuşturma evresinde alınan ... Adli Tıp Kurumu ... Dairesi Başkanlığının 25.04.2018 tarihli raporuna göre sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otobüsle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, direksiyon hakimiyetine ve aracını kaplama dışına çıkarmamaya özen göstermesi gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmeyerek, hatalı doğrultu değiştirme manevrası kural ihlali ile olaya sebebiyet vermiş olduğundan asli kusurlu olduğunun, mesleki yeterlilik belgesi olmayan ve 65 yaşını geçtiği için, Kanun gereği söz konusu ticari aracı kullanmaması gereken ölen sürücünün aracı kullanmasından sorumlu olan firma, araç ruhsat sahibi ve araç işleteninin tali kusurlu olduğunun belirtildiği,
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarına göre sanıkların tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de ceza hukuku ilkelerine göre cezanın şahsi olduğu, tazmini yönden tespit edilecek kusur ile cezai yönden tespit edilecek kusurun aynı nitelik taşımadığı, bu kapsamda her ne kadar olayda sanıklar tali kusurlu olsa da ölen sürücünün sevk ve idaresindeki otobüsle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, direksiyon hakimiyetine ve aracını kaplama dışına çıkarmamaya özen göstermesi gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, hatalı doğrultu değiştirme manevrası kural ihlali ile olaya sebebiyet vermiş olup asli kusurlu olarak sorumlu olduğu, bu hususun dosyadaki tüm delillere göre açıkça anlaşıldığı, bu itibarla somut olayda yaşanan ölümler ve yaralanmalarla ilgili olarak sanıklara cezai anlamda kusur atfedilmesinin mümkün olamayacağı ve böylece sanıkların herhangi bir kast ya da taksirinin mevcut olmadığı kanaati ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verildiği,
Anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan ve olay sırasında yolcu ile tamamen dolu olan otobüsü, 65 yaşını bitirmiş olması nedeniyle mesleki yeterlilik belgesi daha önceden iptal edilmiş bulunan kişinin şehirlerarası yolda ve gereğinden daha fazla süre ile kullanmasına izin vermek suretiyle meydana gelen kazada tali derecede kusurlu oldukları, bu yöndeki kural ihlallerinin tespitine dair dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında da tam bir uygunluk bulunduğu, sanıkların söz konusu taksirli davranışları ile meydana gelen netice arasında nedensellik bağının bulunduğu, bu itibarla sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi uyarınca" şeklinde belirtilmemesi ve esas alınan 2125 gün tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine uyulmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının birinci, ikinci, üçüncü bölümlerinin (4.) paragraflarının hükümlerden çıkarılması ile yerlerine "Sanık hakkında verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 2125 tam gün olarak belirlenmesine; 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla neticeten 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!