Yargıtay, kaçak elektrik kullanımına dayalı menfi tespit davasında alacaklı tarafın kesin süreye rağmen delil sunmaması nedeniyle alt mahkemenin davacının borçlu olmadığına dair kararını onadı.
Özet: Davacının kaçak elektrik kullanımına dayalı icra takipleri nedeniyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalı elektrik şirketinin kendisine tanınan kesin süreye rağmen iddia edilen kaçak kullanıma ilişkin belge ve tutanakları sunarak ispat yükünü yerine getirememesi üzerine davacının borçlu olmadığına karar vermiştir; Yargıtay da, menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğunu ve davalının bu yükümlülüğü somut olayda yerine getirmediğini belirterek, yerel mahkeme kararlarının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle onanmasına hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/... E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2023/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketçe müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullandığından bahisle aleyhine yedi farklı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, söz konusu takiplerin haksız olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirkete her bir icra dosyası yönünden şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 700,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini toplam 677.012,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan kontrolde, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanımın kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 195. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, davalı şirkete ve vekiline verilen kesin süreye rağmen davaya ve takibe konu kaçak kullanıma ait tutanak ve belgelerin ibraz edilmediği, dava konusu faturanın, yine yönetmelik hükümleri uyarınca usulüne uygun bir borç tahakkukuna dayandığının ispat edilemediği, icra dosyasında da kaçak tutanaklarının yer almadığı, 29.09.2022 tarihli celsede HMK'nın 139/1-ç maddesi gereği davalı şirketin delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayıılmasına karar verildiği ve bu hali ile karşı taraf için usulü kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının dava konusu icra dosyalarında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın niteliğine göre alacağın varlığına dair ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafa, 17.05.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 139/1-ç maddesine uygun şekilde tebliği yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen, davalı tarafın verilen süre içerisinde belge ve delillerini sunmaması üzerine HMK'nın 140/5 maddesi uyarınca 29.09.2022 tarihinde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle de davanın kabulüne ilişkin verilen inceleme konusu kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece verilen 2 haftalık kesin süreden sonra müvekkili şirketçe evraklar sunulmuş olmasına rağmen, sunulan evraklar kabul edilmeyerek yargılamaya son verildiğini, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar resmi belge gibi geçerli belgelerden olduğunu, kaçak tutanağının aksini iddia eden davacının bunu resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkundan kaynaklı davacı aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, dava konusu icra takiplerinde talep edilen kaçak tahakkukunun belgelendirilmediği, ihtar edilmesine rağmen davalı tarafından kaçak kullanıma ilişkin delillerin verilen kesin sürede sunulmaması nedeniyle bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!