Yargıtay bozması sonrası kadastro öncesi nedene dayalı zilyetlikle kazanım, kesin hüküm itirazı ve doğal sit alanı şerhi ile tapu iptali ve tescil.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtayın önceki bozma kararı doğrultusunda, taşınmazlar üzerinde davacılar lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu, daha önceki kadastro mahkemesi kararlarının davacılar açısından kesin hüküm teşkil etmediği ve arazinin orman vasfında olmadığı tespit edilerek, taşınmazların davacılar adına tesciline ve doğal sit alanı şerhi düşülmesine dair bölge adliye mahkemesi kararının davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay incelemesindedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasında davacı ..., ve taksime dayanarak 4 11... parselin adına tescilini; Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasında davacı ... aynı nedene dayanarak 4 11... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılamalar sonucunda kesin süreye rağmen masraf yatırılmadığından keşif yapılamadığı, bu hali ile de davacıların davalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, verilen kararlar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı ... vekili; Marmaris ilçesi, ... köyünde bulunan 4 11... ve 31 parsel sayılı taşınmazların 21... tarihinde ... ...’dan satın alındığını ve taşınmazlar üzerinde davacının 50 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların taşlık ve çalılık vasfında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Kadastro sonucu çekişmeli 4 11... ve 31 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve taksim yoluyla sırasıyla ...’ın ve ...’ın zilyetliklerinde olduğu belirtilerek sit alanında kalmaları sebebiyle tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, 4 11... parsel aleyhine ..., 4 11... parsel aleyhine ... Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve Kadastro Mahkemesinde davacının mirasçıları ile Hazine arasında görülen davalarda davacıların farklı olması nedeniyle kesin hüküm olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacı ... mirasçıları ..., ... ve ... ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.Davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Kadastro Mahkemesinde görülen dava dosyalarının ... ve ... ... yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... ve ... yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davanın ... yönünden kabulü ile 4 11... ve 31 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ¼ hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazların 3. derece doğal sit alanında kaldığının tapuya şerhine karar verilmiştir. Davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.12.2023 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacı ...'in kendi zilyetliğine dayanarak ve taşınmazların kendi adına tescilini talep ederek dava açtığı, davacının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiği ve Mahkemece tespit tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar üzerinde “davacı lehine” zilyetlikle edinim koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, Mahkeme gerekçesi esas alındığında, davacı yargılama sırasında ölmeseydi dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline karar verileceği, davacı Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda taraf olmadığı gibi dava tarihi itibariyle Kadastro Mahkemesindeki davaların davacıları olan oğullarının mirasçısı bulunmadığı, onların miras hakkına ya da eklemeli zilyetliklerine de dayanmadığı, Kadastro Mahkemesindeki iddiaların aksine taşınmazların kendi adına tescilini istediği gözetildiğinde Kadastro Mahkemesi kararlarının aşamada ölen davacı açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, aynı nedenle tartışma konusu Kadastro Mahkemesi kararlarının davada davacıya teb'an onun mirasçısı sıfatıyla yer alan ... ve ... ... açısından da kesin hüküm oluşturmayacağı belirtilerek bu kısma yönelik kararın bozulmasına, bozma nedenine göre Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmediği belirtilerek karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazların, orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacılar lehine KK'nın 14... . maddelerine göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve taşınmazların 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine, 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldıkları yönünde şerh verilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.