Yurt dışında çalışan işçinin kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacaklarına ilişkin, Alman hukuku uygulama iddiasının reddedilerek temyiz incelemesinde onanan iş davası.
Özet: Yurt dışındaki şantiyelerde çalışan davacının haksız fesih iddiasıyla açtığı kıdem ve ihbar tazminatları ile çeşitli işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi işverenin sözleşmenin feshini tazminat gerektirmeyecek şekilde ispatlayamadığına kanaat getirerek davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına, ancak fazla çalışma ve hafta tatili alacağının bulunmadığına hükmederken, işverenin belirli süreli sözleşme ve Alman hukuku uygulanması gerektiği yönündeki savunmalarını reddetmiş; bölge adliye mahkemesinin bu kararı usul ve yasaya uygun bularak istinaf talebini reddetmesinin ardından, Yüksek Mahkeme de temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararını hukuka uygun görerek onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı iş sözleşmesi ile 16.04.2012-13.10.2019 tarihleri arasında davalı Şirketin Almanya'da bulunan muhtelif şantiyelerinde soğuk demirci ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini, ücretinin bir kısmının elden bir kısmının bankaya ödendiğini, davacının her gün 07.00-21.█████.00 saatleri arasında hafta tatili ayrımı olmadan çalıştığını, dinî bayramların birinci günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin feshi sırasında işverence belgelere okumadan imza attırıldığını, imzalamazsa uçak biletinin alınmayacağı, pasaportunun ve son ücretinin verilmeyeceği konusunda baskı yapıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, her ay eksik ödenen ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi bulunduğundan sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, davacıya herhangi bir bildirimde bulunulması gerekmediğini, davacının istifa dilekçesi sunduğunu, davacının tüm çalışma dönemlerine ilişkin istifa dilekçesi olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, tüm ücretlerinin ... Kurumuna eksiksiz bildirildiğini, fazla çalışmaya yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan hesap neticesinde davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığı, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat külfeti altında bulunan davalı işverenin bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı vekili yargılama sona ermeden önce ıslah dilekçesi sunarak Alman hukukunun uygulanması gerektiğini savunmuşsa da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinde bu hususa atıf yapılmadığı, ayrıca ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar buna ilişkin beyanda bulunulmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, sözleşme süresi sona erdiğinden iş sözleşmesinin son bulduğunu, kıdem ve ihbar tazminatının kabulünün hatalı olduğunu, 2. Davanın reddi gerekmekteyse de yapılacak değerlendirmelerin Alman hukukuna göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk ve iş sözleşmesinin feshi noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.