Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinden, icra takibi kapsamında davacıya ait olduğu iddia edilen motosikletlerin haczedilmesine ilişkin istihkak davası istinaf kararı.
Özet: Davacı, borçlu aleyhindeki icra takibi kapsamında kendi işyerinde haksız yere haczedilen motosikletlerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia ederek, bu durumu fatura, irsaliye, vergi dairesi kayıtları ve şube faaliyet belgeleriyle ispatlamış; borçlu şirketin konkordato sürecinde olması nedeniyle haczin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasını, malların iadesini veya rayiç bedellerinin faiziyle tahsilini ve icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALILAR : 1- ........
2- ........
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası eldeki davanın konusu olan icra takibi olduğunu, anılan dosyada alacaklı ........ tarafından borçlu ........ aleyhine talimatla açılan dosyada, borçlu şirkete gidileceği yere davacı müvekkile ait işyerine gelindiğini ve Ankara ... Genel İcra dairesi ... talimat dosyasıyla müvekkili ........'a ait işletmede yapılan 14.01.2026 tarihli haciz işlemi sırasında mülkiyeti davacı ........ ait motosikletler haczedildiğini, anılan haciz tutanağının 6,7,8,9,10,11. sırasında yazılı haczedilen mallar hakkında haciz tutanağı düzenlenirken istihkak iddiasında bulunulduğunu, fakat beyanı açıklayanın işletme çalışanı olup istihkak iddiasının geçersiz olduğuna icra müdürlüğünce karar verilmesi nedeniyle genel hükümler çerçevesinde mahkemede işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, arabuluculuk başvurusu sonuçsuz kaldığı için de dava açıldığını, bahse konu haczedilen mallar, ekte sunulan fatura ve irsaliyelerden anlaşılacağı üzere müvekkil ........'a ait olduğunu, borçlu ........'nin haczin yapıldığı yerle ve haczedilen mallarla bir ilgisi olmadığını, anılan şirket başka bir adreste faaliyette bulunduğunu, davacı müvekkilinin ise uzun süredir haczin yapıldığı işyerinde faaliyette bulunduğunu, haciz yapılan adres olan ........ Mah. ........ Bulvarı No ... Altındağ/ANKARA adresi müvekkilinin istihkak iddia eden ........'ın hem asıl işletmesi hem de eskiden beri şube işyeri olduğunu, bu yerin 2023 yılından bu yana şube olarak faaliyette bulunduğuna ilişkin tutanak ekte olduğunu, teyit için tekrar vergi dairesine başvuru yapıldığını ve ekte sunulan 10.12.2025 tarihli yoklama tutanağı ile de ........'ın bu işyerinde faaliyette bulunduğu vergi dairesinin resmi tutanağı ile bir kez daha teyit edildiğini, ........'nin haczin yapıldığı ........ Mah. ........ Bulvarı No ... Altındağ/ANKARA adresine hiçbir zaman taşınmadığını, anılan şirketin en son adresinden önceki -hacizden önceki- eski adresi de müvekkille aynı yer olmadığını, eski adresteki adres kayıt sisteminde ... numaradaki A, B, C bölümlerinin görünmemesinden kaynaklı olarak bu şirketin hacizden önceki eski adresinde ... numara yazması sadece çok büyük binanın çok büyük olması olduğunu, çok katlı ve birbirinden farklı bağımsız bölümleri bulunmakta olduğu halde numara verilirken tek verildiğini, A ve B nolu bölümleri eskiden beri ........ adına şube olarak faaliyette olduğunu haciz tarihi itibariyle konkordato geçici mühlet kararı bulunduğunu, borçlu olarak gösterilen "........" hakkında 28.10.2025 tarihinden geçerli olmak üzere Ankara ... Ticaret mahkemesi ... E. Sayılı dosyayla konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, bu kişi hakkında ihtiyatı haciz kararının uygulanması, haciz yapılması ve menkullerin muhafaza altına alınması İİK. 294 maddesi uyarınca yasak olup ........ hakkında icra dosyasında yapılan tüm işlemlerin yasanın amir hükümlerine aykırı olduğu açık olduğunu üçüncü kişi müvekkili ........'a ait mallar müvekkilinin mülkiyetinde ve zilyetliğinde iken yasaya aykırı haczedildiğini, tüm bu nedenlerle Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasında 14.01.2026 tarihli haciz tutanağının 6,7,8,9,10,11. sırasında yazılı haczedilen motosikletler hakkında İstihkak talebimizin kabulüne, haczedilen menkullerin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, haczin kaldırılmasına ve menkullerin davacı müvekkile iadesine, terditli talep olarak menkullerin iadesinin mümkün olmaması halinde haciz tarihindeki rayiç değerlerinin 14.01.2026 haciz tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, ihtiyati tedbir olarak dava sürecinde menkullerin satışının önlenmesine ve bu maksatla Konya .... İcra Dairesi ... e. sayılı icra takibinin durdurulmasına, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Uyuşmazlık, icra takibi kapsamında haczedilen malların aidiyetine ilişkin olup, haciz sırasında ileri sürülen istihkak iddiasından kaynaklanmaktadır.
İcra ve İflas Kanununun 96. Maddesi ve devamında haciz sırasında ileri sürülen mülkiyet ve ayni hak iddialarının incelenme usulü özel olarak düzenlenmiştir. Haczedilen malın borçluya değil başka bir kişiye yahut takipte yer alan diğer borçluya ait olduğu iddiası, niteliği itibariyle istihkak iddiası kapsamında değerlendirilmelidir.
Her ne kadar davacı takip dosyasında borçlu sıfatını taşımakta ise de, ileri sürülen iddia haczedilen malların diğer borçluya ait olmadığı ve mülkiyetin davacıya ait bulunduğu yönündedir. Bu nedenle uyuşmazlığın özü, haczedilen malların hangi kişiye ait olduğu ve haczin kapsamının belirlenmesine ilişkin olup, İİK. M. 96 ve devamında düzenlenen istihkak prosedürü kapsamında kalmaktadır.
İcra Hukuk Mahkemeleri, İİK ile kendilerine bırakılan işlerde özel görevli mahkemeler olup, hacizde istihkak iddialarına ilişkin uyuşmazlıkların çözümü de bu kapsamda yer almaktadır. Uyuşmazlığın taraflarının tacir olması, davacının konkordato sürecinde bulunması veya haczedilen malların ticari işletmeye ilişkin olması İİK'da öngörülen özel görev kuralını değiştirmez.
Bu nedenle somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır.
Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle icra hukuk mahkemesinde dava açma hakkı bulunmayan müvekkilinin davasını, tarafların tacir olması ve iddia olunan malların ticari işletmeyle ilgili olması nedeniyle görevli ticaret mahkemesinde açtığını, istihkak prosedüründe hak düşürücü sürelerin icrada kaçırılması durumunda, genel mahkemelerde mülkiyetin tespiti davası açılabileceğini, malın aynına (mülkiyetine) ilişkin bir iddia olduğu için kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmadığını, malın mülkiyetini elinde bulunduran asıl mal sahibinin, alacaklıya veya borçluya karşı ayni hakkını herzaman için ileri sürebileceğini, eldeki davada haciz esnasında mal sahibinin istihkak iddiasında bulunduğunu ancak icra dairesinin bu hakkı ileri süren kişinin işyeri çalışanı olduğu gerekçesiyle istihkak iddiasını geçersiz saydığını, bu nedenle 7 günlük süre kaçırıldığı için icra hukuk mahkemesinde değil, genel (asliye) mahkemesinde (taraflar tacir olduğu için özel yetkili ticaret mahkemesinde) eldeki davanın açıldığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın Konya Ticaret Mahkemesinde görülmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, menkul mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, İcra ve iflas hukuku, alacaklının, Devlet kuvveti yardımı ile alacağına nasıl kavuşacağını düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinin başlangıcından sonuçlanmasına kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir. İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. İcra mahkemeleri, uyuşmazlıkları İcra İflas Kanunu ve genel anlamda takip hukuku çerçevesinde değerlendirir ve sadece icra takibinin sonuçlanmasına odaklıdır.
Her ne kadar istihkak davalarına umumi hükümler dairesinde bakılıp her türlü delil ileri sürülebilir ise de; istihkak davalarında amacın hacizli mal üzerinde üçüncü kişinin iddia ettiği hakkın, maddi hukuka göre mevcut olup olmadığının tespit edilmesi değildir. Aksine davanın amacı, haczedilen belli bir mal üzerinde cebri icranın cereyan edip etmeyeceğinin belirlenmesidir. Yani istihkak davası sadece takip hukuku alanında ve derdest somut icra takibi bakımından sonuç doğurabilir. Bu nedenle dava sonunda verilen karar da yalnız derdest takip bakımından kesin hüküm teşkil edebilir. Söz konusu karar başka bir takip bakımından kesin hüküm teşkil etmez. (Hacizde istihkak davası Dr. Kudret Aslan)
6100 sayılı HMK’nin 33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. 04.06.1958 tarih, ███████-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, taraflarca ileri sürülen iddia ve maddi olayların hukuki tavsifini yapmak mahkemeye ait olup, hakim olaya uyan ilgili yasa maddelerini re’sen gözetmek, bulmak ve uygulamak zorundadır. Eş anlatımla, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Öte yandan; görev konusu, kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan, bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözönünde bulundurulması zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince; alacaklı tarafça borçlu aleyhine başlatılan takibin kesinleşmesi üzerine, dava konusu motosikletlerin █████/2026 tarinde haczedilerek, istihkak iddiası bulunduğundan, ........' yediemin olarak bırakıldığı, icra müdürlüğünce █████/2026 tarihli karar ile istihkak iddiasında bulunanın başka üçüncü şahıs/kurum yönünden istihkak iddiasında bulunmamasına, karar verildiği, davacı vekilinin bu nedenle genel hükümler çerçevesinde, haczedilen malın mülkiyetinin tespiti için Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını dava dilekçesinde beyan ettiği, mahkemece uyuşmazlığın İİK'nın 96.maddesi uyarınca istihkak iddiasına ilişkin olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre; istinafa konu dava, mülkiyetin tespiti davası olup, görevsizlik kararı veren Konya .... Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiğinin aksine, İİK 96. maddesi uyarınca açılan bir istihkak davası değildir. Anılan nitelendirmeye göre istinafa konu davada görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesi olmayıp, tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, karara bağlanması gerekir.
(benzer nitelikte Y.8.HD : █████████ E. ██████████ K. Sayılı kararı)
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Bu halde mahkemece verilen görevsizlik kararı yerinde değildir. TTK'nın 4.maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi uyuşmazlığı çözmekle görevlidir.
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının GÖREV YÖNÜNDEN duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafça yatırılan, başvurma harçları dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf eden davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. █████/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!