Yüksek gerilim hattından elektrik çarpmasıyla ölen kişinin yakınlarının tazminat davasında, şehir içi havai hatların iyileştirilmemesi nedeniyle elektrik dağıtım şirketinin kusursuz sorumluluğu.
Özet: Davacılar, yakınlarının davalı elektrik dağıtım şirketine ait, yönetmeliklere uygun olsa dahi kentsel alanda havai olarak inşa edilmiş enerji nakil hattına fırçasının teması sonucu elektrik çarpmasıyla vefat etmesi üzerine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davalının havai hatları modern teknolojiye uygun olarak yer altına almama ve sistem iyileştirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusursuz sorumlu olduğuna hükmedilerek, davacılara tazminat ödenmesine karar verilmiş olup, bu karar davalı vekili tarafından desteğin asli kusurlu olduğu, tazminatın fahiş olduğu ve hakkaniyet indirimi yapılmadığı gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Halfeti 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinden ...'nin eşi, diğerlerinin babası olan ...'ın, dava dışı ... .ye ait evin ikinci katında balkon ve dış cephe boyası yaparken davalı şirkete ait ve ilgili yönetmeliklere aykırı olarak yakın mesafede bulunan yüksek gerilim enerji nakil hattına fırçasının temas etmesi üzerine elektrik çarpması neticesinde vefat ettiğini, davalının ilgili Yönetmeliğe aykırı olarak inşa edilen nakil hattının bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için şimdilik 500,00'er TL maddi ve ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.11.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini ... yönünden 43.325,43 TL'ye, ... yönünden 79.538,00 TL'ye, ... yönünden 53.885,25 TL'ye, ... yönünden 715.081,27 TL'ye ve ... yönünden 76.537,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; meydana gelen olayda müvekkilinin kusurlu olmadığını, olayın davacıların murisinin ihmali neticesinde gerçekleştiğini, olayın yaşandığı elektrik nakil hattı ve direklerinin evin inşasından önce Yönetmeliğe uygun yapıldığını, enerji nakil hattının yanında ruhsatsız ev inşa eden davacı ve inşaata izin veren belediyenin asli sorumlu olduklarını, illiyet bağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı şirkete ait enerji nakil hattının Yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı tespit edilmiş ise de, şehir yaşamında imarlı bölgede havai hatlar üzerinden çıplak iletken teller ile enerji taşınmasının ve dağıtılarak hizmet verilmesinin, çıplak tellerin günün teknolojisine uygun olarak kablo ile yer altına alınmamış olmasının davalının sorumluluğunda olduğu, davalının bölgedeki elektrik dağıtım sisteminin işletmecisi ve işlettiği dağıtım sistemi tesisinin iyileştirilmesi için gerekli yatırımları yapmakla yükümlü bulunduğu, bu yükümlülüğün olay öncesi yerine getirilmesi halinde dava konusu olay olmayacağından davalının kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacılardan ... için 715.081,27 TL, ... için 43.325,43 TL, ... için 53.885,25 TL, ... için 76.537,67 TL ve ... için 79.538,00 TL maddi, ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve olayın oluş şekli dikkate alınarak hükmedilen tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak kamu düzeni yönünden yapılan incelemede, davalıdan alınması gereken karar ve ilam harcının alınmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davacılardan ... için 715.081,27 TL, ... için 43.325,43 TL, ... için 53.885,25 TL, ... için 76.537,67 TL ve ... için 79.538,00 TL maddi, ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacıların desteğinin olayda tam ve asli kusurlu olduğunu, elektrik tehlikesini bilecek yaş ve tecrübede olmasına rağmen gerekli özeni göstermediğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, hükmedilen tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmadığını, davacılara hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, elektrik çarpması neticesinde desteğin ölümü sebeiyle tazminat istemine ilişkindir.1. Davaya konu olayın meydana geliş şekline, davalı ... dağıtım şirketinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi uyarunca kusursuz sorumlu bulunmasına, davacıların desteğinin ölümünün enerji nakil hattından kaynaklanması nedeniyle olay ile zarar arasında illiyet bağının bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğu gibi hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin İkinci bölümünün Genel Hükümler başlığı altındaki 'Kuvvetli akım tesislerinin güvenliği' alt başlığında yer alan 5. maddesi: "Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır.",Bakım ve onarım başlıklı' 27. maddesi; "Tesislerin ve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir."; "Kuvvetli akım tesislerinin denetimi ve güvenliği' başlıklı 67. maddesinin (b) bendi; "İşletme tarafından tesisin özellikleri göz önüne alınarak belirli aralıklarla denetleme ve yoklamaların süresi hiç bir zaman 2 yılı geçmemelidir. Yoklama ve bakımların sonuçları düzenli olarak kaydedilmelidir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda; elektrik iletim ve dağıtım şirketleri, elektriğin iletildiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Somut uyuşmazlıkta; davacıların murisinin, dava dışı H.S.ye ait yapı ruhsatı ve kullanma izni bulunmayan binanın ikinci katında balkon ve dış cephe boyası yaparken, davalı şirkete ait dikey mesafedeki enerji nakil hattına kullandığı 2,33 metre uzunluğundaki aluminyum saplı boya rulosunun temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirkete ait OG hattının Yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı, ancak şehir yaşamında imarlı bölgede havai hatlar üzerinden çıplak iletken teller ile enerji taşınmasının ve dağıtılarak hizmet verilmesinin, çıplak tellerin günün teknolojisine uygun olarak kablo ile yer altına alınmamış olmasının davalının sorumluluğunda bulunduğu, davalının dağıtım sistemi tesisinin iyileştirilmesi için gerekli yatırımları yapmakla yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar Derece Mahkemelerince; çıplak tellerin günün teknolojisine uygun olarak kablo ile yer altına alınmadığı gerekçesiyle davalının sorumluluğuna gidilmiş ise de; davalı şirketin, mevcut OG hattını yeraltı kablosu ile değiştirilmesine ilişkin yasal bir zorunluluğunun bulunmadığı, ancak olay yerine ilişkin video kayıtlarının incelenmesinde, olayın gerçekleştiği enerji nakil hattının dikey mesafesinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uygun olmadığı anlaşılmıştır.Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince; davanın bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin 4. fıkrası hükmü gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.