Ticari satım kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile faiz, vekalet ücreti ve masrafların talep edildiği dava.
Özet: Bu dava, davacının ticari satıştan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılmıştır. Zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış, akabinde davalı asıl borcu ödemiş ancak faiz, vekalet ücreti ve takip masrafları gibi feri alacakları ödemeyi reddetmiştir. Davacı, davalının ödeme yaparak borcu zımnen kabul ettiğini, itirazının haksız olduğunu ve takibin ferilerle devamını talep ederken, ihtiyati haciz ve çeşitli kurumların bilgilendirilmesini de istemiştir. Davalı ise ödemenin tüm borçları kapsadığını, faiz ve diğer ek masraflar dahil herhangi bir borcunun kalmadığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davacı müvekkil tarafından davalı/borçlu adına mal satışı yapılarak hizmet sağlanmıştır. Yapılan satışlara ilişkin kesilen faturalar ile tutulan cari hesap ekstresine konu alacağın tahsili için davalı/borçlu aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davalı/borçlu esas sayısı belirtilen işbu dosyada borca, faize ve tüm ferilerine, kısaca ilamsız başlatılan takibin bütününe itiraz etmiş; dolayısıyla takip durmuştur. Davalı/borçlunun kötüniyet ile hareket ederek icra dosyasına yapmış olduğu işbu itiraz haksız ve dayanaksızdır. Davalı/ borçlu aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan icra takibine itiraz edilmesini müteakip, huzurdaki davanın ikame edilmesinde ön şart olan zorunlu arabuluculuğa 12.09.2023 tarihinde başvurulmuş olup, arabuluculuk ... dosya numarasıyla yürütülmüş ve 29.09.2023 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlanmıştır. Arabuluculuk görüşemesi sonrasında öğrenildiği üzere davalı/borçlu tarafından 1.868.604,97-tl ödeme müvekkil şirket hesabına yapılmış ancak icra dosyasında yer alan faiz,vekalet ücreti,tahsil harcı,masraflar ödenmemiş ve dosya durumu açık/ itiraz nedeniyle durdurulmuş şekilde bırakılmıştır. Mahkeme tarafından da açıkça görüleceği üzere davalı/borçlu tarafından ... 7. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 06.09.2023 tarihli borca itiraz dilekçesi haksız ve mesnetsizdir. davalı/borçlu cariye dayalı borcunu ödeyerek borcunu kabul etmiştir. davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğuda ispatlanmıştır. Bu noktada dosyanın öncelikle icra dosyasından alınacak kapak hesabına göre davamızın kabulü ve takibin devamına mahkemeniz aksi kanaatteyse dosyanın tensiple birlikte bilirkişiye gönderilmesi akabinde davanın esası hakkında karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil davacının mağduriyetinin önlenmesi açısından ve müvekkilin haklı olduğunu gösteren deliller sebebiyle, icra dosyasındaki asıl alacağa bağlı ferilere (faiz, vekalet ücreti,tahsil harcı,masraf) karşılık gelecek miktarda, davalı/borçlunun mal varlığı üzerine teminatsız olarak, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederiz. Davalı/borçlu şirket bulunduğu iş kolunda bilinen ve halka arz hisse satışlarında piyasada oluşturduğu bu güveni kullanarak vatandaşlardan yüksek miktarda gelir elde ettiği bilinmektedir. Ancak açıkça görüleceği üzere haksız ve kötü niyetli işlemler ile icra dosya borcunu ödememekte ve kendisiyle iş yapan şirketleri zarara uğratmaktadır. Huzurdaki davanın işbu nedenle devlet bankalarına (... bankası, ... ve ...), Sermaye Piyasası Kuruluna, Ticaret Bakanlığına, Maliye Bakanlığına ihbar edilmesini Harca esas değer olarak belirtilen miktarda, davalı/borçlunun mal varlığı üzerine teminatsız olarak,ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulüne; davalı/borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin yazılı şartlarla devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davacı dava dilekçesinde; Müvekkil şirket tarafından davacı şirkete 1.868.604,97-TL ödeme yapıldığını, icra dosyasında yer alan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve masrafın ödenmediğini iddia etmiştir. Davacının icra dosyasından kaynaklı alacaklı olduğu yönündeki işbu iddiası tamamen soyut ve ispatlanamamış bir iddiadır. Davacının işbu iddiasını ispat yükü yine davacı üzerinde olup, davacı dosyaya işbu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunamamıştır. Davacı tarafından bundan sonraki süreçte sunulacak hiç bir delile muvafakatimiz bulunmamaktadır. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirket tarafından davacıya 1.868.604,97-TL ödeme gerçekleştirilmiş ve müvekkil şirketin icra dosyasından kaynaklı faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve masraf borcu da dahil olmak üzere davacı şirkete herhangi bir borcu kalmamıştır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı icra takibinde iddia ettiği asıl alacak miktarını ispat edememiştir ki asıl alacak miktarı dışında müvekkil şirketten faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve masraf yönünden alacaklı olduğunu ispat edebilsin. Başka bir ifadeyle, müvekkil şirketin yaptığı ödeme ile birlikte müvekkil şirketin davacıya faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve masraf da dahil herhangi bir borcu kalmamıştır. Öncelikle ispat yükü üzerinde olan davacının icra takibinde iddia ettiği asıl alacak miktarını ispat edebilmesi ve sonrasında faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve masraf talepleri hakkında ispat edilen asıl alacak miktarı üzerinden bir hesaplamaya gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda da defaatle belirttiğimiz üzere davacı asıl alacak miktarını ve diğer taleplerini ispata yarar dosyaya herhangi bir delil ibraz edememiştir, bu aşamadan sonra davacı tarafından sunulan hiç bir delile muvafakatimiz bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan açıklamalarımız baki kalmak kaydıyla, fatura düzenlenmesi ve tebliği tek başına alacağın varlığını göstermemektedir. Davacının fatura konusu hizmetleri sağladığını ispat etmesi gerekmektedir. İspat yükü davacı üzerindedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere davacı bu hususu ispata yarar dosyaya herhangi bir delil ibraz edememiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından ve davacının alacaklı olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar dosyaya herhangi bir delil ibraz edememesinden ve bu aşamadan sonra da davacı tarafından sunulacak hiç bir delile muvafakatimizin bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.Yetki itirazımızın kabulüyle dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,Davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımından kaynaklanan cari ilişkinin bulunduğu, davalı şirket tarafından faturaların süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu devam eden süreçte davalı tarafından takibe konu esas alacağın ödenmiş olmasına rağmen ferilerinin ödenmediği iddiasıyla itirazın iptali istemi davasıdır.Mahkememizce verilen █████/2024 tarih ... Esas, ... Karar, sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve... Karar sayılı karar ilamı ile kaldırılmakla dava dosyasının mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında özetle: "TBK'nın 100. maddesi uyarınca faiz ve giderleri ödemede gecikmesi bulunmayan borçlunun, yaptığı ödemeyi anapara borcuna mahsup edebilmesi mümkün ise de, takip tarihi itibariyle temerrüde düşen ve icra takip giderlerini ödemekle yükümlü bulunan borçlunun yapmış olduğu kısmi ödemenin anapara borcundan düşülmesi söz konusu olamayacağından, alacaklının takip talebinde bu yolda talepte bulunmuş olduğu da gözetildiğinde, kısmi ödemenin öncelikle ödeme anına kadar işlemiş faiz ve takip giderlerine mahsup edilmesi gerekir. Buna göre mahkemece, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edilmesi gerektiğinden, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacağın tespit edilmesi, yapılan kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gereği öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edilmesi ve davacının ödemeden sonra bakiye faiz, masraf, harç ve vekalet ücreti alacağının belirlenmesi, yapılan ödemenin tüm bu kalemleri karşılamaması hâlinde miktar gösterilmeksizin, icra takip masrafları, vekalet ücreti ve icra harçlarının tahsili amacıyla davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Mahkemece yeniden yapılacak yargılamada hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince yeniden vekalet ücreti belirleneceğinden davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafı bakımından şimdilik bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair" karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde her iki bilirkişi raporunda da 06.09.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 1.868.604,971L. borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin 1.808.505,00TL. lık kısmının takip ve dava konusu edildiği, Davacı alacaklı 06.09.2023 tarihinde ... 7.İcra Dairesi ... E.sayılı dosyasından başlattığı takipte 1.808.505,00TL Talep ettiğinden talep edilende fazlalık bulunmadığı; 2-Söz konusu 1.868.604,97TL. bakiyenin davalı şirket tarafından takip tarihinden sonra 02.10.2023 tarihinde davacı şirket hesabına haricen ödenmiş olduğu, TBK.m.100'e göre yapılan hesaplama neticesinde 02.10.2023 ödeme tarihinde 232.750,83TL. Bakiye alacak aslı bulunduğu; 16.11.2023 dava tarihi itibariyle de bakiye alacağa işlemiş 7.505,41TL. faizi ile birlikte toplam 240.256,24TL. alacak miktarı olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; takip tarihi itibariyle davalının davacıya takip miktarını aşar mahiyette borçlu olduğu taraf beyanları, taraf defter ve kayıtları ile dosya kapsamında kaldırma ilamından önce alınan bilirkişi raporları ile sabittir. Bu doğrultuda davalı tarafından davadan önce ancak takipten sonra 1.868.604,97 TL davacıya haricen ödeme yapılmış olduğu belirtilerek davacının herhangi bir bakiye alacağının kalmadığı iddia edilmiştir. Davacı tarafça ise TBK 100 hükmüne göre davalının yapmış olduğu ödemelerin öncelikle ferilerden mahsubu gerektiği ve dolayısıyla takibe konusu borcun tamamiyle ödenmediği iddiasıyla 328.322,045 TL bakımından itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda TBK 100 kapsamında hesaplama yapılması için bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; ödeme tarihi itibariyle davacının takibe konu ettiği 1.808.505,00 TL asıl alacağının yanı sıra 41.053,06 TL tahsil harcı alacağı, 216.680,40 TL vekalet ücreti alacağı ve 34.460,69 TL takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz alacağı bulunmaktadır. Bu doğrultuda davalı tarafından yapılan ödemenin TBK 100 hükmüne göre öncelikle alacağın ferileri olan tahsil harcı, vekalet ücreti ve işlemiş faizden mahsubu gerektiği ve bu doğrultuda yapılan hesaplamada davacının bakiye 232.750,83 TL asıl alacağı kaldığı hesap edilmiştir. Dolayısıyla bu doğrultuda bakiye asıl alacak miktarı olan 232.750,83 TL bakımından davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca her ne kadar bilirkişi tarafından bakiye asıl alacağa dava tarihine kadar işlemiş faiz de hesap edilmiş olsa da bakiye asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olduğundan dava tarihine kadar işlemiş faizin takip ile birlikte tahsil edilmesi gerektiği dikkate alınarak bu yönden herhangi bir karar verilmemiş ve davacı tarafça dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilmediğinden yine bu hususta da herhangi bir karar verilmemiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı tarafından ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 232.750,83 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.899,21 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsup edilerek bakiye 15.629,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.184,00 TL'sinden davalı tarafın, 936,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 232.750,83 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 95.571,215 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 864,5 TL tebligat, posta gideri ile 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.864,50 TL yargılama giderinden (davanın %70'i kabul, %30'u reddedilmiştir) kabul ve red durumuna göre 10.405,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan 110,00 TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 33,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır