Bankanın kredi sözleşmesi kapsamında taahhüt ettiği zorunlu deprem sigortasını yenilemeyerek, depremde zarar gören konut için sigorta tazminatı ödeme sorumluluğu.
Özet: Konut kredisi kullanan davacının, banka tarafından yenilenmeyen zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi nedeniyle 6 Şubat 2023 depreminde oluşan zararının tazminini talep ettiği davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalı bankanın kredi vadesi boyunca hayat dışı sigortaları yenileme yükümlülüğünü bilgilendirme formu ve sözleşme hükümleri uyarınca üstlendiğini, ancak bu sorumluluğu ve bildirim görevini yerine getirmediğini, dolayısıyla deprem anında geçerli bir DASK poliçesinin bulunmamasını kendi kusuru sayarak davacıyı haklı bulmuş ve talep edilen tazminata hükmetmiş, banka ise bu kararları temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2023/,,, E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Mah. ... Cad. No:6 ... Apt. Daire:6'da bulunan taşınmazı satın alırken, davalı Bankadan kredi kullanarak kredi sözleşmesi imzaladığını, davaya konu konut nedeni ile çektiği kredinin taksitlerini davalı bankaya ödemekte iken ...-... illerinde 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi neticesinde konutun hasar görmesi nedeni ile konut ile içindeki eşyalar ve binanın ortak alanlarının zarar gördüğünü, davalı Bankadan kredi kullanırken davalı bankanın konutun Dask ve konut poliçesi sigortasını yaptırmayı şart olarak ileri sürdüğü ve üstlendiğini, kredi tarihi itibarıyla bu sigortaları yaptırdığı halde, 17.07.2021 tarihinden sonra davalı bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve davalının deprem tarihini kapsayacak şekilde Dask Poliçesini devam ettirmemesi nedeniyle müvekkilin zararını tazmin edemediğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesiyle 274.879,24 TL’nin tahsiline karar verilmesi istenmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; sigorta acentesi konumunda olan bankanın, sigorta sözleşmesinin taraflarına karşı herhangi bir yükümlülüğü dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı banka arasında 17.07.2020 tarihli, konut kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının kredi kullanımı esnasındaki ilk dask poliçesini davalı bankanın sigorta acenteliği vasıtası ile tanzim ettirildiği, talebe konu 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen depreme kadar geçen süre içerisindeki dask poliçelerinin 2 yıl boyunca yenilenmediği, dolayısıyla deprem tarihini kapsar nitelikte geçerli bir dask poliçesinin de mevcut olmadığı, mevzuat hükümleri, sözleşme ile bilgilendirme formu hükümlerinden açıkça, davalı bankanın dava konusu dask poliçesini yenileme yetkisinin de mevcut olduğu, bilgilendirme formuna da hayat dışı sigortaları kredi vadesi boyunca yenileyeceğinin yazıldığı, davalı bankanın poliçeleri yenilemeyi kabul ve taahhüt ettiği ancak davalı bankanın hem bildirim yükümlülüğünü hem de poliçeyi yenileme sorumluluğunu yerine getirmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi hasar tutarı ile muafiyet indirimi dikkate alınarak dask poliçesi genel şartı olan tazminat tutarının sigorta bedelini geçemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 274.879,24 TL'nin 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; sözleşme ile bilgilendirme formu hükümlerinde açıkça, davalı bankanın dava konusu dask poliçesini yenileme yetkisinin mevcut olduğu, bilgilendirme formunda da hayat dışı sigortaları kredi vadesi boyunca yenileyeceğinin yazıldığı, davalı Bankanın poliçeleri yenilemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ancak hem bildirim yükümlülüğünü hem de poliçeyi yenileme sorumluluğunu yerine getirmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, deprem tarihinde geçerli bir dask poliçesinin de mevcut olmadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili; sigorta acentesi konumunda olan bankanın sigorta sözleşmesinin taraflarına karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zorunlu deprem sigortası yaptırma ve yenileme işleminin yerine getirilmesi yükümlülüğünün malikler ve intifa hakkı sahipleri için öngörülmüş olup, kredi kullandıran kuruluşun yalnızca bildirim yapmakla yükümlü kılındığını, sigorta yaptırma ve bu sigortayı yenileme işlemlerinin sigortanın konusu olan taşınmazın maliki tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, kredi kullananın yenileme talebinde bulunması gerektiğini, kredi veren kuruluş olan davalı bankanın sorumluluğunun, yalnızca poliçeye ilişkin bildirim yapmaktan ibaret olduğunu, dolayısıyla davacının talebi olmadan ya da davacı tarafından otomatik ödeme talimatı verilmeden kendiliğinden poliçe tahsil etmek suretiyle tasarruf yetkisinin bulunmadığını, dava konusu somut olayda davacı tarafından yatırılması gereken primin yatırılmayıp poliçe yenilenmediği gibi poliçenin yenilenmesi yönünde davacı tarafından davalı bankaya herhangi bir talimatta verilmediğini, davacının kusurunun Mahkemece gözardı edildiğini, davalı bankanın kusurunun bulunmadığını belirterek;kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan konut kredisi sözleşmesi çerçevesinde yapılan DASK sigorta poliçesinin yenilenmemesi nedeniyle depremde hasar gören konuttan kaynaklı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.13.03.2015 tarihli Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin "yenileme ve bildirim" başlıklı 12. maddesi; "Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” şeklindedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Sigorta" başlıklı 14. maddesinde ise; "(...) müşteri, kredi kullandırım aşamasında veya ileride sigorta yaptırılması yönünde talepte bulunması halinde, kredi ilişkisinin devamı süresince ve kredinin tamamen tahsil ve tasfiye edileceği tarihe kadar sigorta yaptırılması konusunda Banka ile mutabakata vardığını, aksi yönde bir talebi bulunmadığı sürece söz konusu sigortaların her yıl yenileneceğini kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince davalı bankanın dava konusu dask poliçesini yenileme yetkisinin mevcut olduğu, bilgilendirme formunda sigortaları kredi vadesi boyunca yenileyeceğinin yazıldığı, davalı Bankanın poliçeleri yenilemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ancak hem bildirim yükümlülüğünü hem de poliçeyi yenileme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve böylece oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.