Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin haksız fesihten kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının kısmen kabul edildiği, ancak fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücret alacaklarının ispat edilememesi nedeniyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Davacı işçinin haksız fesih, kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarının ilk derece mahkemesince kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmasına karşılık; fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatlanamaması nedeniyle reddine yönelik kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Aralık 2009-Eylül 2014 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığını, davalı işveren tarafından çağrı üzerine çalışma sözleşmesi imzalatılmak istendiğini, imzalamayan işçilerin iş sözleşmelerinin haksız olarak feshedildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, yıllık ücretli izin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile davacı işçi arasında 08.03.2010 tarihinde çağrı üzerine çalışma hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme usulüne uygun şekilde sona erdikten sonra müvekkilinin benzer bir çalışmaya ihtiyaç duyması üzerine davacı ile 12.12.2011 tarihinde yeni bir çağrı üzerine çalışma hizmet sözleşmesi imzalandığını, imzalanan her iki sözleşmenin de davacının rızası ile imzalandığını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 08.03.2010-30.09.2014 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğinin anlaşıldığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığı yönünde davalı işverence ispat yükünün yerine getirilemediğinin anlaşılmasına göre davacının yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile iddialarını ispatladıklarını,
2. Eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!