Dolandırıcılıkla alınan vekaletname ile yapılan araç satışında, malikin rızası dışında elinden çıkan aracın trafik siciline iyi niyetle güvenerek satın alan üçüncü kişilerin hukuki durumu ve mülkiyet tespiti talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirkete ait aracın dolandırıcılık yoluyla elde edilmiş ve kötüye kullanılmış bir vekaletname ile ardışık olarak satılmasına ilişkin davayı ele almaktadır; mahkemeler, vekaletnamenin dolandırıcılık eylemiyle bağlantılı olması ve aracın asıl sahibinin rızası dışında elden çıkması nedeniyle sonraki alıcıların iyi niyet savunmalarını geçersiz sayarak satışları hükümsüz kabul etmiş ve aracın mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., ████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2024/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili, müvekkili şirkete ait 16... plakalı ... marka 2015 model aracın satışı konusunda dava dışı ... ve ... adındaki kişilerle 235.000,00 TL'ye anlaşıldığını ve dava dışı ...'in eşi olduğu belirtilen davalı ... ...'a aracın satışı için 03.11.2016 tarihli vekaletnamenin verildiğini, davalı ... ... tarafından diğer davalı ...'na ... 39. Noterliği'nin 04.11.2016 tarihli araç satış sözleşmesi ile 200.000,00 TL bedelle satışının yapıldığını, ancak satış bedelinin ne müvekkili şirkete ne de vekil davalı ... ...'a ödenmediğini, davalı ... tarafından da aracın 5 gün sonra 09.11.2016 tarihinde 193.000,00 TL bedelle davalı ...' a satıldığını, davalılar arasında el ve işbirliği olduğunu ve kötüniyetli olduklarını, muvazaalı işlemler yapıldığını ve müvekkilinin zarara uğratılarak dolandırıldığını ileri sürerek ... marka 2015 model aracın satışının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde araç bedeli olarak şimdilik 200.000,00 TL'nin satış tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili, müvekkili ...'ın aracı bedelini ödemek suretiyle ... ...'dan satın aldığını ve sonrasında yine bedelini tahsil etmek suretiyle müvekkili ...'a devrettiğini, müvekkili ...'ın diğer davalı ... ...'ı satıştan önce hiç görmediğini ve tanımadığını, aracın tüm bedelini ödeyen müvekkilinin tamamen iyi niyetli bir şekilde kar edebilmek umuduyda aracın satışını üzerine aldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkillerinin ...'nin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmediğini ve bilmelerinin de kendilerinden beklenmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nin somut olay nedeni ile dolandırıcılık suçundan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından yargılandığı, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalılar ... ile ... her ne kadar iyi niyetli ise de 2918 sayılı Kanun'un 20.maddesinin (d) bendine göre araçların mülkiyetinin devri için geçerli bir sözleşmenin bulunması gerektiği, eldeki davada taraflar arasındaki sözleşme dolandırıcılık suretiyle alınan vekaletnameye dayandığından yetkisiz temsil söz konusu olup geçerli bir sözleşmeden bahsetmenin mümkün olmayacağı, davalılar yönünden tescil yolsuz olduğundan iyi niyetli olduğu düşüncesiyle aracın tescil kaydının davalılara geçtiğinin söylenemeyeceği, motorlu araçların tescil işleminin idari bir işlem olduğu, adli yargı yerinde idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemeyeceği, çoğun içinde azın da olduğu ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne, aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... ...'ın dolandırıcılık eylemi neticesinde davalı ... ...'a verilen vekaletname ile 04.11.2016 tarihli araç satış sözleşmesi ile davalı ...'na satılarak davacının elinden çıkan ve 09.11.2016 tarihli araç satış sözleşmesi ile diğer davalı ...'a satılarak devredilen dava konusu aracın sahibinin elinden rızası dışında çıkan menkul mal niteliğinde olduğu açık olup bu durumda, davalı alıcı ... ve ...'un iyi niyetli olup olmadığı önem taşımadığı gibi trafik siciline güven prensibinin işlerlik kazanacağı yönündeki savunma hukuken geçerli olmadığından Mahkemece, davacının tescile ilişkin öncelikli talebine göre, dava konusu aracın trafik tescil işlemi idari bir işlem olduğundan davanın kabulü ile davaya konu aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı; davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar ... ve ... vekili; müvekkili ...'ın dava konusu aracı emin sıfatıyla zilyetten satın aldığını, Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, dava konusu olayda sahte vekaletnamenin söz konusu olmadığını, davacının kendi özgür iradesiyle diğer davalı ... ...'a vekalet verdiğini, ... ...'ın vekaleti kötüye kullandığını, bu durumda davalı ...'nin emin sıfatı ile zilyet sayıldığını, müvekkil ...'nu dava konusu aracı bedelini ödemek suretiyle vekil ...'den satın aldığını ve sonrasında yine bedelini tahsil etmek suretiyle diğer müvekkili ...'a devrettiğini, Ağır Ceza mahkemesinde verilen kararda müvekkili ...'ın suç eşyasının satın alınması suçundan söz konusu eylemin işlendiği sabit olmadığından beraatine karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar iyi niyetli olduğunu savunmuş ise de; ilk satış sözleşmesinin satıcı davacının iradesi hile ile sakatlanmış olduğundan geçersiz olduğu ve bu satışta alıcı olan kişinin emin sıfatıyla zilyet olduğundan bahsedilemeyeceği, araç sicili yönünden kanun koyucunun öngördüğü bir sicildeki kayda güven koruması bulunmadığından geçersiz ilk satıştan sonraki devirlerin de davalıya hak bahşetmeyeceği, bu sebeple davalıların iyi niyetli olup olmamasının hukuken değer taşımadığının anlaşılmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.