İş sözleşmesinin haksız feshine bağlı işe başlatılmama sonrası açılan kıdem ve ihbar tazminatı davasında, davalı temyizinin reddedilerek istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı işçinin haksız fesih sonrası işe iade kararının uygulanmaması üzerine açtığı kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi kıdem ve ihbar tazminatını kabul ederken diğer bazı alacakları reddetmiş, bu kararı istinaf mahkemesi onamış, davalı işverenin kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin kabulün hatalı olduğu ve ücretin yanlış hesaplandığı yönündeki temyiz başvurusu ise, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine işverene yapılan işe başlatılma başvurusuna rağmen işverence müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının süresi içinde işe başlatılma talebinde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının hak kazandığı tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 04.02.2025 tarihli tensip zaptı ile iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacağının eldeki dosyadan tefrik edildiği, taraflarca sunulan ve celp edilen belgeler, deliller ile tanık beyanları birlikte incelendiğinde, talep edilen kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğine dair bilgi belge sunulmamasına göre ilgili alacak kalemlerinin kabulü gerektiği, davacının yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğuna ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin kabulün hatalı olduğunu,2. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, 3. Hesaplanan tutarların fahiş olduğunu savunarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı ve ücret miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.