Muris tarafından mükerrer satılan taşınmazdan kaynaklanan sebepsiz zenginleşme talebinin, doğrudan taraf ilişkisi olmadığından husumet yokluğu gerekçesiyle reddi onandı.
Özet: Davacının, murisin aynı taşınmazı mükerrer satarak haksız zenginleştiği iddiasıyla mirasçıları aleyhine açtığı davada, taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satın almış olması nedeniyle, sebepsiz zenginleşmede şahsilik ve sözleşmenin nispiliği ilkeleri gereğince, davacı ile muris arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığı; bu nedenle davalı mirasçılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle ilk derece, istinaf ve temyiz incelemelerinde davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2025/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların murisi ...'in ... 256 parselde bulunan taşınmazdaki hissesini dava dışı 3. şahıslara satarak tescil ettirdiğini, taşınmazın sonrasında ifraz görerek yeni 1123 parsel numarasını aldığını, müvekkilinin 08.05.2008 tarihinde davaya konu yeri dava dışı 3. şahıstan satın alarak tapuda adına tescil ettirdiğini, sonrasında ... İlçesi 1 33... parsel olarak numara alan taşınmazın iki kez satılarak tescil edilmiş olması nedeniyle tapu müdürlüğü tarafından davacı adına olan tapu kaydı iptal edilerek ilk satış yapılan kişi adına tescil edildiğini, davalının aynı yeri 2 kez satarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihi itibariyle tespit edilecek taşınmazın bedelinden şimdilik belirsiz alacak olarak 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 193.935,85 TL’ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; taşınmazların malikin murisleri olan ... olduğunu, söz konusu işlemlerin mirasçıları tarafından bilinmediğini, dava konusu olayda muris davalıların murisinin belediyeye ve tapuya güvendiğini, belediye tarafından verilen ve tapuda adına tescili yapılan yeri murisin kendi tasarrufu doğrultusunda devrettiğini, ilk malik olan murisin aynı yeri 2. kez sattığı iddiasının gerçekci olmadığını, devredilen taşınmazın parsel numaraları ve ebatlarının farklı olduğunu, bu durumun ancak iki farklı taşınmazın varlığında söz konusu olabileceğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi tapu sicilinde parsel numaraları farklı, iki ayrı taşınmazmış gibi tescil gören tek bir taşınmazdan söz ediliyorsa bu durumun devletin kusursuz sorumluluğu kapsamında bulunduğunu, murisin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sebepsiz zenginleşmenin temel özelliklerinden biri olan şahsilik prensibi gereğince kime karşı ödeme yapılmış ise sadece o kişiden talepte bulunulması gerektiği, dosya kapsamında davaya konu taşınmaz bakımından davacı ile davalıların murisi arasında bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, davacının taşınmazı dava dışı 3. şahıstan satın aldığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi çerçevesinde davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazı kendisine satan dava dışı satıcıya karşı dava açması gerektiği, bu nedenle Mahkemenin husumet nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavacı vekili; dava konusu taşınmazın davalılar murisi tarafından mükerrer satış yapılmak suretiyle tapuda müvekkili adına devredildiğini, dava dışı satıcı tarafından satışı yapılan taşınmazın tapu müdürlüğünün düzeltme işlemi sonucunda davacının elinden çıkmış bulunduğunu, yapılan hatalı işlem ve mükerrer satış nedeniyle zenginleşen davalılar, zarar görenin ise müvekkili olduğunu, aradaki kişilerin tapu kaydına güven ilkesi gereği sorumluluğu bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken husumetten reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davacı tarafça dava konu taşınmazın dava dışı 3. kişiden satın alınması nedeniyle davalılara karşı husumet yöneltilemiyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.