Süresi sona eren simsarlık sözleşmesi uyarınca sehven ödenen bedelin iadesi talepli davada, tahkim şartının geçerliliği ve usulden ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 180 gün içinde ana sözleşme imzalanmadığı için kendiliğinden sona erdiğini ileri sürdüğü simsarlık sözleşmesi kapsamında davalıya sehven ödediği bedelin faiziyle iadesini talep etmiştir. Davalı ise taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğunu belirterek davanın usulden reddini istemiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, tahkim şartının geçerliliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı vekili ise tahkim şartının geçersiz olduğunu, sözleşmenin kendiliğinden feshedildiğini ve ödemelerin sehven yapıldığını iddia ederek kararın bozulması için temyiz yoluna başvurmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ile 26.04.2016 tarihli simsarlık sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme ile özellikle müvekkili şirketi, ... merkezli büyük bir inşaat ve mühendislik firması olan ... Şirketi ile tanıştırmak, ...Krallığı, ... Körfezi'nin Arap ülkeleri, Afrika ve başka yerlerdeki projelerle ilgili sözleşme yapılmasını sağlamak amacının güdüldüğünü, TBK'nın 521. maddesine göre, simsarın, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanacağını, ücrete hak kazanması için aracılık ettiği asıl sözleşmenin vekalet veren ile üçüncü kişi arasında kurulması gerektiğini, sözleşmenin "Süre ve Fesih" başlıklı maddesinde ücret ve sözleşmenin geçerliliğinin şarta bağlandığını, sözleşmenin 180 gün içinde imzalanmaması halinde, simsarlık sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceğinin açık olduğunu, müvekkili ve dava dışı ... şirketinin simsarlık sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık 11 ay sonra KSA'daki (Suudi Arabistan) ... (...) Projesi için, 2019 yılında yani dava konusu sözleşmeden 3 yıl sonra ise ...'da ... projesi için bir sözleşme imzaladığını, simsarlık sözleşmesinin herhangi bir ihbara, ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine rağmen, müvekkili firmadaki organizasyon karmaşıklığı nedeniyle geçersiz sözleşmeye istinaden sehven davalıya ödeme yapmaya başlandığını, ileri sürerek, ödenen tutardan şimdilik 50.000 USD'nin faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, uyuşmazlığın taraflar arasındaki 26.04.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, anılan sözleşmenin 12. maddesi ile taraflar arasında bir tahkim anlaşmasının yapıldığını, buna göre taraflar, aralarında dostane müzakereler yoluyla çözüme ulaştırılamayan herhangi bir uyuşmazlığın tahkim/hakem yoluyla çözüleceğini, aynı maddeden görüleceği üzere, tahkim yerinin ..., ... Birleşik Devletleri olarak belirlendiğini, uyuşmazlığın çözümü için münhasıran ... Tahkim Derneğini yetkili kıldıklarını savunarak, davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tahkim şartının bulunduğu, şartın geçerli olduğu, davalının da ilk itiraz olarak tahkim itirazını sunduğu gerekçesiyle; davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmede tahkim iradesinin açık ve kesin olarak belirtildiği, davanın tahkim ilk itirazı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı; davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 11. bendi gereğince yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılması ve davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, ortada bir sözleşme ve tahkim sözleşmesinin olmadığını, dava konusu sözleşmenin süresinin dolduğunu ve kendiliğinden münfesih olduğunu, sözleşmenin süre ve fesih başlıklı maddesinde sözleşmeyi takip eden 180 gün içinde bir anlaşma yapılmazsa bu sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini, müvekkili şirketin kendi çabalarıyla imzaladığı sözleşmenin simsarlık sözleşmesinden yaklaşık 11 ay sonra ve 3 yıl sonraki sözleşmeler olduğunu, sözleşme kendiliğinden sona ermesine rağmen müvekkili firmanın organizasyon karmaşıklığı nedeniyle geçersiz sözleşmeye istinaden davalı şirkete ödeme yapmaya başladığını, sözleşmedeki tahkim şartının geçersiz olduğunu, sözleşmenin 12. maddesinde yer alan tahkim şartının açık anlaşılır kesin bir tahkim şartı olmadığını, hangi uyuşmazlıkla ilgili olarak tahkime gidileceğinin belirlenmediğini, tahkim iradesinin kesin bir şekilde bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, danışmanlık sözleşmesi kapsamında sehven ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen 26.04.2016 tarihli sözleşmenin sözleşmesinin 12. maddesi ile taraflar arasında doğan anlaşmazlıkların çözümü için tahkim şartı konulduğu ve davalı tarafından süresinde tahkim itirazı yapıldığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!