Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda müdafii atanmaması ve tanık dinleme usulü ihlalleri nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlali bulunan mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılanan karı-koca sanıkların, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu bir sonucu olan müdafi hakkından mahrum bırakılarak savunma haklarının kısıtlanması, müdafii hazır bulunmaksızın hüküm kurulması, ayrıca mahkumiyete esas teşkil eden ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil niteliğindeki tanıkların, sanığın huzurunda doğrudan dinlenmek veya usulüne uygun şekilde istinabe/SEGBİS yoluyla ifadelerine başvurulmak yerine sadece ifade metinlerinin okunması suretiyle hüküm tesis edilmesi gibi ağır usul hataları nedeniyle, her iki sanık hakkındaki bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
5271 sayılı Kanunun 232/2-c maddesi gereğince yazılmamıştır (sanık ... )
HÜKÜM : 1. Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı
Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk
derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi,
2. Sanık ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye
olma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk
derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık ...'in ve beraatine karar verilen ...'in kovuşturma aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca da resen müdafii görevlendirilmeyen sanıklara, Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanıkların karı-koca olduklarını bu nedenle oluşabilecek menfaat çatışması da göz önünde bulundurularak müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine muhalefet edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
1. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Temyiz aşamasında geldikleri görülen,......, ... isimli kişilerin beyanlarının, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!