İşyeri devrinden kaynaklanan alacak davasında zorunlu dava arkadaşlığı dışındaki hallerde sonradan dahili davalı eklenemeyeceği kararı.
Özet: Emeklilik nedeniyle iş akdini fesheden çalışanın kıdem, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacakları talebiyle açtığı davada, ilk işveren ile davalı işveren arasında işyeri devrinin gerçekleştiği ve davalının bu alacaklardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin sonradan davaya dahil edilen önceki işveren hakkındaki dava şartı yokluğundan ret kararının, dahili dava yoluyla taraf eklenmesinin hukuken mümkün olmaması nedeniyle hatalı olduğunu belirtmiş, bu yöndeki kararı yer olmadığına çevirerek, esas yönünden davalı şirkete karşı açılan davanın kabulünü onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.05.2007-31.05.2022 tarihleri arasında satış şefi olarak çalıştığını, davacının işe giriş tarihindeki işverenin ... Tavukçuluk Gıda Sanayi İnşaat Malzemeleri Eğlence Yerleri Dayanıklı Tüketim Malları Taahhüt Otomotiv Tekstil Akaryakıt Taşımacılık Komisyonculuk Kuyumculuk Kırtasiye Oyuncakçılık Züccaciye Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi (... Tavukçuluk Şirketi) olduğunu, 02.01.2017 tarihinde davalı işveren tarafından işyerinin devir alındığını, müvekkilinin aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini, müvekkilinin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin ... Tavukçuluk Şirketinin devamı olmadığı gibi söz konusu Şirketi devir de almadığını, davacının sözü edilen Şirketteki çalışmalarından müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını, davacının iş sözleşmesini feshettikten sonra başka bir işyerinde çalışmaya başladığını, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Tavukçuluk Şirketi ile davalı Şirketin adreslerinin ve faaliyet konularının aynı olduğu, ... Tavukçuluk Şirketi ile davalı Şirketin işçilerinin de davalı işveren tarafından çalıştırıldığı bir arada gözetildiğinde iki firma arasında işyeri devrinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı vekiline dava dışı ... Tavukçuluk Şirketine davayı yönlendirmesi için süre verilmiş ise de ilgili Şirkete tebligat yapılamadığı, arabuluculuk faaliyetinin de yalnızca davalı Şirket ile yapıldığı hususu göz önünde bulundurularak dâhili davalı olarak eklenen ... Tavukçuluk Şirketi yönünden dava şartının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle ... Tavukçuluk Şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, davalı Şirket yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak Dairece kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; davacının dava dilekçesinde davasını davalı Şirkete karşı açtığı, yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesinin ara kararı doğrultusunda davacı vekilinin 04.01.2024 tarihli dilekçesiyle ... Tavukçuluk Şirketini davaya dâhil ettiğinin görüldüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) dava açıldıktan sonra diğer kişilerin davaya dâhil edilmek suretiyle davalı sıfatını kazanması ve husumetin bu kişilere yöneltilmesi konusunda bir düzenleme yer almadığı gibi alacak davalarında, davaya zorunlu dava arkadaşlığı dışında dâhili dava yolu ile davalı olarak taraf eklenmesi mümkün olmadığı, dâhili dava yoluyla husumet yöneltilmesi ve hakkında usulüne uygun şekilde dava açılmayan ... Tavukçuluk Şirketi hakkında arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle ... Tavukçuluk Şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Şirket yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının daha önce emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı alıp almadığının araştırılmamasının hatalı olduğunu,2. Davacının işten ayrıldıktan sonra başka bir işte çalışıp çalışmadığı yahut farklı bir iş kurup kurmadığı hususlarının araştırılmadığını, davacının işten ayrılması gerekçesi ile fiilî durumun birbiri ile uyumlu olmaması durumunda davacının kötüniyetli olarak hareket ettiği açıkça ortada olup dürüstlük kurallarına aykırı davranışın hiçbir şekilde hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini,3. Davacının dava dışı ... Tavukçuluk Şirketinde geçen çalışma süresinden müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,4. Zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Şirketin davacının hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu olup olmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Taraflar arasında ıslaha karşı ile sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta dava, 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesinde düzenlenen kısmi alacak davası türünde açılmış ve sonuçlandırılmıştır. Alacak miktarı ıslah yoluyla artırılmış, davalı vekili tarafından ise davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesine karşı yasal süresinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirilmediği anlaşılmakla, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.