Eser sözleşmesine dayalı elektrik dağıtım şebekesi yapımından doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında temyiz incelemesi.
Özet: Elektrik dağıtım şebekeleri yapım sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen hakediş alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan bu davada, ilk derece mahkemesi alacağın bir kısmını kabul ederek itirazı iptal etmiş, ancak istinaf mahkemesi, sözleşmede kesin vade öngörülmediğinden temerrüt şartı oluşmadığı gerekçesiyle davacının işlemiş faiz alacağı talebini reddetmiştir; davacı vekili ise temyiz başvurusunda, hakedişten mahsup edilen malzeme bedelleri, davalının ödeme ispatı, işçi ödemelerinin düşülmesi, bilirkişi raporunun kapsamı ve faiz talebinin ayrıca gerekmediği hususlarına itiraz etmektedir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)SAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 21.02.2014 tarihinde Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin edimlerini ifa etmesine rağmen ödenmeyen hakediş bedelleri olduğunu, müvekkilinin 31.10.2014 tarihli hakediş raporuna göre 24.11.2014 tarihli, 209.056,79 TL bedelli fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davalının cevabi ihtarname ile herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirtmesine, faturanın kabul edilmemesine rağmen iade de edilmediğini, müvekkili edimlerini yerine getirdiği için işin geçici kabulünün yapıldığını, kesin hesapları yapılarak düzenlenen hakediş raporlarının ÇEDAŞ tarafından onaylandığını, yapılan iş nedeniyle istihkak bedeli olarak kesilen faturalara ilişkin toplamda 829.552,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye 354.814,70 TL'nin ödenmediğini, ödenmeyen asıl alacak ve 25.320,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 380.135,50 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalı itirazının üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya sözleşmenin mail ile gönderildiğini, ancak imzalayarak müvekkiline gönderilmediğini, davacının sunmuş olduğu sözleşmedeki imza ve kaşelerin müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin 6.1 maddesinde mailde %30 olan indirim yerine %27 yazıldığını, müvekkiline gönderilmiş bir fatura aslı bulunmadığını, müvekkilinin ihale ile almış olduğu işi taşeron olarak davacıya verdiğini, işçi ücretleri ve SGK primleri davacıya ait olmasına rağmen müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturalarda yer alan malzemelerin davacıya teslim edildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu hususta ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu minvaldeki savunmalarını ispat edemediği dikkate alındığında davalı tarafın mahsup savunmasına itibar edilmediği, ek raporun dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 275.431,35 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daire kaldırma kararına uygun olarak alınan ek raporun dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ödeme için kesin vade öngörülmediği için icra takibi öncesi davacı tarafından davalı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağının istenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a.Yapılan işin malzemesinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, hakediş bedelinden mahsup yapılamayacağını,b.Davalının ticari defterlerle borcu ödediğini ispat edemediğini,c.Davalı bazı zamanlarda işçi ödemelerinin ve SGK ödemelerinin kendileri tarafından yapıldığını iddia etmişse de dava dilekçesinde belirtildiği üzere bu ödemelerin zaten düşüldüğünü,d.Bilirkişinin hem tarafların ticari defterleri hem de taraflar arasında yapılan sözleşmeye ilişkin ÇEDAŞ tarafından onaylanan hakediş raporlarını inceleyerek hesap yapması gerektiğini, müvekkili edimlerini yerine getirdiğinden işin geçici kabulü yapılarak kesin hakediş raporlarının ÇEDAŞ tarafından onaylandığını, e. Kararda faize ilişkin hüküm kurulmadığını, itirazın iptali davasında ayrıca faiz talebinde bulunmaya gerek olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.TBK’nın 117. maddesi hükmü uyarınca; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur.Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre TBK'nın 117/2. maddesi kapsamında kesin bir vadeden söz edilemeyeceği anlaşılmış ise de davacı tarafından davalıya keşide edilen 03.12.2014 tarihli ihtarname ile; 209.056,79 TL olarak faturalandırılmış alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 7 gün içinde ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin davalı şirkete 19.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı ihtarname ile davalıyı 209.056,79 TL alacak için temerrüde düşürmüş olduğundan bu miktar için ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek 7 günlük sürenin bitiminden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı isteyebilecektir.Bu durumda mahkemece, 209.056,79 TL alacak yönünden ihtarnamenin 19.12.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ödeme için verilen 7 günlük sürenin 26.12.2014 tarihinde dolduğu, davacının 27.12.2014 tarihinden icra takip tarihi 14.04.2015 tarihine kadar işlemiş avans faizi olan 6.495,08 TL faizi isteyebileceği gerekçesiyle hesaplanan işlemiş faiz miktarı yönünden de takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2. ve 4. fıkra hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrası düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının kaldırılarak yerine hüküm fıkrası olarak “ 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Ordu 2. İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 275.431,35 TL asıl alacak, 6.495,08 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Asıl alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatının (55.086,27 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 19.258,39 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.766,62 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 6.491,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından istinaftan önce önce sonra sarf olunan toplam 10.619,65 TL yargılama giderinden dava kabul ve ret oranına göre belirlenen 7.816,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından istinaftan önce önce sonra sarf olunan toplam 1.309,30 TL yargılama giderinden dava kabul ve ret oranına göre belirlenen 338,26 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ancak sarf olunmadığı anlaşılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara İADESİNE, 7-Davacı davada vekille temsil olunduğundan, kabul edilen dava değeri üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ye göre belirlenen, 44.288,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı davada vekille temsil olunduğundan, reddedilen dava değeri üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ye göre belirlenen, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.