DSİ yapımı köprünün çökmesiyle oluşan araç kazasında, maddi tazminat talebinin yargı yolu ve sorumluluk itirazlarına rağmen adli yargıda kabulü.
Özet: Davacı, Devlet Su İşleri tarafından inşa edilen sulama kanalı üzerindeki köprünün çökmesi sonucu aracında meydana gelen maddi hasar, boşta geçen süre ve değer kaybı nedeniyle 37.000 TL tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf yargı yolu itirazıyla davayı reddetmiş, ancak Yargıtay uyuşmazlığın trafik kanunundan kaynaklandığını ve adli yargının görevli olduğunu belirterek bozma kararı vermiş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek talep edilen tazminata hükmetmiş, davalı ise görevli mahkemenin idare mahkemeleri olması gerektiğini ve sorumluluğu bulunmadığını savunarak kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı Ford marka aracın sevk ve idaresinde iken 02.08.2018 tarihinde yol üzerinde bulunan DSİ sulama kanalının üzerine inşaa edilen köprünün çökmesi sonucu devrildiğini, oluşan tek taraflı kaza sonrası hasar gördüğünü, bahse konu köprünün DSİ tarafından inşa edildiğini, kazanın oluşumunda davacının kusuru bulunmadığını, araçta kaza sebebiyle ciddi zararlar meydana geldiğini, davacının araçtaki hasarları onarmak maksadıyla Ergani ilçesinde, Diyarbakır ilinde ve Gaziantep ilindeki sanayilere gittiğini, aracın tamir ve tadilatında ödenen miktarların faturalarını sunduklarını, davacının geçimini aracı çalıştırarak sağladığını, tamir ve tadilat süresinin bir ay sürdüğünü, davacının bir ay boyunca iş yapamadığını, gelir kaybı yaşandığını, kaza sonrası araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının maliki olduğu ... plakalı araçta kaza sebebiyle oluşan maddi hasar, boşta geçen süre, değer kaybı ve diğer masraflar dahil olmak üzere 37.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen kazanın nasıl olduğunun belli olmadığını, köprünün çöktüğü ve köprünün yasal standartlara uygun olmadığı iddia edilmiş ise de iddia edilen durumların gerçek dışı olduğunu, kanal üzerinde bulunan köprülerin 3. şahıslar tarafından kullanılmasının yasak olduğunu, ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmemekle birlikte davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davalının hizmet kusuruna dayalı olarak tazminat isteminde bulunulması sebebiyle davanın idari yargının görev alanına girdiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b hükmü gereğince yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2020 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının, karayolunda seyir halinde iken davalı tarafından yapılan kanal üzerindeki köprünün çökmesi sonucu aracının hasara uğradığı iddiasında bulunduğu buna göre uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı anlaşılmakla eldeki davanın görüm ve çözüm yeri adli yargı olduğu, Mahkemece, davalı idare yönünden işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davada haksız fiil nedeniyle tazminat sorumluluğunun unsurlarının tamamının oluştuğu ve davanın sübut bulduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 37.000,00 TL'nin olay tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; DSİ Genel Müdürlüğü'nün 6200 sayılı Yasa’nın 49. maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken yargı harçlarından muaf olduğunu, açılan davada yargı yolunun hatalı olarak belirlendiğini, idari eylem veya işlemlerden veyahut idarenin hizmet kusurunun olduğu iddia edilen eylemlerden kaynaklı davalarda görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, açılan davada husumet DSİ'ye yöneltilemeyeceğini, bakım ve sorumluluklarında olmayan yol veya köprünün çökmesi sonucu davanın idarelerine yöneltilmesini kabul etmediklerini, Karayolları Trafik Kanununda, karayollarının bakım ve onarımında Karayoları Genel Müdürlüğü sorumlu olup idarelerinin kuruluş ve görev sorumluluğunda yol bakım sorumluluğu bulunmadığını, kanala ulaşım amacıyla yapılmış olan yoldan ağır vasıtalı araçla geçen davacının sorumlu olup kurumlarına hiç bir şekilde kusur atfedilemeyeceğini, dolayısıyla meydana gelen zarardan da sorumlu tutulamayacaklarını, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunu, yapılan tespit ve hesaplamaları kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda davalı idarenin %100 kusurlu olduğu tespitinin hukuka aykırı olup idarelerinin yol işletme gibi bir görevi bulunmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara kök raporda itiraz ettiklerini, verilerin nereden alındığının belli olmadığı ve olduğundan çok yüksek miktarda hesaplama yapıldığını beyan ettiklerini, bilirkişilerce kök raporda hiç bir değişikliğe gitmeden itirazları dikkate alınmadan tespit ve hesaplama yapıldığını, davalı idarece hiçbir şekilde kimseye zarar verilmemiş olup açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddia edilen kazanın nasıl olduğu belli belli olmayıp kanalın üzerindeyken köprünün çöktüğü ve köprünün yasal standartlara uygun olmadığı iddia edilmiş ise de iddia edilen tüm durumların gerçek dışı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 02.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
28.04.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun uyarınca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan harçlardan muaf tutulması gerektiğinden, davalının yargı harçlarından sorumlu tutulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine ''Davalı idare harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 595,97 TL tamamlama harcının istemi halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,'' cümlesinin yazılması ve (5) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine '' Dosya kapsamında yapılan 2.747,60 TL bilirkişi, posta ve tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yatırılan 5,20 TL vekalet harcı ve 825,70 TL keşif harcının istemi halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!