Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davasında, maddi ve manevi tazminat miktarının bozmasına ilişkin kararındaki açık hata düzeltme talebinin reddedilmesi.
Özet: Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin her iki boşanma davasını kabul ederek ferileriyle birlikte hüküm kurmasının ardından, Yargıtayca kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla bulunarak kısmen bozulması üzerine, davalı-karşı davacı erkek vekilinin bu bozma kararındaki maddi hata düzeltme talebi, daire kararında açık ve belirgin bir hata tespit edilmediği gerekçesiyle oy birliğiyle reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın zina sebebiyle kabulüne, tarafların boşanmalarına ve ferilerine, karşı boşanma davasının reddine, aile konutunun kadına tahsisine ilişkin kararın karar kesinleşinceye kadar devamına, mal rejimine ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir.Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karşı davanın da kabulüne, boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; Dairece kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminatın miktarları yönünden bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından Daire kararının açık hataya dayalı olarak verildiğinden bahisle düzeltilmesi istenilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Anılan maddede belirtilen hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır. Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi Yargıtay denetimi sırasında da; uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında veya vekillerinde, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgular ile bunlara benzer durumlarda; yanlış algılama sonucu, açık ve belirgin hatalar yapılması mümkündür. Dosya içeriğine göre; temyiz incelemesi sonucunda verilen Daire kararında, açık ve belirgin bir hatanın bulunmadığı, maddi hata dilekçesi içeriği ile temyiz dilekçesi içeriğinin aynı olduğu, temyiz itirazlarının gereken şekilde incelenmiş ve heyetçe tartışılmış olduğu anlaşıldığından, davalı-karşı davacı erkek vekilinin düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.KARARAçıklanan sebeple;Davalı-karşı davacı erkek vekilinin maddi hata dilekçesinin REDDİNE,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.