Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, yaya geçidinde oluşan trafik kazası sonrası maluliyet tazminatı ve sigorta şirketinin sorumluluğu davası özeti.
Özet: Yaya geçidinde bir aracın çarpması sonucu yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğrayan davacı, kazanın oluşumunda tam kusurlu kabul edilen araç sürücüsünün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan şirketten ve araç sahibi/sürücüsünden tazminat talep etmektedir; davalılar ise davacının maluliyet zararlarının daha önce sigorta şirketince yapılan ödemeler ve tahkim süreciyle tamamen giderildiğini, hatta maluliyet artışına istinaden ek ödemeler yapıldığını ve mevcut tazminat talebinin haksız, hukuka aykırı veya kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemektedirler.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BİRLEŞEN ANTALYA ... . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... /... ESAS - ... /... KARAR DOSYASI;
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
.
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... Bulvarı istikametinden ... ... istikametine seyir halinde olan ... plaka sayılı araç sürücüsü olan belirtilen mevkiye geldiğinde yaya geçidi üzerinde bulunan vekil edene çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkil tedavi edilmek amacıyla ... ... ... ... Hastanesine kaldırıldığını, maluliyet nedeniyle davalı sigorta şirketine ... tarihinde yazılı başvurularının usulüne uygun olarak yapılmış, sigorta şirketi tarafından olumsuz cevap verilmesi nedeniyle yazılı başvuru şartını yerine getiren müvekkil adına yeniden ... /... Dosya numarası ... /... Başvuru Numarası ile Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış ancak uzlaşma gerçekleşmediği için işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün KTK'nun 74 maddesi "yayaya ilk geçiş hakkını vermemek " maddesini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu vekil edenin kusuru olmadığı kanatine varıldığını iş bu kaza neticesinde Kemer ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma nedeniyle ceza davası açıldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL geçici, ... TL kalıcı iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl davada davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından aynı kazaya ilişkin sakatlığı nedeniyle tazminat talepli olarak sigorta tahkim komisyonunda ... /... Esas sayılı dosyası ile açılan tahkim davası neticesinde verilen ... /... karar sayılı kararın söz konusu olduğunu, bu davada davacı tarafa müvekkili şirketçe yapılan ödeme sonucu tüm zarar giderildiğinden ve ardından davacı tarafça açılan tahkim davasında da taraflarca itiraza başvurulmayıp kesinleşmiş ret kararı verilmiş olduğundan işbu dava ile tekrar tazminat talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek açılan haksız ve hukuksuz davanın reddini savunmuştur.
Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas - ... /... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... 'ın maliki olduğu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanan davalı ... ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın ... tarihinde yaya geçidi üzerinde bulunan davacıya çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonunda davacının tedavi edilmek amacıyla ... ... ve ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, davalı sigorta şirketine karşı ZMMS kapsamında Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası ile tazminat davası ikame edildiğini, dosyada ATK raporu ve kusur raporunun alındığını, alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacının hak ettiği tazminat miktarının ZMMS üzerinde bulunduğu, aracın ... sigortacısının da ... A.Ş. olduğunu, bu nedenle eldeki davanın açıldığını belirterek şimdilik ... TL geçici iş görmezlik ve ... TL kalıcı iş görmezlik tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinde meydana gelen maluliyet sebebi ile maddi tazminat talebi ile iş bu birleşen dava ikame edildiğini, ancak bu davanın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline ait aracın sigortalandığı diğer davalı sigorta şirketi ile haricen yapmış oldukları görüşmeler neticesinde sigorta şirketi tarafından davacıya maluliyeti sebebi ile ... tarihinde bir ödeme yapıldığını, davacı tarafından bu ödemenin gerçekleşmesinden sonraki dönemde maluliyetin arttığından bahisle tekrar sigorta şirketine başvurulduğu ve %22 oranında maluliyet sebebi ile yine davacıya ... tarihinde yeniden bir hesaplama yapılarak yine bir ödeme yapıldığını, ilgili tarihlerde davacının maluliyeti tamamı ile müvekkilin aracını sigortalattığı sigorta şirketi tarafından giderildiğini, davacı tarafından iş bu zararın giderilmiş olmasına rağmen hala bir alacak talebinde bulunulmasının açıkça kötü niyet taşıdığını, bu ödemeler sanki sürücü müvekkil ...' in %100 kusuru varmışcasına yapılan hesaplamalar neticesinde gerçekleşmiş olduğunu, ancak anılı kazanın meydana gelmesinde müvekkil kadar davacının da kusuru bulunduğunu belirterek açılan haksız davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce tüm eksiklikler tamamlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Asıl dava ZMMS sigorta şirketine karşı ZMMS poliçesi kapsamında, birleşen dava ise Kasko sigorta şirketine kasko poliçesi kapsamında ve kazaya karışan araç sürücüsü ... ile işleteni ...'a karşı açılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, trafik kayıtları, SGK kayıtları celbedilmiştir.
Asıl davada davalı sigorta şirketinin kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle davanın sigorta şirketine yöneltildiği, dava açılmadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiği ve sigorta şirketine ... tarihli başvurusunun mevcut olduğu görülmüştür.
Birleşen davada davalı sigorta şirketinin kazaya neden olan aracın Kasko sigortacısı olması hasebiyle davanın sigorta şirketine yöneltildiği, dava açılmadan önce ... tarihli başvurusunun mevcut olduğu görülmüştür.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın meydana gelmesinin ... plaklaı araç sürücüsü ...'un KTK 74 maddesi gereğince yaya geçidinde yavaşlamamak ve yayalara ilk geçiş hakkını vermemek kusurunu işlediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle kusura ilişkin rapor aldırılmak üzere adli tıp kurumuna tevdi edilmiş; ... tarihli raporunda;
"-Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... caddesi üzerinde meskun mahalde seyir halindeyken yaya geçidine yaklaşırken mevcut levhaları da dikkate alarak kontrollü ve her an tedbir alabilecek vaziyette seyrini sürdürmesi, yaya geçidi üzerinden geçen yaya ...'a ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakl-*... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alının raporun ve kaza tespit tutanağının kusura dair değerlendirme kısımlarında çelişki bulunduğu görülmüştür. Ceza mahkemesinde verilen kararın hukuk mahkemesinde görülen dava üzerindeki etkisine değinmek gerekirse;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... /... esas, .../... karar sayılı kararı ile; "6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesine ( mülga 818 Sayılı BK.m.53 ) ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değilse ise de sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Dava konusu olayda davalılardan/sürücü ... ... taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan yargılanmış olup, kusuru bulunmadığından dolayı atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat etmiştir.
Davaya konu olayda yerel mahkemece ceza mahkemesi kararına dayanılarak sürücünün kusursuz olduğundan bahisle, davalıların da kusurlu olmayacağı sonucuna varılmış ise de, 6098 Sayılı TBK 74..maddesine göre, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kusur oranı ve beraat kararı ile bağlı olmadığından, sadece ceza kararı ile davanın reddine karar verilmesi yanlıştır.
6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesi "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz" hükmünü içermektedir.
Hukuk hakimi, kural olarak, kesinleşen ceza kararı karşısında, maddi hukuk bakımından bağımsızdır. Ancak bu bağımsızlık sınırsız bir bağımsızlık değildir.
Hukuk hakimi, kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğuna ilişkin hükümleriyle bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri hususunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak, ceza mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek mahkum edilen kimsenin, artık hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz olduğuna hükmedilemez. Ancak kusur oranı incelenebilir.
Olayın oluşuna uygun şekilde kusur oranlarının somut olgular gözetilerek, hukuk hakimi tarafından belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar 6098 Sayılı TBK 74.madde hükmüne göre, hukuk hakimi ceza mahkemesinden verilen beraat kararı ile bağlı değilse de, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasıyla oluşan duruma göre, ceza hakiminin sabit kabul ettiği olgulara bağlıdır.
Beraat kararı, bir maddi olguyu tespit ediyorsa, mesela suçun, kendisine isnat edilen sanık (hukuk mahkemelerinde davalı) tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu karar hukuk hakimini bağlayacaktır.
Ancak somut olayda davalı sürücü, sanık olduğu ceza davasında kusuru bulunmadığından dolayı atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etmiş olup, isnat edilen suçu işlemediğinden dolayı beraat etmiş değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Eldeki davaya konu olayda; istinaf incelemesi ile kesinleşen ceza mahkumiyet kararına esas maddi olgunun kabulü, sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmama kuralının ihlal ettiği katılanın ise kusurunun bulunmadığı şeklindedir. Hukuk hakimi, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasıyla oluşan duruma göre, ceza hakiminin sabit kabul ettiği olgulara bağlıdır. Mahkememizde ceza mahkemesindeki maddi olgu olan sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmama kuralının ihlal ettiği ve yaya geçidinden geçmekte olan katılana çarptığı olup mahkememizce bu maddi olguya uygun düşen ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporu hükme esas alınmıştır. Ayrıca mahkememizce alınan ATK kusur raporunda davacının yaya geçidinden koşarak geçmesi eylemine kusur atfedilmiş ancak KTK'da yaya geçidinden koşarak geçmeye dair bir yasak bulunmadığı ve kusur atfedilemeyeceği hususu ile biraz önce açıklandığı üzere ceza mahkemesinde kabul edilen maddi olgu ile uygun düşmediğinden ATK raporu hükme esas alınmamış ve raporlar arası çelişkinin olayın oluş şeklinin kabulüne dayalı farklı olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmamıştır. Açıklanan gerekçelerle gerçekleşen kazada davacının kusursuz olduğu, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu hususu mahkememizce kabul edilmiştir.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş,
Davacı yönünden, Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporunda; davacının ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; tüm vücut engellilik oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaasına varıldığını içerir rapor dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce bizzat davacı muayene edilerek düzenlenen Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporu hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle tazminat hesabına ilişkin rapor aldırılmak üzere aktüerya bilirkişine teslim edilmiş, alınan kök ve ek raporların hesap hatası içermesi üzerine; bilirkişiden iki kez ek rapor alınmış olduğu ve raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile ceza yargılamasında davacının kusursuz kabul edildiği gözetilerek terditli hesap yapılmak suretiyle ve güncel verileri kullanarak itirazları değerlendirmek ve sigorta şirketinin ödemeler sonrası bakiye limiti ve sorumluluğu tespit edilmek üzere aktüer bilirkişi raporu alınmıştır.
Aktüer bilirkişinin ... tarihli raporunda; davacının SGK tarafından kaza öncesi prime esas gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu bildirilmekle gelirinin asgari ücret düzeyinde kabul edildiği, TRH-2010 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi
(%10 artırım iskonto) uygulanarak hesaplama yapıldığı, %15 kusur indirimi sonrasında, geçici iş göremezlik zararının ... TL, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, kusur indirimi yapılmaksızın, geçici iş göremezlik zararının ... TL, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, ZMMS limitinin bakiye ... TL olduğu, Kasko limitinin ... TL olduğu ve limiti aştığı tespit edilmiş ve bu hesaplamalara dair rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan raporlar mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Yapılan ödemeler sonrasında ZMSS sakatlık teminatı bakiye limitinin ... TL olduğu anlaşılmıştır. ... plakalı aracın ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiştir. Poliçenin incelenmesinde ihtiyari mali mesuliyet teminatının ... TL olduğu görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; davacı tarafa maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Dosya içinde yer alan dekontların incelenmesinde; .... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı; ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı ve ... TL sürekli iş göremezlik zararının ödenmesine ilişkin ibraname imzalandığı görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi tarafından davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin ... tarihinde ... TL ödenmiş olup yapılan ödemenin davacının o tarihteki zararını (kusur indirimi yapılsa dahi) karşılamadığı anlaşılmıştır.
Davacının kusursuz olduğunun kabulü halinde ... tarihindeki bakiye sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu; sigorta şirketince bu tarihte ibranameye istinaden ... TL ödeme yapıldığı görülmüş olup yapılan ikinci ödemenin bakiye zararı karşılama oranı %50,71’dir.
Davacının %15 kusurlu olduğunun kabulü halinde ise ... tarihindeki bakiye sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu; sigorta şirketince bu tarihte ibranameye istinaden .... TL ödeme yapıldığı görülmüş olup ikinci ödemenin bakiye zararı karşılama oranı %62,67’dir.
Karayolları Trafik Kanunu Madde 111/2. maddesi ile; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... /... esas, ... /... karar sayılı kararı ile; "...Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesine göre davadan önce yapılan uzlaşma veya anlaşmayı içeren sözleşmenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunludur. Somut olayda, davacılara davadan önce bir kısım ödemeler yapıldığı anlaşılmış ise de, bu ödemeler nedeniyle dosyaya sunulmuş ibraname mahiyetinde bir uzlaşma veya anlaşma belgesi bulunmamaktadır. Keza, ödeme tarihinin ... tarihi olduğu dikkate alındığında KTK 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığı da şüphesizdir. Bu durumda, Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün olmadığından, davalı vekilinin hak düşürücü süreye ve ibranın gerçekleştiğine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Dava öncesi sigorta şirketi tarafından zarar görene yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile açılan davalarda öncelikle sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veri ve koşullara göre davacının zararını karşılayıp karşılamadığının saptanması gerekir.
Dosya içerisindeki hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi ...'ın ... havale tarihli kök raporunda ödeme tarihindeki veri ve koşullar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davalı sigorta şirketi tediyesinin o tarih itibariyle davacıların zararını karşılamadığının açıkça anlaşılmasına ve bilirkişinin kök raporu ile hükme esas alınan ek raporunda düzenlenen rapor tarihindeki verilere göre davacıların zararının hesaplanmasında ve hesaplanan zarardan davalının ödemesinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına uygun olarak yasal faiz verilerine göre güncellenmek suretiyle mahsup edilmesinde isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlemediğine ve ödemenin tazminattan mahsubunun hatalı yapıldığına yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı kararı ile; "...Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesine göre davadan önce yapılan uzlaşma veya anlaşmayı içeren sözleşmenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunludur. Somut olayda davalı sigorta şirketinin davacıya yaptığı ödeme tarihinin ... tarihi olduğu dikkate alındığında KTK 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığı şüphesizdir.
Bu durumda, aktüerya bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamaktan uzak olduğu sabit olduğundan ve Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesinde yer alan hak düşürücü de geçmediğinden ortada geçerli bir ibra olmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin ibranın gerçekleştiğine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun maddesi ve emsal içtihatlar uyarınca davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile ödeme tarihi itibari ile zarar miktarı arasında fahiş fark olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamaktan uzak olduğu sabit olduğu ve Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesinde yer alan hak düşürücü de geçmediğinden ortada geçerli bir ibra olmadığı kanaatine varılarak, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili talep sonucunu ... tarihli dilekçesi ile taleplerini; geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ... TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ... TL olarak arttırmıştır.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; Davacının ... tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacının yaya olarak bulunduğu, yaya geçidi üzerinden karşıya geçerken kazanın gerçekleştiği, davacı tarafından davadan önce ZMMS ve kasko sigortası kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, hasar dosyası açıldığı, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, 111. maddesinde; bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasına ilişkin olarak maluliyet ve son aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Yine yukarıda açıklanan gerekçe ile mahkememizce ceza mahkemesinde kabul edilen maddi olguya bağlı kalınarak, kesinleşen ceza kararına konu kusur bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu uğradığı bedensel zararları, asıl davada kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı sigorta şirketinden, birleşen davada kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren aracın kasko sigortacısı davalı sigorta şirketinden, davalı sürücüden ve davalı araç işleteninden talep etmekte haklı olduğu, müterafik kusur indirimi uygulanma şartlarının oluşmadığı, davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlık teminatı limitine dahil olduğu ve teminat limitini aştığı ve sigorta şirketinin limitle sorumlu olması gerektiği, ayrıca sıralı sorumluluk esasına göre birleşen davada kasko şirketi yönünden ZMMS'den sonra gelmek üzere ve davalıların zararlarından müşterek ve müteselsil olarak (sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı) sorumlu olduğu ve asıl ve birleşen davada tahsilde tekerrür olmaması gerektiği anlaşılmıştır.
Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden; değer artırım dilekçesi ile artırılan taleple bağlı kalarak, aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar ile mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan müterafik kusur indirimi uygulanmadan; davacı yönünden talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi sigorta şirketi yönünden; başvuru tarihini takip eden 8 işgünü sonrası tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olarak belirlenerek karar verilmiştir. Ayrıca davalıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
Asıl ve birleşen davadan önce ayrı ayrı arabulucuya başvurulduğu görülmekle, Bakanlık bütçesinden karşılanan arabulucu ücretinin kimden tahsil edileceğine dair;
Antalya BAM ... . HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile Ankara BAM .... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı uyarınca, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, yine davalı sürücü/işleten hakkındaki davanın 6098 sayılı TBK'nin 49 ve devamı maddeleri uyarınca haksız fiil hükümlerine dayalı olarak açıldığı ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı sürücü/işleten yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığı, bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği gözetilerek, arabuluculuk ücretinin asıl ve birleşen davada ayrı ayrı davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu hususlar nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
A)ASIL DAVADA; DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının taleple bağlı kalınarak ... TL geçici iş göremezlik ve taleple bağlı kalınarak ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı ... TL'den; (birleşen dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... Anonim Şirketi'nin ZMMS poliçe teminatı bakiye limiti olan ... TL'nin temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe limiti olan ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
A)BİRLEŞEN DAVADA; DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacının taleple bağlı kalınarak ... TL geçici iş göremezlik ve taleple bağlı kalınarak ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı ... TL'nin; (asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... Anonim Şirketi yönünden (sıralı sorumluluk ilkesi gözetilerek asıl davada hükmedilen ZMMS poliçe teminatı bakiye limiti olan ... TL'den sonra gelmek ve poliçe limiti olan ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalılar ... ve ... yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Asıl ve birleşen davada alınması gereken ... TL harçtan asıl davada peşin olarak yatırılan ... TL ve birleşen davada peşin olarak yatırılan ... TL ve sonradan tamamlanan ... TL olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın asıl ve birleşen dava davalılarından (asıl ve birleşen dava davalısı ... Şirketi'nin sorumluluğunun ... TL (... -... ) ile sınırlı tutulmasına) müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça asıl davada peşin olarak yatırılan ... TL ve birleşen davada peşin olarak yatırılan ... TL ve sonradan tamamlanan ... TL olmak üzere toplam ... TL harcın davalılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl davada davacı tarafça yapılan ... TL yargılama giderinin asıl davada davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin asıl davada davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan .... TL vekalet ücretinin birleşen dava davalılarından (birleşen dava davalısı ... Şirketi'nin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl davada arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL arabuluculuk ücretinin asıl davada davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Birleşen davada arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL arabuluculuk ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!