5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırı bozma kararıyla temyiz hakkını kısıtlaması ve usul ihlali.
Özet: Yüksek Mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık tespit etmesi halinde hükmü kaldırıp doğrudan yeni bir hüküm kurması gerekirken, kanuni dayanağı bulunmayan bir bozma kararına istinaden tesis edilen hükümleri göz ardı etmesini ve istinaf incelemesini eksik yaparak sanık hakkında beraat kararı vermesini usul ve yasaya aykırı bulmuş; bu durumun, temyiz hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu ve hatalı bir yargılama sürecine yol açtığını vurgulamıştır.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle isitnaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli bozma kararı üzerine, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi delaletiyle, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5., 10. ve 22. maddeleri, aynı Kanun'un 5/2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, ele geçen kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilerek, sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a.ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve Kanun'a aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adlîye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adlîye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adlîye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adlîye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adlîye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adlîye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."
Bu nedenle İstanbul Bölge Adlîye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 26.11.2020 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 17.06.2021 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz Mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek İstanbul Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararı, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!