Kentsel dönüşüm projesi kapsamında belediyenin tapu tahsis belgeli konut sözleşmesi edimini ifa edememesi nedeniyle oluşan müspet zararın tazmini davası hakkında içtihat.
Özet: Kentsel dönüşüm projesi kapsamında davacı tarafından taşınmazının devri karşılığında 06.12.2006 tarihli sözleşmeyle davalı belediyeden taahhüt edilen 100 m² konutun uzun süre teslim edilmemesi üzerine, ifanın faydasının kalmaması nedeniyle Türk Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca ifa yerine geçen müspet zararın tazmini talep edilmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemeleri davacının taahhüt edilen konutun rayiç bedeli olan 1.512.976,88 TLlik talebini kabul ederek davalıyı tazminata mahkum etmiş, temyiz incelemesinde ise davalının edimini yerine getirmemesiyle oluşan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli olduğu tespit edilerek davalının diğer itirazları reddedilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/... E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 34. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... İli ... İlçesi... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkili ile davalı ... arasında tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedildiğini ve 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazın devredildiğini, ancak davalı ... tarafından taahhüt edilen konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen konutun teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararının belirlenmesi suretiyle, şimdilik 50.000,00 TL’nin davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 1.512.976,88 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, sürecin uzamasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyeceğini taahhüt ettiğini, davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının tüm edimlerini yerine getirdiği, ancak davalının 06.12.2006 tarihinde imzalanan sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, davalının edimini yerine getirmemesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu halde davacının ifayı red ve zararın tazmini yönündeki seçimlik hakkını kullandığı, davacının taahüt edilen 100 m²lik bir adet konut bedelini talepte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.512.976,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun bulunduğu, davalı Belediyenin sözleşme tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen sürede taşınmazı teslim edememiş olması dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanıp takdir olunan vekalet ücretinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 1.512.976,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; emsallere göre hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, davacı ile imzalanan tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi gereğince taahhütlerinin halen devam ettiğini, davacının sözleşmeye göre dava açmayacağı yönündeki taahhüdüne uymadığını, sözleşmenin feshini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını, kira yardımının devam ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 06.12.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
1.Davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Somut olayda; davalının edimini ifa edememesinden doğan zarar, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadardır. Derece Mahkemelerince, ek bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi 100 m²’lik konutun değerini tespit ederken, başka bir davada tespit edilen değeri esas alınmış ve bu değer üzerinden güncelleme yapmak suretiyle hesaplama yapmıştır.
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedeli belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!