7. Ceza Dairesi, 556 sayılı Marka Kanununa muhalefet suçunda zamanaşımı nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozarak davayı düşürdü, eşya müsaderesini onayladı.
Özet: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefet suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen hüküm, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hüküm tarihi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş; bu durum yeniden yargılama gerektirmediğinden, kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine ve suç konusu ürünlerin 5237 sayılı Kanunun 54/4. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesi uyarınca uzlaştırma aşamasında geçen sürede zamanaşımının durduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 02.02.2016 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu ürünlerin 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!