İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, fahiş kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararı itirazının reddine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: İşyerinin elektrik aboneliği sahibinin, haksız ve fahiş olduğunu iddia ettiği kaçak elektrik kullanım faturası ile elektriğin kesilmesi üzerine açtığı menfi tespit davasında, icra takibini ve elektrik kesintisini önlemek amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararına davalı elektrik dağıtım şirketinin yaptığı itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesinin ardından, davalının bu red kararına karşı ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı ve teminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunduğu bir hukuki süreç incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Ortamahalle Mah. ... Cad. No:... Bayrampaşa / İstanbul adresinde elektrik aboneliğine sahip olup faturalarını sürekli düzenli bir şekilde ödediğini, müvekkiline ait iş yerinin elektrik sayacının, müvekkilin hiçbir talebi olmaksızın, █████/2025 tarihinde davalı görevlileri tarafından değiştirildiğini, müvekkili aleyhine █████/2026 tarihli, ... fatura seri numaralı, 598.079,50 TL tutarlı fatura tanzim edildiği, █████/2026 tarihli, ... fatura seri numaralı, 598.079,50 TL tutarlı faturanın son ödeme günü olan █████/2026 tarihinin geçmesinin hemen ardından davalı görevlileri tarafından iş yerinin elektriğinin, kaçak elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle kesildiğini, iş yerinde hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanılmadığını ve sayaca müdahalede bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkiline ait iş yerinde, faturada belirtilen enerji bedelinin kullanılmasının da mümkün olmadığını, fatura içeriğinde yazılı olan enerji bedeli, dağıtım bedeli ve sair tüm borç kalemleri fahiş şekilde yüksek miktarda hesaplanmış olduğunu ileri sürerek İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ████████ D.İş - ████████ Karar sayılı ilamıyla tesis edilen ihtiyati tedbir kararının devamına, müvekkilinin █████/2026 tarihli, ... seri numaralı, 598.079,50 TL tutarlı fatura nedeniyle davalıya yana borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 04.05.2026 tarih ve ████████ D.İş- ████████ sayılı kararıyla " Mahkememizce yapılan değerlendirmede, bu aşamada sunulan beyan ve belgelere göre, davalı tarafın işlemlere devam etmesi halinde elektriklerin kesileceği, davacı tarafın işletmesi açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu, ayrıca davacı tarafça icra takibinden önce tedbir talebinde bulunulduğu yukarıda ayrıntılarına yer verilen mevzuat hükümleri gereğince davacının yapılacak olan icra takibinin durdurulması yönündeki tedbir kararı verilebilmesi için yasal koşullarının oluştuğu" gerekçeleriyle;
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile dava konusu ... hesap nolu █████/2026 tarihli, ... seri numaralı, 598.079,50-TL meblağlı faturanın; 598.079,50 TL fatura bedelinin %15'i olan 89.711,92-TL nakit teminatın yatırılması ya da bu miktarı karşılar kesin ve süresiz teminat mektubunun sunulması karşılığında İİK 72/2.maddesi gereğince söz konusu faturaya ilişkin işbu başvuru tarihi olan █████/2026 tarihi ve sonrasında yapılan/yapılacak icra takibinin durdurulması ve tedbiren elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise aboneye elektrik enerjisinin sağlanması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir.
Karara itiraz üzerine, dosya esas hakkında davanın açıldığı mahkemeye gönderilmiş ve mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda : "Mahkememiz dava konusu olayda; taraflar arasındaki ihtilaf konusu kaçak elektrik kullanımının bu aşamada yargılamaya muhtaç olduğu, davalı tarafın icra takibine geçmesi veya davacının elektriğinin kesilmesi durumunda davacı tarafın işletmesi açısından HMK. 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu hususları göz önünde bulundurularak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş ████████ Karar sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmakla verilen tedbir kararının yerinde olduğu, tarafların yargılama sürecindeki korunması gerekli karşılıklı menfaatleri göz önünde bulundurularak İİK 72/3. Maddesinde aranan şartların somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire ve takdir edilen teminat miktarına yönelik itirazının İİK. 72/3.maddesinde yer alan koşulların varlığı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir koşullarını oluşmadığını, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak tespitine dayalı yapılan tahakkuk nedeniyle menfi tespit, istemine ilişkindir.
Davacı kaçak elektrik kullanımı yapılmadığını, düzenlenen faturanın fahiş olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı ise, yapılan işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."
Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.
İİK'nun Menfi Tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde:  "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İİK 72. Madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır.
Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, talep edenin ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre elektrik şirketinin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira talep edenin mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir.
Şu halde, mahkemesince çekişmeli faturalarla sınırlı olarak ihtiyati tedbir yoluyla elektriğin kesilmesinin önlenmesine karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Ancak, mahkemece faturaların takibe konu edilmemesine ilişkin olarak taleplerin birbirinden ayrı olduğu değerlendirilerek ayrı teminata hükmedilmesi gerekirken her iki talep yönünden tek teminat takdir edilmesi isabetli bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının ara karara karşı istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 md gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden talep hakkında hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden ara karar hakkında;
1- Davalının itirazının kabulüne, dava konusu ... hesap nolu █████/2026 tarihli, ... seri numaralı, 598.079,50-TL meblağlı fatura nedeniyle,
a.) Davacının elektriğinin kesilmesinin dava sonuna kadar tedbiren önlenmesine,
Mahkemece takdir olunan 89.711,92-TL TL teminat davacı tarafça yatırılmış olmakla bu tedbir ile ilgili olarak yeniden teminat alınmasına yer olmadığına,
b.) İİK 72/2.maddesi gereğince söz konusu faturaya ilişkin işbu başvuru tarihi olan █████/2026 tarihi ve sonrasında yapılan/yapılacak icra takibinin durdurulmasına,
Bu tedbir yönünden takdir olunan % 15 oranında 89.711,92 TL ek teminatın davacı tarafça karşılanmasına, Teminatın iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde yatırılmasına, teminat şartı yerine getirilmediği takdirde sözkonusu tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, teminat ik derece mahkemesince alınmasına,
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!