Spor vadisi yapımı işinde yüklenicinin haksız tutulan teminat mektubunun iadesi ve ilave imalat bedeli talepleri hakkında ticaret mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir yüklenici, tamamladığı spor vadisi yapım işinde iş sahibi belediyenin haksız yere kesin kabul yapmaması ve teminat mektubunu paraya çevirme girişimi üzerine, teminat mektubunun iadesi ve ek imalat bedelinin tahsili amacıyla dava açmış; mahkeme, asıl davada yüklenicinin sözleşmeye uygun işi tamamladığını ve eksiklikleri giderdiğini belirterek teminat mektubunun iadesine ve karar kesinleşene kadar paraya çevrilmesinin önlenmesine hükmederken, birleşen davada ise yüklenicinin ilave imalat talebini kısmen kabulle, belirlenen tutarın reeskont faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; yüklenici .... Tic. A.Ş. ile davalı iş sahibi ... Belediyesi Başkanlığı arasında 27.10.2007 tarihli “Spor Vadisi Yapımı” işine dair sözleşme imzalandığını, işi yapıp teslim ettiklerini ve kesin kabulün yapılmasını talep ettiklerini, ancak davalı tarafın haksız eksik iş iddiaları ile kesin kabulü yapmak istemediğini, bunun üzerine delil tespiti yaptırdıklarını, tespit raporlarında idarenin ileri sürdüğü eksikliklerin kabulün yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bulunmadığının belirtildiğini, eksiklerin tümünün giderildiğini, davalı idarenin buna rağmen kesin kabulü yapmadığını ve müvekkilini zarara soktuğunu, davalı idarenin imzalanan yapı işlerine ait sözleşmenin eki niteliğindeki Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nin 41. ve 44. maddelerine istinaden müvekkilinin kesin hakedişinden, hakedişi kalmamışsa teminatından bu kusur ve eksikliklerin bedelini kesmek istediğini, bu nedenle teminat mektubunu paraya çevirmeye çalıştığını, bu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin piyasada itibar kaybına banka kredi risklerinin ve diğer banka teminatlarının nakde dönmesine sebebiyet vereceğini belirterek, HUMK madde 101 ve devamına göre ... A.Ş.'nin 27.05.2009 tarihli 403.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, davalı şirketle aralarındaki muarazanın giderilmesini ve bu teminat mektubunun dava sonunda müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında spor vadisi yapımı işine dair sözleşme imzalandığını, bu işle ilgili olarak ilave imalat yaptıklarını belirterek, toplam 427.824,19 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında meydana gelen muarazanın eda davası ile birlikte açılmaması gerektiğini, bu nedenle bu davanın kabul edilemeyeceğini, davalının tespit yaptırdığını, davacının eksik ve hatalı imalatlarının tespit edildiğini, davacıya eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için süre verilmesine rağmen yerine getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının spor vadisi yapımı işiyle ilgili ilave imalat yapmadığını, davacının ihale dokümanında yer alan şartname ve projeleri dikkate alarak teklifte bulunduğunu, davacı firmanın geçici ve kesin hakediş tutarlarına herhangi bir itirazının bulunmadığını, itiraz edilmeksizin kesinleşen bedelden fazlasını bu davayla talep edemeyeceğini, fazla işin proje içinde kalmaması nedeniyle de %10’luk bedelin dahi ödenmesinin söz konusu olamayacağını, yüklenici firmanın artan kazı ve hafriyat bedelleriyle ilgili herhangi bir talebinin bulunmadığını, yüklenici firmanın inşaat, elektrik, mekanik, tesisat işlerinde artan imalat bedelleriyle ilgili talebinin %10’luk iş artışı dışında kaldığını, yapım işleri genel şartnamesine göre hazırlanan hakediş dosyalarında hakediş evraklarının belirlendiğini, 19.03.2009 tarihli tutanak ile kesin hesap fazlalığının kayıt altına alındığını, davacı firmanın buna da bir itirazının bulunmadığını, kesin hesap fazlalığına ilişkin tutanağın davacının talebinin kabulü anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 31.05.2012 tarihli kararı ile asıl davada davacının, davalıyla arasındaki sözleşmeye uygun olarak yapmış olduğu Spor Vadisi Yapım İşinin üzerindeki eksikliklerin giderildiği ve davalı idareye sözleşmeden kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı tespit edildiğinden; taraflar arasındaki muarazanın giderilmesiyle; sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafça davalı idareye verilen ... A.Ş.’nin 27.05.2009 tarih, █████████████ sayılı 403.000,00 TL’lik banka teminat mektubunun davacıya iadesine, bu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin karar kesinleşinceye kadar önlenmesine, birleşen davada davacının davalı idareye yapmış olduğu spor vadisi yapım işiyle ilgili fazla imalat bedeli olarak hesaplanan 127.824,19 TL’den 9.000,00 TL barbakan sistemi yapım işinin nefaset bedeli düşülmesiyle 118.824,19 TL’den davacının SGK’ya olan borcu 64.190,68 TL’nin mahsubuyla geri kalan 54.633,51 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine, davacının fazla imalat olarak yapmış olduğu kazı ve hafriyat bedeli tutarı olan 99.398,51 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine, hakedişlerden idareye bırakılan SGK primlerinin davalı idare tarafından davalı adına Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılmasına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 31.05.2012 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin) █████████ Esas, █████████ Karar, 22.04.2014 tarihli kararı ile davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalı idarece 17.12.2008 tarihinde onaylanan belgeye göre sözleşme dışı imalatın varlığını davalının da onayladığı, yüklenici, imalatın gerçek karşılığının ödenmediğini iddia etmekte ise de taraflarca düzenlenen 19.03.2009 tarihli tutanak ihtirazi kayıtsız kabul edildiğine göre tarafların fazla imalât bedeli konusunda anlaşarak yüklenici alacağını saptadıkları, ancak davalının, istinat duvarındaki ayıpların hesaba dahil edilmediğini savunduğu, mahkemece de istinat duvarındaki ayıp tutarı 9.000,00 TL kabul edilerek mahsup edildiği, davalının yaptırdığı tespitte daha fazla ayıp bulunduğunu belirtmesi üzerine alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi davalı itirazlarını da cevaplandırır nitelikte bulunmadığı, diğer yandan asıl davada kesin teminat mektubunun kalan ikinci yarısının iadesi istendiği, mahkemece yüklenicinin SGK'ya olan borcu yukarıda değinilen birleşen davadaki alacağından mahsupla hüküm kurulduğu, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1. maddesi hükmünce kesin teminatın kalan diğer yarısının iade olunması için Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasının zorunlu olduğunu, ilişiksizlik belgesi alma yükümlülüğü davacı yükleniciye ait olup anılan Kuruma 64.190,68 TL yüklenicinin borçlu bulunduğu, bu haliyle borcun davacı yüklenici tarafından ödenmesinden sonra ilişiksizlik belgesi alınacağından yükleniciye ait sorumluluğun iş sahibine yükletilmesiyle ve mahsupla hüküm kurulmasının hatalı olduğu, o halde yapılması gereken işin, istinat duvarındaki ayıplı imalatın yeniden atanacak uzman bilirkişiye incelettirilmesi, varsa saptanan ayıbın ortaya çıktığı 16.04.2010 tarihi itibariyle tutarı hesaplattırılarak birleşen davada yüklenici alacağından düşüldükten sonra kalanın hüküm altına alınması, asıl davada koşulları gerçekleşmediğinden teminat mektubunun iadesi menfi tespit isteminin tümüyle reddine karar verilmesi olduğu belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin █████████ Esas, █████████ Karar, 26.10.2016 tarihli kararı ile asıl davada davacının, davalıyla arasındaki sözleşmeye uygun olarak Spor Vadisi Yapım İşini tam olarak yerine getirmediği (işin teknik şartnamede belirtilen şekilde yerine getirilmediği) ve kesin kabul tutanağının onaylanması şartının yerine getirmediği belirlenmiş olmakla, kesin teminat mektubunun davacıya iadesi şartları gerçekleşmediğinden, sözleşmenin 11.4.1 maddesi hükmü gereğince davacının teminat mektubu iadesi talebinin reddine, birleşen davada davacının, davalı idareye yapmış olduğu Spor Vadisi Yapım İşiyle ilgili fazla imalat bedeli olarak 19.03.2009 tarihli düzenlenen tutanakla belirlenen fazla imalat bedeli olan 127.824,19 TL’den Yapım İşleri Genel Şartnamesi m. 23 uygulanarak projede belirlenen drenaj sistemi dışında barbakan sistemini yapıp teslim etmesi ve projeye uygun iş bedelinin (malzeme bedelinin) 79.945,48 TL olması bu miktarın davacının alacağından mahsup edilmesiyle davacının fazla imalat bedeli olarak davalıdan 47.878,71 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Mahkemenin █████████ Esas, █████████ Karar, 26.10.2016 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz █████████ Esas, █████████ Karar, 19.12.2024 tarihli kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.Dairemizin █████████ Esas, █████████ Karar, 19.12.2024 tarihli kararına karşı taraflar vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemiz █████████ Esas, █████████ Karar, 12.05.2025 tarihli kararı ile davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Buca Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 04.06.2015 tarihli yazısında davacının davaya konu işle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığının bildirildiği, 29.06.2012 tarihli ve 11.782.548 sayılı ilişiksiz belgesinin onaylı suretinin yazı ekinde gönderildiği, bu halde davacı tarafça SGK ilişiksiz belgesi sunulduğunun anlaşılmasına ve birleşen davada yüklenicinin iş sahibinden olan alacağının hüküm altına alınmasına göre asıl davada teminat mektubunun iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacının davalıyla arasındaki sözleşmeye uygun olarak Spor Vadisi Yapım İşini ilişkin olarak davalı idareye verdiği ... A.Ş.’nin 27.05.2009 tarihli, █████████████ sayılı 403.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun sözleşmenin 11.4.1 maddesi hükmü gereğince davacıya iadesine, birleşen dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararında teminat mektubunun iadesi için gereken "borcu yoktur" yazısının 29.06.2016 tarihinde gönderildiğinin açıkça belirtildiğini, 26.08.2010 tarihinde açılan ve açıldığı tarihteki şartlara göre teminat mektubunun iadesi için gereken borcu yoktur yazısını ibraz etmeyen davacının, bu belgeyi 2016 yılında ibraz ederek lehine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektubunun iadesi ve borçlu olunmadığının tespiti, birleşen davada fazla yapılan imalat bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.