Sigortalı aracın sürücüsü veli babanın menfaat çatışması oluşan küçük mağdurun sürekli iş göremezlik tazminatı davasında temsil kayyımı atanmadan karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Davalı sigorta şirketinden trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talep eden küçüğün davasında, küçüğün velisi ve aynı zamanda kaza yapan sigortalı aracın işleteni/sürücüsü olan babası arasında menfaat çatışması bulunduğundan, Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca küçüğe temsil kayyımı atanması gerekirken, itiraz hakem heyetince bu usul eksikliği giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla küçüğe kayyım atanması ve onun davaya katılımının sağlanması için dosyanın yeniden incelenmek üzere kararın bozulması gerektiği hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ███████ D.İş, ███████ K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.09.2021 tarihli trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 20.11.2023 tarihli değer artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, tazminat hesabı yapılması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak dosyaya sunulan maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği ve rapor içeriğinin karar vermeye elverişli bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine yapılan hasar başvurusunda kullanılan sağlık raporunun yönetmeliğe uygun olmasına rağmen usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, aksi kabulde dahi usul yönünden eksikliklerin dava sırasında tamamlanabileceğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.09.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Somut olayda davacı davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, 2016 doğumlu ...'a velayeten kanuni temsilcileri olan anne Berna ve baba Mehmet tarafından açılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne Berna ve baba Mehmet küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri ise de, davacı Mehmet'in meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan sigortalı aracın malik sıfatıyla işleteni ve sürücüsü konumunda olduğu anlaşılmakta olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle, yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.