Hazine adına tescilli tapusuz arazinin zilyetlikle iktisabı talebiyle açılan davada, bilirkişi raporu ve hava fotoğraflarının yetersizliği nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Dava, davacının 1975ten beri fıstık ağaçları dikerek tarımsal amaçla kullandığını iddia ettiği, başlangıçta kadastro dışı bırakılan ancak daha sonra Hazine adına tescil edilen taşınmazın kendi adına tescil edilmesi talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi davacının zilyetlikle iktisap koşullarını karşıladığına hükmederek tescile karar vermiş; ancak Yargıtay, Hazine tescil dayanaklarının eksik incelenmesi, taşınmazın niteliğinin hava fotoğrafları üzerinden uzmanlarca yeterince belirlenmemesi, imar-ihya tarihinin ve zilyetlik durumunun netleştirilmemesi gibi araştırma eksiklikleri nedeniyle hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Kadastro sonucu; ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulundan ve teknik bilirkişi raporunda (A1) (5.699, 16... ), (A2) (13.542, 15... ), (A3) (1.080, 59... ), (A4) (333, 47... ), (A5) (837, 43... ), (E) (4.874, 05... ), (L) (1.661, 75... ), (K) (377, 83... ), (H) (554, 22... ) harfleri ile gösterilen alanların mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesine göre tapulama harici bırakıldığı, toplululaştırma çalışmaları kapsamında 06.06.2014 tarih ve 2260 yevmiye numaralı işlemi ile hali arazi vasfıyla Maliye Hazinesi adına idari yoldan tescil edilen 1514 parsel içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dilekçesine ekli krokide (A), (E), (K), (L) ve (H) harfleri ile gösterilen ve 1004, 10 05... parsel sayılı taşınmazların çevresinde kalan yaklaşık 53.000 m² civarındaki taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığını, dava konusu taşınmazların 1975 yılı ve sonrasında nizasız ve fasılasız olarak müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazları öncesinde arpa vs. ürünler yetiştirmek suretiyle kullandığını, sonrasında ise antep fıstığı dikip yetiştirdiğini, dava konusu alanda takriben 40 yaşlarında fıstık ağaçları olduğunu, bu alanların müvekkilinin çok uzun yıllardır emek ve yaptığı masraflar sonucunda ekilip tasarruf edildiğini, dava konusu taşınmazlar ve çevresindeki yerlerin özel mülkiyete konu yerlerden olduğunu, ayrıca tapulama harici alanların çevresinde kalan 1006 parsel sayılı taşınmazın da müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerlerin özel mülkiyete konu yerlerden olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı Hazineye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemenin 26.06.2015 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikte iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain tescil harici alan iken toplulaştırma projesi kapsamında 1510 parsel sayılı taşınmaz içerisinde davalı Maliye Hazinesi adına tapuya tescil edilen karara ekli krokili bilirkişi raporunda (A) harfi ile ifade edilen 45.939,35 m², (E) harfi ile ifade edilen 4.874,05 m², (K) harfi ile ifade edilen 377,83 m², (L) harfi ile ifade edilen 1.661,75 m² ve (H) harfi ile ifade edilen 554,22 m² yüz ölçümlü taşınmazların davalı Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptaline, tarım arazisi vasfı ile tapu sicilinde sıradaki en son parsel numaraları verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar ... ve ... Belediyesi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davanın tarafı olmayan, hükmü temyizde de hukuki yararı bulunmayan Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine, davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece, temyize konu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu, ne var ki, Hazine adına kayıtlı 1510 sayılı parselin idari yoldan Hazine adına tesciline ilişkin dayanak belgeler ile tapu kaydının getirtilmediği, dava konusu taşınmaz bölümlerinin niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı; hava fotoğrafları üzerinde harita mühendisi bilirkişi tarafından detaylı bir şekilde inceleme yapılması gerekirken, harita mühendisi tarafından hazırlanan ve dava konusu yerlerin hava fotoğrafı üzerine işaretlendiği "iki adet hava fotoğrafı üzerinde dava konusu yerin tersimatının yapıldığını belirten" soyut, taşınmaz bölümlerinin önceki niteliğini hava fotoğraflarına göre belirleme hususunda uzmanlıkları bulunmayan jeoloji ve ziraatçi bilirkişilerin raporu ile yetinildiği; imar-ihya tarihi kesin olarak belirlenmemiş olduğu gibi, ziraatçi bilirkişi tarafından taşınmaz bölümlerinde imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadarki zilyetlik durumunun da açıklanmadığı, ayrıca yerel bilirkişi ve tanıkların soyut içerikli beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'nın, fen bilirkişisi ve harita bilirkişisi tarafından hazırlanan 22.08.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A1) ... ile belirtilen 5.699, 16... , (A2) ... ile belirtilen 13.542, 15... , (A3) ... ile belirtilen 1.080, 59... , (A4) ... ile belirtilen 333, 47... , (A5)... ile belirtilen 837, 43... , (E) ... ile belirtilen 4.874, 05... , (L) ... ile belirtilen 1.661, 75... , (K) ... ile belirtilen 377, 83... , (H) ... ile belirtilen 554, 22... büyüklüğündeki alanları 1985 yılından bugüne çekişmesiz ve aralıksız olarak kullandığı, taşınmazları 20 yılı aşkın süredir imar-ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiği, 30 yılı aşkın süreden beri imar-ihyasının tamamlanmış olduğu ve o zamandan beri tarım arazisi niteliğinde ve işlemeli tarım yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalılar ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile ... Belediyesi Başkanlığı yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.