Müteveffa davacının mirasçısının kusur tespitiyle sürdürdüğü boşanma davasında, bağlantılı diğer davanın birleştirilmemesi gerekçesiyle verilen bozma hükmü.
Özet: Bu boşanma davasında, istinaf aşamasında vefat eden davacı erkeğin mirasçıları tarafından davalı kadının kusur tespiti amacıyla sürdürülen yargılamada, bölge adliye mahkemesi davalıya kusur atfedilemeyeceğine karar vermiştir; ancak Yargıtay, davacının daha önce açtığı bir başka boşanma davası ile eldeki davanın aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilerek birlikte görülmesi ve delillerin ortak değerlendirilmesi gerekirken, bu usulün gözetilmemesi sebebiyle kusur tespiti yapılamayacağı ve hükmün bozulması gerektiği yönünde karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek mirasçısı vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir. Davalar arasında bağlantı bulunması durumunda, davaların birleştirilmesine karar verilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması, ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. 2. Davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı erkek tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf kanun yoluna müracaat etmesinden sonra davacı erkeğin istinaf incelemesinden önce 24.04.2025 tarihinde vefat ettiği, davacı erkek mirasçısının davaya TMK'nın 181/2 maddesi gereğince kusur tespiti yönünden devam ettiklerini bildirdiği, davalıya kusur olarak yüklenebilecek dayanılan ve ispat edilen bir vakıa bulunmadığı bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına evlilik birliği ölümle sona erdiğinden davacı/müteveffa tarafından açılan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı sağ kalan eşin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacak kusurlu davranışının bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı mirasçısı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan İstanbul Anadolu 27. Aile Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının tensip zaptının incelenmesinde, erkek tarafından İstanbul Anadolu 27. Aile Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile kadına karşı evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davası açıldığı görülmüştür. Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Somut olayda davalar arasında bağlantı bulunduğuna göre, eldeki dava ile erkek tarafından açılmış olan İstanbul Anadolu 27. Aile Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyanın birleştirilerek görülmek suretiyle esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinden, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.