Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taraf teşkili eksikliği nedeniyle usulden reddedilen kararın istinaf süresini kaçırması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Özet: Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi taraf teşkili eksikliği nedeniyle davayı usulden reddetmiş, bu karara karşı davacı vekilinin yasal iki haftalık süreyi aşarak yaptığı istinaf başvurusu hem ilk derece mahkemesi ek kararı hem de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından süre aşımı nedeniyle reddedilmiş, Yargıtay ise istinaf başvurusunun süresinde yapılmaması gerekçesiyle verilen bu ret kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Davacı vekili; müvekkilin murisi olan ... Manav'ın, adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 1127 parsel ile 1098 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2 hissesini 13.03.1982 tarihinde mal kaçırmak amacıyla müvekkilinin kardeşi olan davalı ... satış suretiyle temlik ettiğini, dava konusu taşınmazların tamamının müvekkilin murisi ... tarafından kullanılan taşınmazlar olduğunu, müvekkilinin taşınmazların davalı tarafından taksim edilerek haklarının verilmesini talep ettiğinde davalının bunu reddettiğini, davalının murisi etkileyerek iradesini bozduğunu, taşınmazdaki hissesini hukuka aykırı şekilde kendi adına tescil ettirdiğini belirterek muris tarafından davalıya devir edilen taşınmazların tapu kaydının iptaline, murisin mirasçıları adına kanuni mirasçılık payları oranında tapuda tesciline karar verilmesine, olmadığı takdirde saklı pay oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının iddia ettiği gibi muris muvazaasına dayalı bir devir işlemi olmadığını, sadece taşınmazın gerçek hak sahibine iadesi işlemi olduğunu, dava konusu edilen taşınmazlarda müvekkili ve ailesinin ev, ahır, samanlık inşa etmiş olup yıllardır süregelen kullanımlarının tek başına devam ettiğini, murisin ölümünün ardından uzun süre sonra davacı tarafından açılan davanın, kötü niyetli olduğundan reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın tereke adına açıldığı, taraf teşkilinin sağlanması için davacı vekiline yetki ve süre verildiği, Sulh Hukuk Mahkemesinde tereke temsilcisi atanmak üzere dava açıldığı, açılan davanın taraf teşkili sağlanamaması nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, netice itibariyle eldeki davada taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın taraf teşkili yokluğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ek kararıyla; davacı vekiline 04.11.2021 tarihinde usulüne uygun olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, davacı vekilince 19.11.2021 tarihinde yasal 2 haftalık süreden sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen 07.07.2021 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 04.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvurusunun19.11.2021 tarihinde yapıldığı, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ ile istinaf başvuru dilekçesinin verildiği tarih arasında Kanun'un aradığı iki haftalık sürenin dolduğu, buna göre İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin 18.01.2022 tarihli kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma istemi değerden reddedilip, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.