İşe İade Sonrası Haksız Fesih İddiasıyla İş Akdini Sona Erdiren İşçinin Kıdem ve İhbar Tazminatı Talepleri ile Temyiz Kesinlik Sınırı İncelemesi
Özet: Bu hukuki evrak, işe iade sonrası işçinin haksız feshi iddiasıyla işverenin ödediği kıdem ve ihbar tazminatlarının iadesi talepli asıl davanın temyizinin parasal sınırın altında kalması nedeniyle reddedildiğini, ancak işçinin işe iade sonrası eski çalışma koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle kıdem, ihbar, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti gibi alacakları talep ettiği birleşen davanın temyizinin kabul edilerek incelenmesini konu almaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 26. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada reddedilen ve davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyize konu edilen toplam alacak miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Birleşen dava yönünden davacı-birleşen dava davalısı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı-birleşen dava davalısı vekili dava dilekçesinde; davalının 10.12.2015-11.10.2018 tarihleri arasında müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, davalı işçinin iş sözleşmesinin müvekkili tarafından geçerli nedenle feshedilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, akabinde davalı işçi tarafından açılan işe iade davasının kabul edilerek kesinleştiğini, davalının işe iade talebinin müvekkili tarafından kabul edilerek 10.04.2020 tarihinde işe başlatıldığını, ancak davalı-birleşen dava davacısının 21.04.2020 tarihinde iş sözleşmesini haksız ve bildirimsiz olarak feshettiğini belirterek davalı-birleşen dava davacısına fesih tarihinde ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.2. Davalı-birleşen dava davacısı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davacı-birleşen dava davalısı aleyhine açılan ve kesinleşen işe iade davası sonunda müvekkilinin işe başlama talebi üzerine işe davet üzerine işe başladığını, ancak müvekkilinin eski koşullarda çalıştırılması gerekirken bu koşulların sağlanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti, servis ücreti ile ücret farkı alacaklarının davacı-birleşen dava davalısından tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1. Davalı-birleşen dava davacısı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından açılan işe iade davası sonunda davanın kabulüne karar verilerek müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, buna göre davacı-birleşen dava davalısı tarafından yapılan feshin geçersiz fesih olduğunun sabit olduğu, müvekkilinin işe başlama talebi kabul edilerek işe davet edilmesi üzerine müvekkilinin işe başladığını, ancak fesih öncesi genel müdüre bağlı olarak çalışan müvekkilinin bu defa davalı-birleşen dava davacısına dışarıdan hizmet veren "danışman" sıfatlı ...'ye bağlandığını, müvekkiline Şirket yöneticileri, işveren vekili ve insan kaynakları direktörü .... ve elemanları tarafından düşmanca ve etiğe aykırı yöntemlerle sistematik olarak psikolojik baskı yapılmaya devam edildiğini, yapılan işe davetin samimi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davacı-birleşen dava davalısı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; kesinleşen işe iade davası sonunda işe başlatılan davalı-birleşen dava davacısının asıl niyetinin işe başlamak olmadığını, işe iade davasının mali sonuçlarından yararlanmak istediğini, nitekim işe başlamasından çok kısa bir süre sonra iş sözleşmesini haksız olarak feshederek müvekkilini zor durumda bıraktığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden; davalı-birleşen dava davacısı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, asıl davanın bu nedenle reddinin gerektiği, birleşen dava yönünden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının Nisan 2020 yılında işe başladığı ve aynı anda işten ayrıldığı, dolayısıyla ücretinin Nisan 2020 ayına göre tespit edilmesi gerektiği, bu ücretinin 4.900,00 TL olduğunun anlaşıldığı, ücretine göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının eksik şekilde ödendiğinin anlaşıldığı, davalı-birleşen dava davacısının bir kısım fark kıdem ve ihbar tazminatı haklarının bulunduğu, taraflar arasında görülen kesinleşen işe iade davası sonrası davalı-birleşen dava davacısı işçinin daha önce çalıştığı ... projesinin bulunmadığı iddia edilmiş ise de, dinlenen işveren tanığı beyanına göre davalı-birleşen dava davacısının daha önce çalıştığı bölümün bulunduğu, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları dikkate alındığında davalı-birleşen dava davacısı işçinin daha önceden genel müdüre bağlı olarak çalıştığı, bu kez dışarıda hizmet veren ve işyerine haftada bir kaç gün gelen kişiye bağlı olarak çalıştırıldığının anlaşıldığı, işçinin işe iade davası sonrası önceki işi ile aynı koşullarda işe başlatılmadığı hususunun sabit olduğu, bu sebeple işe iade davasının sonuçlarına hak kazanacağı, davacıya kesinleşen işe iade davasında tespit edilen iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının ödendiğinin davacı-birleşen dava davalısı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen dava davalısının birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinde;a. Müvekkili Şirketin ... projesini sonlandırdığını, bunun sonucu olarak davalı-birleşen dava davacısının ... projesinde çalışmasının artık mümkün olmadığını, genel müdüre bağlı çalışabileceği bir birim müvekkili Şirket bünyesinde olmadığından davalının yeterliliğine en uygun ve önceki şartları sağlayan pozisyonda işe başlatıldığını,b. Davalı-birleşen dava davacısının 10.04.2020 tarihinde işe başlayıp 21.04.2020 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiş olduğu düşünüldüğünde haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde iddia etmiş olduğu hususlara bu kadar kısa süre içerisinde vakıf olabilmesi mümkün olmayıp hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira müvekkili Şirketin davalı-birleşen dava davacısının çalışma şartlarına uygun her türlü iş ortamını hazır hâle getirdiğini ve davalı-birleşen dava davacısı tarafından iş sözleşmesi haksız şekilde feshedilene kadar getirmeye de devam ettiğini ileri sürmüştür.2. Davacı-birleşen dava davalısının asıl davaya yönelik temyiz istemi miktardan reddedildiğinden, bu husustaki temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen işe iade kararı üzerine davacının işe başlatılma talebinin samimi olup olmadığı, işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı, davacının birleşen dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen birleşen davaya ilişkin karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Asıl Dava YönündenDavacı-birleşen dava davalısı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Birleşen Dava YönündenDavacı-birleşen dava davalısı vekilinin temyiz itirazları yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı-birleşen dava davalısına yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.