Adi ortaklık kar payı, sermaye payı ve tasfiye talepli davada, bilirkişi raporu yetersizliği nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Bir bölge adliye mahkemesi, adi ortaklık üzerinden yürütülen işlerde ödenmeyen kar payı, uğranılan zarar ve ortaklığın tasfiyesi taleplerini içeren bir davada, ilk derece mahkemesinin yetersiz bilirkişi raporuyla davanın reddine dair kararını bozarak, mahkemenin öncelikle bir ibranameyi ve imzalayanın yetkisini incelemesi, ibranamenin geçersiz olması halinde ise her bir ortaklık sözleşmesini ayrı ayrı değerlendirip ihale evrakları ve hakedişler de dahil tüm masraf ve gelirleri dikkate alarak tasfiye işlemlerini tamamlayıp yeniden karar vermesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI : ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU: Ticari Şirket KARAR TARİHİ: █████/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili ile davalı şirket tarafından ...Birliği'nin ... numaralı ihalesinin kazanılarak, taraflar arasında yapılmış █████/2015 tarihli sözleşmeye istinaden %90 ve %10 hisse oranında ortaklık şirketi kurulduğunu ve davalı gerçek kişiye ortaklığın idare yetkisi verildiğini, akabinde sırasıyla... Genel Müdürlüğünün ihalesi alınarak %63 ve %37 ortaklık oranında █████/2015 tarihli sözleşmenin, ... Üniversitesinin ihalesi alınarak %63 ve %37 ortaklık oranında █████/2016 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu iki sözleşme için iş ortaklığı sözleşmesinin yapılmadığını ancak, müvekkili ile davalı şirket arasında kurulan ve sadece ...için yetkili kılınmasına rağmen ortaklık üzerinden bu iki ihalenin işlerinin yürütüldüğünü; yönetim kurulu toplantısının yapılamadığını yada müvekkilinin toplantılara çağrılmadığını, müvekkili şirkete herhangi kar payı ödemesi yapılmadığını, ayrıca herhangi bir bilgi verilmediğini, davalıların sözleşmeye aykırı işlemleri neticesinde müvekkili adına yapılan işlemlerden dolayı zarara uğradıklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ortaklığa ait müvekkili şirkete ödenmeyen kar payı, sermaye payı ve ortaklığı temsilen ...Birliği İhalesi için idari yetki verilen davalı gerçek kişinin müvekkili şirket adına yaptığı işlemlerden dolayı uğranılan zarar için şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsili ile ortaklığın tasfiye memuru tarafından yönetilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki uyarınca ...... ihalesi, ... Üniversitesi İdari ve ... Ofisinin temizlik ihalesinin alınarak ihale gereği işin gerçekleştirildiğini, ortaklık sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin pay oranı %90, davacının pay oranının %10 olduğunu ve ortaklık sözleşmeleri uyarınca müvekkili gerçek kişinin yetkili müdür olarak atandığını, yönetim kurulu toplantılarının usulüne uygun yapıldığı ve davacının haberdar edilmesine rağmen toplantılara katılmadığını, ortaklık şirketi tarafından davacı şirkete ödemeler yapıldığını, davacının herhangi hak ve alacağı bulunmadığını, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporları, getirtilip-sunulan belgeler ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; davacı tarafça, taraflar arasında kurulan adi ortaklık kar payının ödenmediği ileri sürülmüş ise de; benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, adi ortaklığın 2015 yılında gelirinin bulunmadığı, 2016-2017 yıllarında yapılan ticari faaliyetler dolayısıyla herhangi bir faaliyet karlarının bulunmadığı, bu nedenle davacının bu yöndeki isteminin yerinde olmadığı; adi ortaklığın davalı ...'ın yönetimi dolayısıyla davacının zarara uğratıldığı iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı, kaldı ki, taraflar arasında yapılmış sözleşme gereği davalı ...'ın adi ortaklığa yetkili müdür olarak atandığı; diğer yandan, davacının yönetim kurulu toplantılarına katılmamasının somut bir zarar oluşumuna sebebiyet vermeyeceği; davacı tarafça ileri sürülen iddialar ispatlanamadığına göre adi ortaklığın tasfiye memuru tarafından yönetilmesi isteminin de yerinde olmadığı " gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda █████/2022 tarih ve █████████ E- █████████ K sayılı kararımızla "... Tüm bunlara göre, ibraname ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ███████████ Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, ibranameyi imzalayan ...'un yetkisinin olup olmadığının ve ibranamenin geçerli olup olmadığının tartışılması, ibranamedeki kişinin yetkili olduğu ve imzanın kendisine ait olduğunun saptanamaması halinde ise her üç ortaklık sözleşmesi ayrı ayrı değerlendirilerek sözleşmelerde işin bitimi, kar ve zararın dağıtılacağı düzenlemesine göre tarafların alacaklarını olup olmadığının gerekirse ihale evrakları ile hakedişler getirtilerek ve tarafların masraf ve diğer harcamaları da değerlendirilerek adi ortaklığa ilişkin tasfiye işlemlerinin tamamlanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. " gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "Konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ soruşturma sayılı dosyasında ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Getirtilen Gümüşhane 2. Noterliği'nin █████/2016 tarihli ... numaralı vekaletname içeriğinden, █████/2017 tarihli İBRANAME'yi davacı adına vekaleten imzalayan ...'un söz konusu vekaletname ile yetkilendirildiği ve ibraname düzenlemeye yetkisinin bulunduğu; vekaletin de geçerli olduğu görülmüştür. Mahkememizce HMK' nın 211 ve 173 maddesi gereğince isticvap edilen ..., █████/2017 tarihli ibranameyi imzaladığını kabul etmiştir. Tüm bu açıklamalara ve dosya kapsamına göre; mahkememizce daha önce verilen █████/2019 tarihli kararda tartışılıp değerlendirildiği üzere; Davacı tarafça, taraflar arasında kurulan adi ortaklık kar payının ödenmediği ileri sürülmüş ise de; benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, adi ortaklığın 2015 yılında gelirinin bulunmadığı, 2016-2017 yıllarında yapılan ticari faaliyetler dolayısıyla herhangi bir faaliyet karlarının bulunmadığı, bu nedenle davacının bu yöndeki isteminin yerinde olmadığı; adi ortaklığın davalı ...'ın yönetimi dolayısıyla davacının zarara uğratıldığı iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı, kaldı ki, taraflar arasında yapılmış sözleşme gereği davalı ...'ın adi ortaklığa yetkili müdür olarak atandığı; davacının yönetim kurulu toplantılarına katılmamasının somut bir zarar oluşumuna sebebiyet vermeyeceği; davacı tarafça ileri sürülen iddialar ispatlanamadığına göre adi ortaklığın tasfiye memuru tarafından yönetilmesi isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin kararındaki eksikliklerin giderildiği ve buna göre; davacı adına, dava konusu işlerle ilgili olarak █████/2017 tarihli İBRANAME'yi vekaleten imzalayan kişinin, usulüne uygun düzenlenmiş ve geçerli olan vekaletnameyle yetkilendirilmiş ... tarafından imzalandığı ve davacı şirketi bağlayıcı niteliğinin bulunduğu; İbraname içeriğine göre de davacının davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunmadığı görülmüş olup..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ibraname ile ilgili davalı şahıs ve ... hakkında İstanbul 54.asliye Ceza Mahkemesi 2025-445 E.sayısıyla davanın devam etmekte olduğunu, kurulmuş olan bu ortaklığın sözleşmesinde yer alan 4.maddesinde açıkça bu ortaklığın Sadece ...için kurulduğu belirtilmesine ve davalı yetkili ... sadece bu ihaledeki için yetkili kılınmasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak diğer ihalelerde işlem yapıldığını, müvekkili şirketçe ne davalı şirkete ne de diğer davalı ...'a ...Birliği dışındaki ihalelerde yetki verilmediğini, kaldı ki müvekkili şirket adına işlem yapılmasına rağmen müvekkilinin hak kazandığı hakedişlerle ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ortaklık Sözleşmesinin 7.1.4 sayılı bendinde yer alan her ay yapılması gereken Yönetim Kurulu toplantısının da yapılmadığını, müvekkili şirketin bu toplantılara çağrılmadığını ve haberdar edilmediğini, zorunlu yasal defter ve belgeler hakkında müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı tarafça mahkeme aşamasında bir ibraname sunulduğunu, iddia edilen ibranamede adı geçen ...'un müvekkili şirketin anonim şirket adına şirketi temsile yetkili vekaletnamesi bulunmadığını, şirket yetkilisinin ... olduğunu, kovuşturma olmadığına dair karar belirtilmişse de itirazlarının kabul gördüğünü ve sahte ibraname düzenlenmesinden ve mahkemeye konu olmasından dolayı taraflar hakkında İstanbul 54.asliye Ceza Mahkemsi 2025-445 E.sayısıyla davanın devam etmekte olduğunu, mahkemeye şüpheli bir ibraname sunulduğunu, davalı tarafların kar ettiği bilinmekte olup ;malvarlığı da bununla beraber artmış olduğunu, müvekkilinin ise batmış olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava; taraflar arasında kurulmuş adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde ortaklık kar payı ve sermaye payı alacağının davalılardan tahsili ve ortaklığa tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; 11.01.2016 tarihli Beyoğlu 3.noterliğinin 11.01.2016 tarih ve ... yevmiye nosuya onaylanan ortaklık sözleşmesine göre taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu, ortaklığın Sağlık Bakanlığı TürkiyeKamu Hasteneleri Birliği Kurumu ...... ihalesi yapılması işine dair olduğu, teslim süresinin 31.12.2018 tarihi olarak belirtildiği, ortaklığın 8. Maddesi ile ortaklığa ...'ın yetkili müdür olarak atandığı, 11. Maddesinde süresinin 4. Maddesinde belirtilen iş bitimine kadar olduğunun belirlendiği, Beyoğlu 3.noterliğinin ... yevmiye numaralı ortaklık sözleşmesine göre; işin ... Üniversitesi'nin temizlik ihalesi işine dair olduğu, işin teslim süresinin 31.12.2018, pay oranlarının % 90- %10 davalı ...'ın tam yetkili temsilci olarak atandığı,11. Maddesinde süresinin 4. Maddesinde belirtilen iş bitimine kadar olduğunun belirlendiği, Beyoğlu 3.noterliğinin ... yevmiye numaralı ortaklık sözleşmesine göre; işin ... ihalesi işine dair olduğu, işin teslim süresinin 31.12.2017, pay oranlarının % 90- %10 davalı ...'ın tam yetkili temsilci olarak atandığı,11. Maddesinde süresinin 4. Maddesinde belirtilen iş bitimine kadar olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.Her üç sözleşmede de 10. Maddesinde iş bitiminde net kar ve zararın ortaklara dağıtımının düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından; davacının, ... Müdürlüğü'nün ve ... Üniversitesi'nin ihaleleri için hisse oranlarının %63 ve % 37 şeklinde belirlendiğinin ve yine davalı ... bulunmadığını ispat edecek delil sunmadığı, adi ortaklığın 2016 ve 2017 yıllarında faaliyet zararlarının nedenlerinin dosya kapsamında sunulu olan vesaikler ile belirlenemeyeceği gibi ticari defterler üzerinde yapılacak kısmı incelemeler ile de tespitinin mümkün olmadığı, adi ortaklığın dağıtması gereken bir kar payı ve yine davacı tarafından adi ortaklığa verilmiş bir sermaye payı da tespit edilemediği, 20.04.2017 tarihli ibranamenin olduğu, İbranamede ....ltd.şti Adına Davalı ... ve....ltd. Şti. Adına Vekaleten ... imzasının olduğu, Vekaleten imzası olan ...'a 07.04.2014 tarihinde davacı şirketin yetkilisi... tarafından 07.04.2014 tarihinde içerisinde "ahzu kabza, sulh ve ibraya” ibarelerinin olduğu vekaletnamenin Gümüşhane 2. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile verilmiş olduğu, vekaleti veren...' un şirketin geçmiş dönemlerde ki yetkilisi olduğu" mütalaa edilmiştir.Dosyaya sunulu 20.04.2017 tarihli ibranamenin Mert İnşaatı temsilen ... , davacı...'u temsilen ... tarafından imzalanmış olduğu, her üç ortaklık sözleşmesinde de Yönetim Kurulu üyesi olarak davacı şirketi..., davalı şirketi ...'ın temsilen atanmış oldukları, ibraname içeriğinde davacı şirketin davalı şirketten hak, alacak ve hak edişinin kalmadığının belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ibranameye karşı "...'un müvekkili şirketin Anonim şirket adına şirketi temsile yetkili vekaletnamesi bulunmadığını, şirket yetkilisinin ... olduğunu, kayınbiraderi olan ... ile o dönemlerde problem yaşadığını, bu şahısın o dönemde iş ile ilişkisi bulunmadığını, imzanın da ...'un olmadığını, bu nedenle ibranameyi kabul etmediklerini, ibraname ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ███████████ Soruşturmasıyla ilgili ibranamede adı geçen ...,...,... hakkında soruşturmanın devam ettiğini" ileri sürmüş, bilirkişi raporunda ....LTD.ŞTİ adına davalı ... ve....LTD. ŞTİ. Adına Vekaleten ... imzasının olduğu, Vekaleten imzası olan ...'a 07.04.2014 tarihinde davacı şirketin yetkilisi... tarafından 07.04.2014 tarihinde içerisinde "ahzu kabza, sulh ve ibraya” ibarelerinin olduğu vekaletnamenin Gümüşhane 2. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile verilmiş olduğu, Vekaleti veren...' un şirketin geçmiş dönemlerde ki yetkilisi olduğu tespit etmişlerdir.Dairemiz ilk kararında, ibraname ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ███████████ Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, ibranameyi imzalayan ...'un yetkisinin olup olmadığının ve ibranamenin geçerli olup olmadığının tartışılması, ibranamedeki kişinin yetkili olduğu ve imzanın kendisine ait olduğunun saptanamaması halinde ise her üç ortaklık sözleşmesi ayrı ayrı değerlendirilerek sözleşmelerde işin bitimi, kar ve zararın dağıtılacağı düzenlemesine göre tarafların alacaklarını olup olmadığının gerekirse ihale evrakları ile hakedişler getirtilerek ve tarafların masraf ve diğer harcamaları da değerlendirilerek adi ortaklığa ilişkin tasfiye işlemlerinin tamamlanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçelerine yer verilmiştir.Kaldırma kararı sonarı mahkemesince ... isticvap edilmiş olup beyanında " bana göstermiş olduğunuz evrakı hatırlıyorum, ibranamedeki adıma atfen atılmış imza tarafıma aittir ancak, ben bu belgeyi başka bir sözleşme için boş olarak imzalayıp ...'a verdim, daha sonra ibraname yazıldığından haberim yoktur, ... ile... arasındaki ticari ilişkinden de haberim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, bu haliyle ibranamedeki imzanın kişiye ait olduğu, ...'ın ise yetkili... tarafından vekaletname ile yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı şirketin davalıyı ibra etmiş olduğu anlaşılmış olmakla mahkemece kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026