Trafik kazası sonucu oluşan bedensel zararlar nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ve maluliyet oranının tespitindeki hukuki ihtilaflar.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan bir yayanın, sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir; ilk olarak hakem heyeti tarafından kabul edilen tazminat miktarı, itiraz hakem heyetince kusur oranı dikkate alınarak kısmen azaltılmıştır. Davacı, kusur dağılımı ve tazminat miktarını, davalı ise başvurunun usulünü, maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve hesaplamaları temyiz etmiştir. Yüksek mahkeme, başvurunun usulüne uygunluğunu ve kusur oranlarını yerinde bulurken, bedensel zararlarda maluliyetin doğru tespiti için haksız fiil tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun şekilde, adli tıp uzmanları tarafından düzenlenecek raporların esas alınması gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : █████████- █████████ İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 03.01.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, bedel artırım dilekçesiyle birlikte 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kusur yönünden kabulü ile esastan yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabulüne, 362.436,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye 47.564,00 TL'nin ise reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur dağılımı hususunda değerlendirme yapabilecek en üst kurum olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporun göz önünde bulundurulması gerektiğini, kusur oranının %50 olduğu düşünülse dahi, aktuerya bilirkişisi tarafından hesaplanan iş göremezlik tazminatının daha yüksek olacağını, vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olarak hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usule uygun yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun yapılmış olmasına, hükme esas alınan kusur raporunda tespit edilen kusur oranlarının oluşa uygun şekilde belirlenmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; hükme esas alınan 18.06.2021 tarihli ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı raporu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %21,6 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak kaza tarihi olan 03.01.2020 tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) güncel film ve grafileri çekilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- 6098 sayılı TBK'nin 54/3. maddesi, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Davacı taraf da bu düzenleme gereği, davaya konu kazadaki yaralanması sebebiyle tazminat isteminde bulunmuş, hakem heyetince benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar hatalı yapılmış olup rapor karar vermeye elverişli değildir.Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihindeki ve hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir.Somut olayda; davacı vekili davacının Eylül -Ekim- Kasım 2021 aylarına ait gelirini sunmuş, karara esas alınan tazminat raporunda, kaza tarihi 03.01.2020 olmasına rağmen, davacının 2021 yılına ilişkin sunulan bordrolarının ortalaması alınarak davacının asgari ücretin 1,6 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının bilinen dönem zararının hesaplamasında kaza tarihi itibariyle aldığı ücretlerin tespit edilerek bilinen dönem sonuna kadar aldığı ücretlerin hesaplamada dikkate alınması gerekirken, sadece Eylül-Ekim-Kasım 2021 aylarına ait gelirinin ortalaması alınarak gelirin belirlenmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, hakem heyetince yukarıda anlatılan esaslar doğrultusunda davacının kaza tarihindeki geliri ve hesap tarihindeki gelirinin tespiti ile bu veriler kullanılarak tazminat hesabı yapılması yönünde ( davalının usuli kazanılmış korunarak ) bilirkişiden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.