3. Ceza Dairesi: ByLock Deliliyle Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Mahkumiyetlerinin Temyizinde Usul Düzeltmesi ve Ek Delil İncelemesi Gereği Kararı.
Özet: Bir üst mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarını onamasına yönelik temyiz başvurularını değerlendirmiştir. Üç sanık hakkında Bylock iletişim sistemini örgütsel amaçla kullandıkları ve hukuki süreçlerin kanuna uygun yürütüldüğü tespit edilerek mahkumiyetler, yalnızca ceza artırım maddesindeki atıf hatası düzeltilmek suretiyle onanmıştır. Ancak dördüncü sanık için, Bylock kullanımının örgütsel niteliğinin kesin tespiti amacıyla savunmalarının denetlenmesi, GSM hattına ait HTS kayıtlarının getirtilmesi, bağlantılı kişilerle irtibatın ve baz istasyonu verilerinin uzman bilirkişilerce incelenmesi gerektiği yönünde ek araştırma yapılmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama ve bozmaBölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Aşamalarda alınan beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen ve ByLock iletişim sistemini örgütsel amaçla kullanmadığını beyan eden sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması yerinde olduğundan, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, sanıkların ByLock iletişim sistemini örgütsel amaçla kullandıklarının anlaşıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz taleplerinin esastan reddine; ancak;Sanıklar hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan ilk derece mahkemesi hükmünün "A", "B" ve "C" parağraflarının ikinci fıkrasından “3713 sayılı Yasa'nın 5. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası” kısmı eklenmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan kurulan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemli yönünden; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yahut kovuşturması olup olmadığının araştırılması, bu kapsamda bu şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma mevcut ise bu şahısların aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,b. UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanığın örgütsel konumuna ve faaliyetlerine ilişin beyan olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde beyan sahiplerinin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,c. Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı; sanık müdafiin temyiz talebi bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Başkan Dr. ... ve Üye ...'ın karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY Sayın çoğunluğun sanık ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesine iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamına göre;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; örgüte müzahir kurumlarda öğretmen olarak görev yapan sanık tarafından kullandığı değerlendirilen ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; sanığın ByLock içeriklerinde öğrencilere yönelik yazışmaların mevcut olduğu bu haliyle ByLock yazışmalarının örgütsel olduğunun tam olarak anlaşılamadığından, sanığın ByLock iletişimini sistemini kullanmasının sanığın mahkumiyetine yönelik belirleyici delil olarak esas alınamayacağı; sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin her türlü şüpheden uzak tespit edilebilmesi bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yahut kovuşturması olup olmadığının araştırılması, bu kapsamda bu şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma mevcut ise bu şahısların aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması ve hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar tutanakları ve eklerinde yer alan sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerine ilişkin beyanlarda bulunan İsa Eren ve ... isimli şahsıların anık sıfatıyla mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde sanık ... hakkında hüküm verildiği düşüncesiyle; sayın çoğunluğun sanık ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesine iştirak edilmemiştir.