Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, gayrimenkul satış vaadinin ifa edilmemesi nedeniyle tapu tescil veya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesiyle güncel değeri üzerinden iadesi talepli davada taleple bağlılık ilkesi ve rayiç değerin aşılmaması üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, müteahhitten kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edindiği dubleks dairenin tapu devrini talep etmiş, bunun mümkün olmaması halinde ödediği 50.000 TLnin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değerinin iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi taşınmazın rayiç değeri olan 150.000 TLye hükmetmişse de, Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu, davacının talebinin ödenen bedelin dava tarihindeki alım gücü olduğunu ve mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak taşınmazın rayiç değerine hükmetmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davalıların aralarında yaptıkları 30.12.1994 tarihli .... Noterliği'nin ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak, davalılardan ...'ün .... Noterliği'nin 19.11.1996 tarihli, ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul İli, ... İlçesi, 17 pafta, 642 parsel sayısında bulunan inşaatın 3. kat, 8 no.lu dubleks villayı 50.000,00 TL karşılığında kendisine sattığını, inşaatın eksik bırakılan kısımlarının tarafınca tamamlandığını, davalıların tapu intikali yapmaktan kaçındığını beyanla, gayrimenkulün tapuda kendi adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde ödenen 150.000,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bugünkü değerinin tespiti ile reeskont faiziyle tarafına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, ödenen bedelin 50.000,00 TL olduğunu, ancak davalıya 150.000,00 TL ödenmesi gerektiğini, davacının satış vaadi bedelinin tamamını ödemediği gibi, 15 yıldır da daireden faydalandığını, talep edilen 150.000,00 TL'nin fahiş olup, davacının daire bedeli olarak talep ettiği bedelin gerçek değer olmadığını, tacir olmadığından reeskont faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2012 tarihli kararı ile davacı ve davalı ... arasında yapılan sözleşme ile yüklenici davalının diğer davalının arsası üzerinde yapacağı yerlerden birisinin satışının kararlaştırıldığı, davacının satış bedelini ödediği, ancak yüklenici davalının tapu devrini yapmadığı, dava konusu gayrimenkul imara aykırı olup üzerinde yıkım kararı ve para cezası kararları olmakla davalı yüklenicinin diğer davalı arsa malikine karşı olan edimini de yerine getirmediğinden davalı arsa sahibi hakkında alacağın temliki hükümleri gereği davacı yanca bir talepte bulunulamayacağı, gayrimenkul imara aykırı olduğundan tescilin de mümkün olmayacağı, bu durumda davacının ancak davalı yükleniciden satışı vaad edilen yerin rayiç değerinin veya ödediği bedelin geri verilmesini isteyebileceği, davacı da ödenen bedelin tahsilini talep ettiğinden, davalı arsa maliki hakkındaki davanın reddine, tapu iptal tescil talebinin reddi ile davalı yüklenici ... hakkındaki davanın bedel yönünden kabulü ile rayiç değer olan 150.000,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont avans faizi ile davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 07.12.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2013 tarihli kararı ile, somut olayda, davacının ödediği bedelin dava tarihindeki güncellenmiş değerinin reeskont faizi ile tahsili isteminde bulunduğu halde mahkemece talep aşılarak dava konusu 8 no.lu bağımsız bölümün rayiç değeri olan 150.000,00 Türk Lirası'nın davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile belirtilen nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine de Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2014 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davacının karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
2.Mahkemenin 28.11.2014 tarihli kararı ile, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2013 tarihli, ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş ve davalı yüklenici ... vekilince temyiz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.05.2019 tarihli, ███████-1751 Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla, davacının isteminin davalıya ödediği bedelin bugünkü değerinin tahsili, bir başka ifade ile davalıya ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkelerine göre ulaşacağı miktarın tahsili istemine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece, denkleştirici adalet ilkesi gereğince davacı tarafça ödenen satış bedelinin dava tarihinde ulaştığı alım gücünün belirlenerek, bu miktarın rayiç bedelini aşmamak üzere davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesi gerekir iken HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmolunmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 28.04.2023 tarihli karar ile, davacı tarafından sözleşme kapsamında davalıya 150.000,00 Türk Lirası ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, müteahhit ... ve davacı arasında düzenlenen .... Noterliği'nin 19.11.1996 tarihli, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde satış bedelinin 50.000.00 eski Türk Lirası olarak ödendiğinin belirtildiği, davalı müteahhit vekilince sunulan 21.09.2010 tarihli beyan dilekçesinde de davacı tarafından 50.000,00 eski Türk Lirası ödeme yapıldığının beyan edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan müteahhit ... ve dava dışı ... arasında düzenlenen adi yazılı sözleşme ve bedel ödenmesine ilişkin imzalı belge sureti dosyaya sunulmuş ise de; davalılar murisi müteahhit ... vefat ettiğinden belge içeriği ile ilgili isticvapı yapılamayıp imza örnekleri alınamadığı, aynı sebeple davacının yemin deliline başvurmak isteyip istemediğinin de hatırlatılmadığı, bu nedenlerle davacı tarafından ispat edilen 50.000,00 eski Türk Lirası ödemenin, alınan bilirkişi raporu uyarınca dava tarihinde ulaştığı ortalama değerin 1.504,50 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.504,50 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 28.04.2023 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemiz 14.11.2021 tarihli, 2024/2 Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, davalı yüklenici 50.000,00 eski Türk Lirası tahsil ettiğini iddia etmiş ise de dosya arasında bulunan 01.11.1991 tarihli belgede, yapılan ödemelerin peşin ve taksitli değerleri toplamının 142.500,00 eski Türk Lirası olduğunun anlaşılması, yüklenicinin cevap dilekçesinde taşınmazı 150.000,00 Türk Lirası'na sattığını beyan etmesi ve yargılama sırasında yüklenici ve ölümünden sonra da mirasçılarınca 01.11.1991 tarihli ödeme belgesindeki imzalara itirazlarının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, belgedeki ödemelerin sabit kabul edilmek suretiyle dava tarihindeki güncellenmiş değerinin sadece yüklenici ... mirasçılarından müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece 50.000,00 eski Türk Lirası'nın güncellenmiş değerinin yüklenici ve arsa sahibinden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu iptali ve tescil talebi kabul görmeyen davacının ödediği bedelin güncel değerinin iadesini isteyebileceği, dosya arasında bulunan 01.11.1991 tarihli belgeye göre davaya konu taşınmaz için yapılan ödemelerin peşin ve taksitli değerleri toplamının 142.500,00 eski Türk Lirası olduğu, dosyada mevcut 26.12.2022 tarihli hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca 142.500,00 eski TL'nin Dolar, Euro, ÜFE, TÜFE, altın, en yüksek memur maaşı artış oranı, asgari ücret
üzerinden değerlendirilmek suretiyle 03.05.2010 dava tarihinde ulaştığı ortalama değerin 75.855,83 TL olarak hesaplandığı, davacının bu tutarı sadece ödemelerin yapıldığı yükleniciden talep edebileceği, davacının tapu iptali ve tescil talebiyle ilgili verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden mahkemece yeniden değerlendirme yapılmamışsa da, icrada tereddüt uyanmaması için bozma öncesi bu taleple ilgili verilen hükmün bu hükümde de tekrar edildiği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenen bedelin iadesi talebinin kabulü ile 75.855,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı yüklenici ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde, davada 150.000,00 TL talep edilmesine rağmen mahkemece kısmi kabul karar verilmekle birlikte tam kabul gibi hatalı hüküm kurduğunu, alacak talebi kısmen kabul edildiğinden davalılar lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin buna göre hesaplanması gerektiğini, davalı ... Garip yönünden hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, 27.12.2022 tarihli raporun denkleştirici adalet ilkesine uygun hesaplama yapmadığından, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, daha fazla veri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenici temlikine dayalı tapu iptal ve tescil aksi halde ödenen bedelin dava tarihi itibariyle güncellenen değerinin tahsili istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, anlaşılmakla davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından 150.000,00 TL üzerinden harç yatırılarak talepte bulunulmakla birlikte, 75.855,83 TL üzerinden davanın kabulüne şeklinde hüküm verildiği, ancak verilen hükmün davanın kısmen kabulü niteliğinde olduğu, buna göre de davalı yüklenici mirasçılarına reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama gideri yönünden kabul ve red oranlarına göre hüküm kurulması gerekmesine rağmen mahkemece belirtilen yönler gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/9. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "ödenen bedelin iadesi talebinin KABULÜ ile" ibaresinin çıkartılarak yerine “ödenen bedelin iadesi talebinin kısmen kabulü, fazlaya ilişkin istemin reddi ile," ibaresinin yazılması, (4) numaralı bendin sonuna" hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 15.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine" ibaresinin eklenmesine, (6) ve (7) no.lu bendlerinin tümden çıkarılarak yerine," 6-Davacı tarafından yapılan 4.005,80 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 2.002,90 TL'sinin davalı yüklenici ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı yüklenici ... mirasçıları tarafından yapılan 230,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 113,68 TL'sinin davacıdan alınarak, davalı ... mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine, bakiyesinin davalı yüklenici üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!