İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, benzer markalar arasındaki karıştırılma ihtimali ve kötü niyet iddialarını içeren marka hükümsüzlüğü davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi hükümsüzlük kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen karar.
Özet: Bu istinaf incelemesinde, davacının "..." markası ile davalının "..." markası arasındaki benzerlik iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davası ele alınmıştır; ilk derece mahkemesi davalı markasının 44. sınıftaki belirli mal ve hizmetler için kısmi hükümsüzlüğüne karar verirken, davalı bu kararı istinaf ederek markalar arasında iltibas tehlikesi olmadığını, davacının 44. sınıfta kullanımı bulunmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu ve ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak hatalı hüküm kurduğunu savunmuş, davacı ise iki markanın fonetik ve anlamsal olarak yüksek benzerlik taşıdığını belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kendisine ait ... no ile tescilli "..." markasının tescilli olduğunu, davalı tarafın daha sonra tescil edilmiş olan ... sayılı "..." markasının SMK 5/1(ç), 6/1, 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait markanın davacı markası ile benzerliği bulunmamakta olup, davacının 44. Hizmet sınıfına ilişkin kullanımı bulunmadığını, müvekkilinin kendi adından söz ettirmeye başlayınca, müvekkilin Pazar payından yararlanmak saikiyle kötüniyeti olarak bu davanın açıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ... olup, sağlık hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresinin herkes tarafından kullanılabilen bir ibare olup, davacı ya da başka/ 3. kişinin himayesinde olabilecek bir ibare olmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacıya ait "..." markası ile müvekkiline ait "..." markası birbiri ile benzememekte olup, davacıya ait marka ... tarihinde tescil edildiğini, davacının tescil tarihinden önceki bir tarih olan █████/2022 tarihinde yapıldığını, davacıya ait "..." markası ...'de tescil edilmiş olup, müvekkiline ait "..." markasının başvuru tarihinin ise █████/2022 olup, davacının Kötü Niyet iddiasının yersiz olduğunu, davacının ... Tescil No.lu "..." Markasını Kullanmadığını, davacının marka kullanımına ilişkin ekte sunulan görseller incelendiğinde, davacı halihazırda 44. ve 45. Sınıftan başvurulan █████/2020 Başvuru Tarihli, ... Başvuru Numaralı, █████/2020'de REDDEDİLEN ¸(İptal edilen Marka) kullandığını, tescili olmayan, marka başvurusu İptal edilen marka görselini tabelasında kullandığını, bu nedenlerle müvekkili şirkete ait markanın kısmen hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli ikame edilen haksız, yersiz, usule ve yasaya aykırı, kötü niyetli davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." markasının tescilli bulunduğu 44. Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. İşyeri ve personel sağlığı danışmanlık hizmetleri.” bakımından kısmi hükümsüzlük koşulları oluştuğundan bu sınıflardaki belirtilen mal ve hizmetler yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; "..." markasının kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, mahkemenin itirazları değerlendirmeksizin yalnızca bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, "..." markasının ayırt edici unsurlarıyla birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ortalama tüketicinin markayı bütünsel olarak algıladığını ve bu açıdan bakıldığında "..." markasıyla arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, "..." ibaresinin yanında nokta işareti bulunmaması sebebiyle harflerin tek tek seslendirilerek telaffuz edildiğini, bu ibarenin herkesçe kullanılabilir nitelikte olup davacının inhisarında olmadığını , davacının 44. sınıf kapsamında bir kullanımının bulunmadığını, bu davanın pazar payından yararlanma saikiyle ve "alan kapatma" amacıyla kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkiline ait marka başvurusunun davacının tescil tarihinden önce yapıldığını ve TPMK tarafından benzerlik görülmeyerek tescil edildiğini, davacının dava konusu ettiği markayı değil, daha önce başvurusu reddedilen başka bir ibareyi kullandığını, yerel mahkemenin ek rapor taleplerini reddetmesinin usule aykırı olduğunu ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı hükmün bozulması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını, davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu markasının yer aldığı tabelasının şirketin dış cephesinde yer aldığını, Müvekkilin "..." markası ile Davalı Yana ait "..." markası son derece benzer olduğunu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ... ifadesi ... kelimesinin kısaltması olduğundan, "..." markası tüketiciler nezdinde "..." olarak okunduğunu bu nedenle her iki marka gerek işitsel gerekse anlamsal açıdan birebir ve aynı olduğunu ileri sürerek ilk istinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ... sayılı “...” markasının 44. Sınıf hizmetlerde kısmi hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait ... tescil numaralı “...” markasının tescilli olduğunu, davalı adına daha sonra tescil edilen ... sayılı “...” markası ile ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu ve kötüniyetle tescil edildiği ileri sürülerek SMK ’nun 5/1(ç), 6/1, 6/9 ve 25. maddeleri uyarınca ... sayılı "..." markasının "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri" hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın davacı markası ile benzerliği bulunmadığını, davacının 44. hizmet sınıfına ilişkin kullanımının olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, müvekkil şirket yetkilisinin ... olduğunu ve sağlık hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresinin herkes tarafından kullanılabileceğini, davacı markasının tescil tarihinin ... olduğunu, buna karşılık davalı markasının başvuru tarihinin █████/2022 olduğunu, davacının kötü niyet iddiasının yersiz olduğunu, davacının ... tescil numaralı markasını kullanmadığını, davacının başka bir başvuruya ait ve reddedilmiş marka görselini kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Marka kayıtlarına göre, 13.10.2020 başvuru tarihli, ... tescil numaralı “...” markasının 44 ve 45. sınıflarda ... tarihinde davacı adına, ... tescil numaralı “...” markasının ise 44. sınıfta █████/2022 tarihinde davalı adına tescil edildiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda, ... numaralı “...” markasının davacı adına, ... numaralı “...” markasının davalı adına tescilli olduğu, davalı markasının Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1(ç), 6/1 ve 25. maddeleri uyarınca 44. sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri, veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler, peyzaj tasarımı hizmetleri, işyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri” bakımından kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece , davalı markasının kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabulüyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı “...” markasının 44. sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri, veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, işyeri ve personel sağlığı danışmanlık hizmetleri” bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf talep edilmiştir.
Davacıya ait 13.10.2020 başvuru tarihli , ... tescil numaralı “...” markasının 44 ve 45. sınıflarda tescil edildiği,davalıya ait 05.01.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı “...” markasının ise 44. sınıfta tescil edildiği, her iki markanın 44. Sınıfta “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. İşyeri ve personel sağlığı danışmanlık hizmetleri.” bakımından tescilli oldukları bu haliyle sınıfsal benzerlik bulunduğu , işaretlerin benzerliği yönünden ise, davacı markasının esas unsurunun “...”, davalı markasının esas unsurunun ise “...” ibaresi olduğu, bu ibarelerin “...” şeklinde okunduğu, zira “...” ibaresinin “...” kelimesinin kısaltılmış hali olduğu, dolayısıyla işaretlerin aynı kelime unsuruna dayandığı ve aynı kavrama işaret ettiği dolayısıyla markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde yüksek derecede benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibasa ihtimali nedeniyle davalı adına tescilli markanın 44. Sınıfta anılan hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ayrıca davacının davaya mesnet ... numaralı markasının 20.03.2022 tarihinde tescil edilmiş olduğu, marka sahibinin markanın kullanımına kesintisiz 5 yıl ara vermemek suretiyle kullanma yükümlülüğü bulunduğu ancak dava tarihi itibariyle tescilin üzerinden 5 yıllık süre geçmemiş olduğundan davalının SMK m.19 kapsamında ileri sürdüğü kullanmama definin yerinde olmadığı, sonucuna varılmıştır.
İlk derece mahkemesince aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve markanın ilgili sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2023/... E., 2023/.... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!