Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, sözleşmeden kaynaklanan borcun temerrüdü sonucu oluşan munzam zarar tazminat talebini inceliyor.
Özet: Bu dava, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme kapsamında, davacının proje değişiklikleri ve çevresel düzenlemeler nedeniyle oluşan ek maliyetlerin davalı tarafından ödenmemesi ve önceki icra takiplerine rağmen karşılanmayan zararları sonucunda "munzam zarar" (aşkın zarar) talep etmesi üzerine açılmış olup; davacı, müvekkilinin büyük zarara uğratıldığını ve davalının kötü niyetli hareket ettiğini iddia ederek alacağının tahsilini ve ihtiyati tedbir konulmasını talep ederken, davalı ise davacının zararını somut delillerle ispatlayamadığını ve kesinleşmiş bir alacak olmadığını savunmaktadır; mahkeme ise uyuşmazlığın, Türk Borçlar Kanununun 122. maddesi çerçevesinde, temerrüt faizini aşan bu munzam zararın şartlarının oluşup oluşmadığına odaklanmıştır.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar ...DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili ile davalı arasında 04.10.2010 tarihinde " ..." için sözleşme imzalandığını 20.10.2010 tarihinde yapılan yer teslim tutanağı ile işe başlandığını ... arazi için 06.04.2011 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, müvekkili tarafından gerekli çalışmaların yapıldığını, çevre il müdürlüğünün 04.11.2011 tarih ve 5024 sayılı yazısı üzerine arazinin durumu mahalli çevre kurulu izni, 06.10.2010 tarih ve 27721 sayılı yönetmelik gereği proses değişikliği ve bundan dolayı ilave edilmesi gerekli ünitelerle ilgili olarak 17.01.2012 tarihinde.... başkanı ... tarafından bir takım eksiklikler tespit edildiğini ve bu eksikliklerin tamamlatılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yerine getirildiğini ancak davalı tarafça müvekkilinin davalı taraftan oluşan farklar nedeniyle alacağının oluştuğunu ancak alacağının ödenmediğini bu nedenle ... esas sayılı dosyasında başlatılan takipten kaynaklı alacağın müvekkilinin zararından oldukça düşük olduğunu, davalının müvekkilinin hak kazandığı alacağını ödememe yönündeki iradesinin müvekkilini oldukça zarara uğratması ve davalının kötü niyetli olması bu süreçte müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme maksadıyla hareket etmesinin önlenmesi bakımından müvekkilinin alacağının tahsilinin temini bakımından davalı şirket adına kayıtlı menkul-gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir . CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının alacaklı olduğuna ilişkin henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, davacının somut delillere zarara uğradığını ispat etmediğini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE:Davanın; Taraflar arasında █████/2010 tarihinde aktedilen "... yapımı ve deneme işletme işi" sözleşmesi kapsamında ...Esas sayılı dosyada hükmedilen bedelin ...sas sayılı icra dosyasında ve ... esas sayılı dosyasında (İstinaf kararında ilk derece kararındaki faiz tarihinin değişikliği nedeniyle başlatılan icra takibi) tahsil edilmesiyle karşılanmayan munzam zarar tazminat talebine ilişkin olduğu uyuşmazlığın munzam zarar şartlarının oluşup oluşmadığı ilişkin olduğu anlaşıldı.... esasa sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır....esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. TBK’nın 122. Maddesine göre “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.”... (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir. ... (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ilk koşul, bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır. Bu para borcunun kaynağının, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliği için herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu anlamda TBK’nın 122. maddesi, kaynağı ne olursa olsun temerrüt faizi yürütülebilir nitelikte olmak koşuluyla bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahiptir. Borcun dayanağı haksız fiil, sözleşme, sebepsiz zenginleşme, kanun yahut vekâletsiz iş görme olabilir. Öte yandan hemen belirtilmelidir ki; aşkın (munzam) zarar borcunun hukukî sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. Bu nedenle borçlunun aşkın (munzam) zararı tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun, ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur. Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ikinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. Ancak alacaklının zararının temerrüt faizinden az yahut temerrüt faizine eşit olması durumunda, zararın temerrüt faiziyle karşılanacak olması sebebiyle aşkın (munzam) zararın varlığından söz edilemez. Bu aşamada TBK’nın 122. maddesi kapsamına kanunî temerrüt faizinin yanında akdi temerrüt faizinin uygulandığı borç ilişkileri de dâhildir. Eş söyleyişle alacaklının, borçlu ile arasındaki hukukî ilişkiden doğan temerrüt faizinin akdi yahut yasal olması, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğine engel teşkil etmez. Burada önem arz eden husus alacaklının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararının mevcudiyetinin ispatıdır. Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır. Zira aşkın (munzam) zarar sorumluluğu, temerrüt faizinden sorumluluktan farklı olarak kusur sorumluluğuna dayanmakta olup burada aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Ancak aşkın (munzam) zarar iddiasının ileri sürüldüğü durumlarda sorumluluk için, diğer koşulların varlığı durumunda borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Başka bir anlatımla temerrüt sonrasında borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun alacaklı tarafından ispatı gerekmez. Aksine borçlu, temerrüde düşmede kusursuz olduğunu ispatlamadıkça ortaya çıkan aşkın (munzam) zarardan sorumludur. Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken son koşul ise; borçlunun temerrüdü ile alacaklının aşkın (munzam) zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyetidir. Bu çerçevede alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi ile ileri sürdüğü aşkın (munzam) zarar olgusu arasındaki illiyet bağını ispatla yükümlüdür. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Anılan hususların varlığı alacaklıyı munzam zararın gerçekleştiğini ispat yükünden kurtarmaz. (... Sayılı █████/2021 Tarihli kararı)Aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Ayrıca borçlu, ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamakla sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki kusursuzluk, temerrüde düşmekteki kusursuzluktur. Yoksa, temerrüde düştükten sonraki aşamada gelişen olaylarda (yargılamanın uzaması vs.) aranan bir kusur değildir. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır. Somut olayda yukarıda anılan mahkeme kararına karşı istinaf edilmiş olduğu, davalı tarafından davanın uzamasını sağlamak için hile ve desiseye başvurduğuna dair bir emare bulunmadığı gibi, tahkim kararının davalı tarafından itiraz ve istinaf edilmiş yoluna başvurulmuş olmasında da davalının yasal haklarının kullandığı ve TBK 122. Maddedeki şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ( ... kararları ) HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Davanın REDDİNE;2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harcın düşümü ile kalan 345,55 TL karar harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, ,4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025....