İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, satım sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin itirazın iptali davasında takas-mahsup defi ile bekletici mesele taleplerinin reddedildiği ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davalının ticari defterlerinde alacağı kaydetmesi ve mal teslimini inkar etmemesine rağmen, gecikmeli teslimat ve takas/mahsup yönündeki savunmalarını süresinden sonra sunulması nedeniyle kabul etmeyerek, bilirkişi raporuyla tespit edilen alacağın kısmen kabulüne, davacının takip öncesi temerrüt oluşturmadığı gerekçesiyle faiz talebinin reddine, ancak haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmetmiş ve davalının bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:30.06.2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalı adına düzenlediği 30.12.2020 tarihli faturanın bakiye 11.399,16 TL kısmının ödenmemesi üzerine İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı şirketin UETS adresine 27.12.2021 tarihinde gönderilmiş ve 01.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili süresinden sonra 16.03.2022 tarihinde beyan dilekçesi sunmuştur.Davalı vekili, beyan dilekçesinde özetle; ... şirketinin fason imalatı için gereken kumaşların temini için davacı ile imzalanan sözleşme kapsamında kumaşın 02.11.2020 tarihinde teslimi gerektiğini, ancak bu tarihe kadar teslim edilmeyen kumaşların teslimi için e-posta gönderildiğini, davacının teslim etmediği kumaşların başka bir tedarikçiden temin edildiğini, gecikme nedeniyle ... tarafından müvekkili şirkete 13.01.2021 tarihli ve 55.669,80 TL bedelli reklamasyon faturası gönderildiğini, sözleşme uyarınca teslimin en fazla 2 gün gecikebileceği ve bu süreyi aşan gecikmelerden dolayı oluşacak reklamasyon ve indirimlerin satıcıya yansıtılacağını, anılan hüküm gereğince müvekkilinin de aynı bedelli 11.03.2021 tarihli fatura ile davacıya yansıttığını, reklamasyon faturasının ödenmemesi üzerine Büyükçekmece 3. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, yargılama sırasında müvekkilinin alacağının sabit olduğunun ortaya çıkması halinde, davacı alacağının müvekkili şirket alacağına takas ve mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler sahibi leh ve aleyhine delil mahiyetindedir. Davalı davacı alacağını ticari defterlerine kayıt etmiştir. Keza davalının fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğine yönelik bir savunması da bulunmamaktadır. Davalı iddiası malların süresinden sonra teslim edildiğine yöneliktir. Ne var ki davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Bu nedenle davalının savunmasının genişletilmesi mahiyetindeki süresinden sonra ürünlerin teslim edildiği, bundan doğun zararı bulunduğu ve bunun tespit edilerek var ise davacı alacağından takas ve mahsup edilmesine yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiştir.Takas mahsup talebi cevap dilekçesi süresi içinde defi olarak ileri sürülebilecek olup bundan sonra yöneltilmesi halinde dinlenemez. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin █████/2020 tarih █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.Davalı her ne kadar mahkememiz dosyasının Bakırköy 4. ATM nezdinde görülen yargılamanın sonucunun beklenmesi talebinde bulunmuş ise de mahkememiz dosyasının fatura alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine itiraza ilişkin olduğu; bekletici mesele yapılması istenen dosyanın ise dava dışı şirket ile yapılan sözleşmedeki ceza-i şart bedelinin rücusuna ilişkin itirazın iptali davası olduğu, her iki dava arasında bekletici mesele yapılması gereği ve zorunluluğunun da bulunmadığı, Bakırköy 4. ATM nezdinde yürütülen yargılamada verilecek olan hükmün mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği, davalı lehine hüküm kurulması halinde dahi davalının bunun tahsilini her zaman davacıdan talep edebileceği ve takas mahsup işlemlerinin icra müdürlüğü aşamasında da yapılabileceği hususları dikkate alınarak davalının bekletici mesele talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.Davalı, icra takibi ve bilirkişi raporu ile tespit edilen bedeli davacıya ödediğine ilişkin bir kayıt sunmamıştır. Sonuç olarak bilirkişi raporunda belirlenen rakam üzerinden davacının davasının kısmen kabulü cihetine gidilmiştir. Davacı davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürmemiştir. Bu nedenle takip öncesi faiz isteği yerinde değildir. İcra takibinde yasal faiz isteminde bulunulmuştur. Alacak likit ve takibe yapılan itiraz haksız olduğundan %20 icra inkar tazminatına da hükmolunarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 10.782,70 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... Şirketi'ne yapılacak fason imalat için gereken kumaşların davacıdan satın alınması için sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre kumaşların 02.11.2020 tarihinde teslimi gerektiğini, davacının uyarılara rağmen kumaşı süresinde teslim etmemesi üzerine, müvekkilinin başka bir tedarikçiden kumaş alarak siparişi geç de olsa tamamlandığını, ancak gecikme nedeniyle ... tarafından 55.669,80 TL reklamasyon faturası gönderildiğini, Sözleşmenin 3.maddesinde teslimin en fazla iki gün gecikebileceği, bunu aşan gecikmelerden dolayı oluşacak reklamasyon ve indirimlerin satıcıya yansıtılacağı, buna göre müvekkilinin de aynı bedelli 11.03.2021 tarihli faturayı davacı adına düzenlediğini, davacının ödemediği fatura borcunun tahsili için Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, Bu davada takas mahsup talebinin ileri sürüldüğünü, bu dosyanın diğer dosya için bekletici mesele yapılması talebinin mahkemece kabul edilmediğini, TBK'nın 139.maddesine göre takas hakkı bulunduğunu, müvekkilinin takas defini dava açılmadan önce bir çok kez ileri sürdüğünü, davacının kabul etmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, takas defisinin bozucu yenilik doğuran bir hak olması sebebiyle karşı tarafa ulaştığı anda sonuç doğurduğu hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, dava aşamasında takas defi ileri sürülmemiş olsa bile, bu defiye davacı tarafından açıkça karşı konulması gerektiğini, oysa bu davada davacı tarafça, davalının ileri sürdüğü defiye karşı çıkılmadığını, davacının karşı çıkmadığı definin mahkemece dikkate alınması gerektiğini, Mahkemenin, bekletici meseleye ilişkin gerekçesi ile Bakırköy 4. ATM'deki davanın bu davayı etkilemeyeceğine ilişkin gerekçesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin ödeme yapması halinde alacağını tahsil edemeyeceğini, davacının alacağı daha az olduğundan, bekletici mesele yapılması halinde davacının alacağının sona erebileceğini Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı,davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında, davacının takip konusu ettiği satım faturasına konu malın alıcıya teslim edildiği ve satım faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.Bilirkişi raporunun 4. sayfasında, davalının reklamason faturası hariç tutulduğunda, davacının davalı defterine göre de alacaklı olduğu belirlenmiştir. Satım sözleşmesi nedeniyle davacı davalıya 30.12.2020 tarihli ve 37.732,27 TL bedelli faturayı düzenlemiştir. Davalının satım borcunun bir kısmını ödediği, ödenmeyen 11.545,83 TL alacak ile 146,47 TL işlemiş faizinin tahsili amacıyla davacının İstanbul 28.İcra Müdürülüğünün ... sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itiraz üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davalı, sözleşmenin 3. maddesine göre, davacının ifada gecikmesi nedeniyle kendi müşterisi olan ... tarafından düzenlenen 13.01.2021 tarihli ve 55.669,80 TL bedelli reklamasyon faturası üzerine, aynı bedelli ve 11.03.2021 tarihli faturayı davacıya göndermiş ve fatura davacı tarafından iade edilmiştir.Davalı bu davada takas ve mahsuba konu ettiği alacağını ayrıca Büyükçekmece 3.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konu etmiştir. İtiraz üzerine Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında 20.05.2022 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, bu mahkemenin 30.05.2022 tarihli kararı ile dosyanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının birleştirildiği anlaşılmıştır.Davalı süresinde sonra sunduğu dilekçesinde, davalar arasındaki irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesini ve alacağın takas mahsubunu istemiştir. Mahkemece davaların birleştirilmemiş ve takas savunmasının süresinde yapılmadığı belirtilmiştir. Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. m. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir.Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler,7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp, sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Yargıtay HGK'nun 04.03.2021 tarihli ve ███████-496 E., ████████ K. sayılı kararı). Bu durumda, yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden mahsup savunmasının her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Takas da TBK'nnı 139 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir borcu sona erdirme nedeni olup, itiraz olarak ileri sürülebilir. Davacının eldeki davadaki talebi takas savunması niteliğindedir. TBK'nın 139.maddesine göre iki kişiyi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağının borcuyla takas edebilir. TBK'nın 143/1. maddesi uyarınca takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır. Davalı, Büyükçekmece 3.İcra Dairesinde başlattığı takibe yönelik itiraz üzerine, itirazın iptali davası açmış ve davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır. Dosyamızdaki davacı bu davada davalı olarak yer almakta olup, bu dosyadaki davacının açtığı alacak davasından takas mahsup talebinde bulunmuştur. Ancak bu dosyada takas talebinde bulunan davalının, takasa konu ettiği alacağını başka bir takibe konu edip davada istediği görülmektedir. Takasın karardan sonra dahi ileri sürülme olanağı bulunması, her iki davanın birbiri ile birleştirilmesinin zorunlu kılacak bir irtibatının bulunmaması, her iki davanın ayrı ayrı yürütülerek sonuçlandırılması ve sonuçta alınacak ilamların infazı sırasında takas savunmasının ileri sürülmesinin mümkün olması karşısında ileri sürülen bu husus kararın kaldırılması sebebi yapılamayacaktır. Bu dava dosyasının geldiği aşama, davacının satımdan kaynaklanan alacağının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, her iki dosyadaki yargılamanın süreci dikkate alındığında, mevcut şekliyle dosyaların birleştirilmesine veya birinin diğerinin sonucunu beklemesine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı dikkate alınarak davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esestan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 552,45 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!