17 yaşındaki motosiklet sürücüsünün %85 malul kaldığı trafik kazası davasında, manevi tazminatın adalete uygunluk ve doyum ilkesi gereği Yargıtayca yetersiz bulunarak artırılması.
Özet: Trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacının manevi tazminat talebine ilişkin bu kararda, ilk derece mahkemesince belirlenen 100.000 TL manevi tazminat miktarı, bölge adliye mahkemesi tarafından davacının uygun sürücü belgesinin bulunmaması gibi etkenler değerlendirilerek 50.000 TLye düşürülmüştür; ancak Yargıtay, davacının maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, tarafların kusur oranı ve sosyal ekonomik durumu gözetilerek hükmedilen tazminatın az olduğu, daha üst düzeyde bir tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, bozmaya uyan bölge adliye mahkemesi yeniden 100.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.03.2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalının idaresindeki otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek 180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davacının meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporuna göre davacı ve davalının meydana gelen kazada eşit oranda kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 85 oranında malul kaldığı, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, davacının kazada başından yaralandığı ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile somut olayda, olay tarihi, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ile uygun sürücü belgesinin bulunmadığı gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın 26.03.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.02.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamıyla; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç; edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; davaya konu trafik kazasında yaralanan davacının maluliyet oranı, davacının kaza tarihindeki yaşı, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumu ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının davaya konu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davacının davaya konu kaza nedeniyle başını çöp konteynerine çarptığını, çarpmanın etkisi ile kafatasının parçalandığını, beyninden yaralandığını, hafızasını, bilincini ve beyin fonksiyolarını kaybederek felçli hale geldiğini, dosya kapsamında alınan rapora göre davacının %85 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, davalı taraf lehine reddedilen dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını, Anayasa Mahkemesinin ███████ E. ████████ K. sayılı kararı ile; manevi tazminat davalarında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda reddedilen miktar yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza esnasında dikkatini yola vermediğini, sürücü belgesi bulunmadığını, başında kaskının takılı olmadığını, davacının meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen ek kusur raporu alınmadığını, maluliyet oranının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davaya konu trafik kazasında yaralanan davacının maluliyet oranı, davacının kaza tarihindeki yaşı, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının uygun olduğu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!