Toplu iş sözleşmesinden kaynaklı süt ve yoğurt yardımının yevmiyeye eklenerek fark alacaklarının tahsili istemiyle açılan davanın, bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, bir çalışanın toplu iş sözleşmesiyle belirlenen süt ve yoğurt yardımının günlük ücretine eklenmesi gerektiğini savunarak, bu eklememenin yol açtığı eksik ücret, ikramiye, fazla çalışma gibi fark alacaklarının tahsilini talep etmesi üzerine ortaya çıkan uyuşmazlığı ele almaktadır. Davalı işveren belediye, bu yardımın sosyal bir hak olduğunu ve günlük ücrete dahil edilemeyeceğini iddia etse de, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararı ve istinaf incelemesinden sonra bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmış, böylece çalışanın fark alacaklarına hak kazanması kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığında (Belediye) çalıştığını, davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 37/d maddesi ile süt ve yoğurt yardımının her ay ücretine eklenerek ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sendika üyesi olmasına rağmen yevmiye artışındaki ödemelerin yapılmadığını, aylık yevmiye artışı şeklindeki süt ve yoğurt yardımının ödenmesi talebiyle açılan emsal davaların kabul edilerek kesinleştiğini ancak kesinleşen hükme rağmen davalı Belediyenin yevmiye artışlarının usulüne uygun bir şekilde bordrolarına yansıtılmadığını, ilave edilmesi gereken tutarın dikkate alınmadığını iddia ederek ücret, ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının daha önce açtığı davanın süt ve yoğurt yardımı alacağına ilişkin olduğunu, bu dava neticesinde ödemenin kendisine yapıldığını, süt ve yoğurt yardımına ilişkin düzenlemenin daha sonra imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer almadığını, süt ve yoğurt yardımının toplu iş sözleşmesi ile belirlenen bir sosyal yardımdan ibaret olduğunu, yevmiye içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında söz konusu kararın kesin nitelikte olduğu, kaldırma kararı doğrultusunda 12.02.2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; dava konusu fark ücret alacaklarına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Süt ve yoğurt yardımının 2014-2017 yılları arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinde öngörüldüğü, sonraki toplu iş sözleşmeleri ile bu uygulamanın kaldırıldığı, 2. Süt ve yoğurt yardımının sosyal bir yardım olduğu, yevmiyeye eklenerek fark ücret hesabı yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; süt ve yoğurt yardımına ilişkin yapılan ödemenin davacının yevmiyesine eklenip eklenemeyeceği ile buna bağlı olarak fark alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,