Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin süresinde teslim edilmeyen taşınmaz nedeniyle feshi ve bağlı kredi sorumluluğu talebinin, delil avansı yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamındaki taşınmazın vaktinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı feshini ve ödenen bedellerin iadesini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin keşif ve bilirkişi avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine temyiz yoluna başvurarak, bu ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın mevcut delillerle değerlendirilmesi gerektiğini, gayrimenkulün teslim durumu, kredinin bağlı kredi niteliği, bankanın sorumluluğu gibi hukuki konuların ve davalı şirketin konkordato sürecinin etkisinin mahkemece incelenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., 2025/... K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2021/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; .... Projesi kapsamında davalı .... ile müvekkili arasında 04.05.2017 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, 215.000,00 TL satış bedelinden, müvekkilinin davalı ... şirketine 115.000,00 TL peşinat verdiğini ve geri kalanı için davalının yönlendirmesi ile diğer davalı banka nezdinde, 100.000,00 TL bağlı kredi kullandığını, projenin bütün olarak davalı banka tarafından finanse edildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirerek kredi taksitlerini ödediğini, yapılan sözleşmede bağımsız bölümlerin 31.12.2017 tarihinde teslim edileceği belirtilmesine rağmen teslimin yapılmadığını, bağlı kredi nedeniyle davalı bankanın geç teslimden kaynaklı zarardan sorumlu olduğunu, satıcı ile akdedilen sözleşmenin feshi nedeniyle diğer davalı banka ile akdedilen kredi sözleşmesinin de hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek; davalı şirketle akdedilen sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile (sözleşme kapsamında ödenen tutarlardan davalıların sorumlu olduğu miktarların ve sorumlu oldukları sürenin tespiti yargılamayı gerektirdiğinden belirsiz alacak davamızın kabulü ile) şimdilik, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili; davacıya kullandırılan kredi bağlı kredi mahiyetinde olmadığından müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili bankanın diğer davalı şirketin projesini finanse ettiğine ilişkin hiçbir taahhütte bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bağlı kredi kuruluşunun sorumluluğunun kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olduğunu ve teslimden itibaren bir yıl içinde dava açılması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.2.Davalı ....; cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... şirket arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, davacının bu sözleşme bedelinin ödenmesi için davalı bankadan kredi kullandığı, taşınmazın süresinde teslim edilmediğini, sözleşmeyi haklı nedenle fesh ettiğini, kullanılan kredinin bağlı kredi olduğunu iddia ettiği, iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacının taleplerinden hiçbirinin mahkemece değerlendirilebilecek talepler olmadığı, süresinde keşif ve bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; iddia ve savunma kapsamında da sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesine yönelik talebin değerlendirilebilmesi için keşif ve bilirkişi deliline ihtiyaç duyulduğu, davacının mahkemece verilen kesin süre içerisinde bu delillere ilişkin avansı yatırmaması nedeniyle bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ve mevcut dosya kapsamına göre de davacının iddiasını ispatlayamadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; delil avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davanın mevcut delil durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazın inşaatının süresinde tamamlanıp tapu devrinin yapılıp yapılmadığı / teslim edilip edilmediği tapu kayıtları ile sabit olduğunu, kullandırılan kredinin bağlı kredi olup olmadığı, davalı bankanın sorumluluğu ve sınırlarının da mahkeme tarafından değerlendirilmesi gereken hukuki konular olduğunu, davalı şirketin, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile konkordato isteminde bulunduğunu, kararın Yargıtay tarafından bozulması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile dava reddine karar verildiğini ve davacının temyiz itirazları reddedilerek kararın kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesince bu hususlarda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığını, konkordato sürecinin huzurdaki davaya etkisi yönünde tasarrufta bulunulmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı şirket ile davacı arasında yapılan sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile davacının ödemiş olduğu satış bedelin davalı şirketten ve bağlı kredi kapsamında davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Davacı eldeki dava ile, davalı şirket ile yapılan sözleşme kapsamında süresinde taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ile sözleşme kapsamında ödenen bedelin davalı şirketten ve bağlı kredi kapsamında davalı bankadan tahsilini istemiştir. Mahkemece davacının taleplerinden hiçbirinin mahkemece değerlendirilebilecek talepler olmadığı, süresinde keşif ve bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de davalı şirket tarafından taşınmazın süresinde teslim edildiğine ve sözleşmenin feshinin haksız olduğuna ilişkin bir beyan veya dosya kapsamında bu hususta bir belge bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafça sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin davalı şirketten ve bağlı kredi bulunduğu iddiası ile davalı bankadan tahsili istendiğine göre Mahkemece dosya içerisinde yer satış sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve ekleri ile davacının ödemeye ilişkin sunduğu diğer belgelerin hep beraber değerlendirilmesi suretiyle çözüme kavuşturulabileceği dikkate alınarak, davacının feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayanıyor ise davalı bankanın verdiği kredinin bağlı kredi olup olmadığı, davalı bankanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, mahkemece mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.HMK'nın 371.maddesi gereği temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.