Mal rejiminin tasfiyesi davasında, miras yoluyla elde edilen kişisel malın satışı ile edinilen yeni taşınmazın, Türk Medeni Kanununun 220. maddesi uyarınca kişisel malın yerine geçen değer olarak kabul edilmesi gerektiği hakkında Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, mal rejiminin tasfiyesi davasında, evlilik birliği içerisinde edinilen bir taşınmazın, davacı-davalı kadının annesinden miras kalan bir başka taşınmazın satışından elde edilen para ile alındığının dosyadaki delillerle (tanık beyanları ve tapu kayıtları) sabit olması halinde, bu taşınmazın Türk Medeni Kanununun 220. maddesi uyarınca kişisel mal yerine geçen bir değer olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vererek, alt mahkemelerin söz konusu taşınmazı edinilmiş mal sayıp katılma alacağına hükmetmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin TasfiyesiİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı vekili tarafından asıl davada katılma alacağının miktarı, reddedilen katkı payı alacağı ve birleşen davanın tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı-davalı vekilinin ... İli ... İlçesi 1 29... nolu parselde bulunan taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 219. maddesinde edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlanmıştır.TMK'nin 220. maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır.TMK'nin 222/1. maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. TMK'nin 222/3. maddesi uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Ayrıca, ispat yükü TMK'nin 6/1. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece taşınmazın evlilik birliği içerisinde edinildiği, davacı-davalı kadının aşamalardaki kişisel mal savunmalarının banka yahut benzeri kayıtlarla ispatlanamadığı gerekçesi ile bu taşınmaz yönünden katılma alacağına hükmedilmiştir. Davacı-davalı kadın mezkur taşınmazı annesinden miras kalan Ulus'taki taşınmazın satışından elde ettiği para ile aldığını, bu nedenle taşınmazın kişisel mal olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamı ve toplanan delillerden, ... 'teki taşınmazın 20.10.2010 tarihinde kadın adına satış sebebi ile 2/5 hisse ile tescil edildiği, 3/5 hissesinin ise kardeşi adına tescil edildiği, davacı davalı kadının annesinin 1989 yılında vefat ettiği, annesinden mirasen intikal eden İstanbul Ulus'taki taşınmazın, 3/8 hisse ile kadına, 3/8 hisse ile kadının kardeşine ve 2/8 hisse ile kadının babası adına tescil edildiği, akabinde 24.09.2010 tarihinde bu taşınmazın satıldığı, taşınmazın satımından çok kısa bir süre sonra da ... 'teki taşınmazın alındığı ve yine kadın ile kardeşi adına hisseli olarak tescil edildiği, davacı davalı kadın tanıklarının da taşınmazın, davacı-davalı kadının annesinden kalan İstanbul Ulus'taki taşınmazın satışından elde edilen gelir ile alındığını beyan ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; ... İli ... İlçesi 1 29... nolu parselde bulunan taşınmazın kadının kişisel malının satılması sonrasında elde edilen para ile alındığı bu kapsamda, kişisel malın yerine geçen değer olması sebebiyle TMK'nin 220. maddesi uyarınca kişisel mal olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ... İli, ... İlçesi, 1 29... nolu parselde bulunan taşınmaz yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının ... İli, ... İlçesi, 1 29... nolu parselde bulunan taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 3. Davacı-davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.