Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini fesheden aşçının kıdem tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının uygun olduğunu değerlendirerek onamıştır.
Özet: Davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini ve kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini iddia ederek açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının taleplerini kısmen kabul etmiş, davalı işverenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, davalı vekilinin ücret miktarı, fazla çalışma alacağı ve tanık beyanlarına ilişkin temyiz itirazları Yargıtay tarafından yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.04.2013-01.10.2019 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesindeki otelde aşçı olarak çalıştığını, aylık son ücretinin 3.400,00 TL olduğunu, ücretinin asgari ücret kadar olan kısmının bankadan geri kalan kısmının ise elden ödendiğini, 06.3-18.00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığını ve fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, ... Kurumundan alınan kıdem tazminatına esas yazının işverene elden teslim edilmiş olmasına rağmen işveren tarafından müvekkilinin yasal haklarının kısa süre içinde ödeneceği ve yerine biri bulununcaya kadar devam etmesi gerektiğinin talep edildiğini, bu süre içinde çalışmaya devam ettiğini ancak son olarak Kartal 1. Noterliğinin 01.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirkete ait otelde mutfak personeli olarak çalıştığını, haftanın 6 günü yaz sezonunda sabah 08.00-5.00 saatleri, kış sezonunda ise 08.00-14.00 saatleri arasında asgari ücretle çalıştığını, davacının çalıştığı dönemde son zamanlarda işyerinde sık sık diğer personel ile tartışmakla huzursuzluk çıkarttığını, bu nedenle müvekkili işverence birkaç kez sözlü olarak uyarıldığını, işyeri huzurunu bozmaya devam etmesi hâlinde iş sözleşmesinin sonlandırılacağının kendisine bildirildiğini, davacının hafta tatili iznini kullandığını, 01.10.2019 tarihi sonrası 02.10.2019-03.10.2019 tarihinde izinsiz işe gelmemesi üzerine bu konuda işyerinde gerekli tutanaklar tutulduğunu ancak davacının fesih ihtarnamesinin 04.10.2019 tarihinde müvekkiline ulaşıp bunun üzerine davacının işten çıkış iradesine uygun olarak istifa koduyla gerçekleştirildiğini, davacının emeklilik nedeniyle işyerinden ayrılmadığını, işveren tarafından haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedileceğini anlayan davacının aslında emekli olma iradesi taşımamasına rağmen bu gerekçeyi kullanarak istifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 02.04.2013-01.10.2019 tarihleri arasında 6 yıl 6 ay çalıştığı, yaş hariç emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanacağı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının tanık beyanlarına göre ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, ücret ve yıllık ücretli izin talebinin de yerinde olduğu ancak hafta tatili ücret alacağının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının fazla çalışma ücreti alacağı olmadığını,2. Tespit edilen ücretin hatalı olduğunu ve davacının asgari ücretle çalıştığını,3. Davacıdan önce işten ayrılmış olan davacı tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ücretin miktarı ile dava konusu alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.