EYT kapsamında emekli olup yeniden işe başlayan çalışanın, işyeri devri nedeniyle önceki hizmet süresi birleştirilerek eksik ödenen kıdem tazminatının tahsili davası.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının işyeri devri yoluyla iki farklı işverende geçen ve EYT kapsamında emekli olup derhal yeniden işe başlamasıyla kesintiye uğramadığı savunulan hizmet sürelerinin birleştirilerek fark kıdem tazminatı talep etmesi üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, ödenen kıdem tazminatının yetersiz olduğu ve iş ilişkisinin devamlılık arz ettiği gerekçeleriyle tüm çalışma dönemlerinin birleştirilerek davacıya fark kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiği 20.09.2023 tarihine kadar kaporta boya ustası olarak çalıştığını, davacının ilk olarak 02.10.2001 tarihinde ... Otomotiv Ltd. Şti.nde (... Otomotiv) çalışmaya başladığını ve bu Şirketin 14.01.2009 tarihinde kapanarak faaliyetine 23.01.2009 tarihinde kurulan davalı işveren olarak devam ettiğini, müvekkilinin hizmet süresinin tespitinde her iki Şirketteki çalışmasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin 09.03.2023 tarihinde EYT kapsamında emeklilik üzerine çıkışı yapılarak kendisine 241.000,00 TL kıdem tazminatı adı altında ödeme yapılmış ise de söz konusu ödemenin eksik olduğunu, ardından yeniden işe girişi yapılarak iş sözleşmesinin 20.09.2023 tarihi itibarıyla sona erdirildiğini, önceki dönemlerin tasfiye edildiğinden söz edilemeyeceğini ve hak ettiği kıdem tazminatının tüm hizmet süresi ve 20.09.2023 tarihindeki son ücret ve tazminata esas ücreti gözetilerek hesaplanması gerektiğini ileri sürerek fark kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili Şirkette 04.02.2009 tarihinde işe başladığını, dava dışı Şirket ile müvekkili Şirket arasında işyeri devri bulunmadığını, bu nedenle dava dışı Şirkette geçen hizmet süresinin dikkate alınmaması gerektiğini, davacının dava dışı ... Otomotivden tüm alacaklarını tahsil ettiğini ve bu Şirketi ibra ettiğini, müvekkili Şirkete yaptığı iş başvuru dilekçesinde de ... Otomotivde geçen sürenin kıdemine esas süreye eklenmeyeceği ve aynı dönem için yeniden kıdem tazminatı istemeyeceğini taahhüt ettiğini, kesintisiz çalıştığı iddiasının da asılsız olduğunu, davacının 09.03.2023 tarihinde iş sözleşmesini EYT'ye dayalı olarak emekliliğe hak kazanması sebebiyle feshettiğini, müvekkili Şirketteki hizmet süresi ile giydirilmiş ücreti üzerinden net 241.370,99 TL kıdem tazminatı ödendiğini ve 04.02.2009-09.03.2023 çalışma döneminin tüm hakları ödenerek tasfiye edildiğini, 20.03.2023 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi ile başlayan iş ilişkisinin yeni bir ilişki olduğunu ve önceki dönemle bu dönemin de birleştirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi kapsamında ... Otomotivden davalı Şirkete devri üzerine davacının çalışmasını münhasıran aynı işyerinde ve aynı işinde sürdürdüğü, 04.02.2009-09.03.2023 tarihleri arasında çalışmakta iken EYT kapsamında emekliliği üzerine adına net 241.370,99 TL kıdem tazminatı tahakkuku yapıldığı ve davacının banka hesabına 18.04.2023 tarihinde ödendiği, davacının EYT kapsamında 09.03.2023 tarihinde emekli olduktan sonra aynı işyerine 20.03.2023 tarihinde işe girişinin yapıldığı, davacının önceki çalışmalarının tasfiye edilmediği, 20.09.2023 tarihine kadar olan hizmet süresi ve tazminata esas ücreti dikkate alınarak davacıya faiziyle birlikte yapılan 250.595,99 TL net kıdem tazminatının mahsubu ile bakiye brüt 263.813,21 TL kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.10.2001-20.01.2009 tarihleri arasında çalıştığı ... Otomotiv ile davalı Şirket arasında işyeri devri bulunduğuna ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2020/2 Esas, █████████ Karar sayılı kararlarının mevcut olduğu, ... Otomotiv tarafından davacıya kıdem tazminatı ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, hâlen davalı işyerinde çalıştığını ifade eden davalı tanığı E.K'nın davacının kesintisiz çalıştığına ilişkin beyanlarının bulunduğu, davalı işveren tarafından emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödemesinin iş sözleşmesi devam ederken 18.04.2023 tarihinde yapıldığı gibi yapılan ödemenin davacının hak ettiği kıdem tazminatını karşılamadığı ve o dönemin tasfiye edilmiş sayılamayacağı, çalışma dönemleri birleştirilerek hizmet süresinin tespit edilmesinde, kıdem tazminatının bu toplam süreye göre hesaplanmasında ve yapılan ödemenin avans kabul edilerek faiziyle birlikte mahsubunda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dışı ... Otomotiv ile müvekkili Şirket arasında işyeri devri bulunmadığından bu şirkette geçen hizmet süresinin dikkate alınamayacağını,
2. Bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini,
3. Davacının emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yeni başlayan iş ilişkisinin belirli süreli iş sözleşmesine tâbi olduğunu ve 1 yıllık süre dolmadığından kıdem tazminatına hak kazanılamayacağını,
4. İşletilmesi gereken faiz ve faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu fark kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve hükmedilen faiz noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!