Sürekli gece çalışmasına muvafakat etmeyen işçinin haklı fesihle kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları taleplerinin Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Davacı işçi, yaklaşık on altı yıl çalıştığı işyerinde sürekli gece vardiyasında rızası dışında çalıştırılması ve vardiya değiştirme talebinin reddedilmesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarını talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının sürekli gece çalışmasına rızasının olmadığı, tanık beyanlarıyla da sabit olan vardiya değiştirme isteğinin karşılanmadığı, bu durumun iş sözleşmesinde esaslı değişiklik teşkil ettiği ve işçinin haklı nedenle fesih yaptığı gerekçesiyle alacaklara hükmetmiştir. Davalı işveren ise temyiz başvurusunda, davacının gece çalışmasına rıza gösterdiğini, fesih iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve alacak miktarlarının hatalı olduğunu savunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.02.2005-18.02.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde paketleme işçisi olarak çalıştığını, son ücretinin net 7.000,00 TL olduğunu, ücretin bir kısmının elden ödendiğini, yemek hizmetinin işverence sağlandığını, çalıştığı dönemde işyerinde fazla çalışma yaptığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, müvekkilinin çeşitli pozisyonlarda çalıştırıldığını, muvafakati olmaksızın iş sözleşmesinde esaslı değişiklik yapıldığını bu nedenlerle 18.02.2021 tarihinde davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, ödemelerin bir kısmının elden yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından davacının çalışma koşullarında yapılan değişikliklerin davacının rızası alınarak yapıldığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanması için gereken şartların oluşmadığını, tüm alacaklarının müvekkili tarafından zamanında ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, dinlenen tanık beyanlarına göre işyerinde gece ve gündüz olmak üzere ikili vardiya sisteminin olduğu, davacının diğerlerinden farklı olarak sürekli gece mesaisinde çalıştırıldığı, davacının vardiyalı çalışmak üzere işverenden talepte bulunduğu; ancak talebinin reddedildiği, buna göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatının hüküm altına alındığı, davacıya bakiye 224 gün yıllık ücretli izin kullandırıldığının ya da ücretinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, davalının davacıya yıllık izin hususunda yemin teklif ettiği, davacı asılın Mahkemede yemini eda ettiği, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücretlerinin kabulü gerektiği, ıslah zamanaşımı def'inin gözetildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada davacının sürekli gece çalışmasına muvafakat ettiğine dair bir belge olmadığı, bir kısım davacı tanığının kendi çalıştığı dönemlerde davacının değişim talebine şahit olduklarını beyan etmiş olduğu, davacının sürekli gece postasında çalışmaya rızasının olmadığı, davalı tarafça bu durumun aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davacı işçinin sözleşmesini haklı neden ile feshetmiş olduğu da belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu, 2. Davacının gece çalışmasına onayı olduğunu, gece çalışmasında işverenin fazla çalışma yanında prim ödeme teklifinin davacının menfaatine olduğunu ve davacının gece çalışmasını kabul ettiğini, davacının feshe dair ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmayıp davacının rızasına aykırı olarak çalışma koşullarında esaslı değişiklik bulunmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, 3. Davacının vardiyasının değiştirilmesini istediğine dair iddiaların asılsız olduğunu, davalıdan hiçbir zaman böyle bir talepte bulunmadığını, davacının sessiz kalarak bu çalışmaya itiraz etmemesi nedeniyle bu şartları zaten kabul ettiğini, işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra başka bir yerde işe girmesinin de davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, istifa iradesini gizlemeye çalıştığını, davacının devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 4. Davacının son net ücretinin 3.510,00 TL olduğunu, ücret tespitinin hatalı olduğunu,5. Davacı tanık beyanları çelişkili olduğundan beyanların esas alınmayacağını,6. Davacının çalıştığı sürece sadece toplamda 52 gün yıllık ücretli izin kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,7. Fazla çalışma tahakkuku bulunan aylardaki tahakkukların mahsubunun hatalı olduğunu, bu aylar hesaplamada dışlanarak fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiğini, ara dinlenme sürelerinin mahsup edilmediğini, davacının tüm fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve sosyal haklarının eksiksiz ödendiğini, bu taleplerin reddi gerektiğini,8. Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, zamanaşımı, ücret miktarı, iş sözleşmesinin sona erme şekline bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.