İflas davasında yargılama sırasında borcun ödenerek davanın konusuz kalması üzerine, ilk derece mahkemesinin aktif husumet yokluğundan ret kararının istinafça bozularak yargılama giderlerinin davacının ilk haklılık durumuna göre belirlenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, borçlunun icra takibi konusu borçlarını ödemediği gerekçesiyle başlatılan doğrudan iflas davasının seyrini detaylandırmaktadır; ilk derece mahkemesi, yargılama sürecinde borcun ödenmesi nedeniyle talep edenin aktif husumet ehliyeti kalmadığından davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi, borcun dava açıldıktan sonra ödenmesiyle davanın konusuz kaldığına, ancak dava açıldığında talep edenin haklı olduğu gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir, borçlu vekili ise bu kararı temyiz ederek ödemelerdeki gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, üçüncü kişiler arasındaki sıra cetveline itirazlardan doğduğunu savunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. TALEP Talep eden vekili talep dilekçesinde; İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafın müvekkili ..., borçlu tarafın ise ... olduğunu, toplam 341.111,21 USD’lik dosya alacakları için 08.01.2021 tarihinde icra takibine başlandığını, takip konusu alacaklarının 31.12 2019 tarihli cari hesap alacakları için 328.261,27 USD'nin 24.01.2020 tarihli hesap mutabakatına dayandığını, ilamsız icra takibinin kesinleştiğini ve borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına karşı haciz işlemleri tatbik edilmesine rağmen borcun tamamının ödenmediğini ve alacakların tahsil edilemediğinin görüldüğünü, İİK'nın 177/2. maddesi uyarınca ödemelerin tatil edilmesinin doğrudan doğruya iflas sebebi olduğunu belirterek borçlu ...'nin doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Borçlu vekili cevap dilekçesinde; İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına toplam 26.326.149,38 TL yatırıldığını, bu ödemenin devam eden sıra cetveline itiraz şikayeti nedenle ödenmemesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, ayrıca aylık kira ödemesinin yatırılmaya devam edildiğini, bu hususta ödemelerin süreklilik arz etmediği iddiasını çürüttüğünü, yine sadece talep eden şirketin dahil olduğu grup şirketlere son bir buçuk yıl içerisinde yapılan yaklaşık 10.000.000,00 TL ödeme yapıldığı göz önüne alındığında gerek İİK'nın 172/2. maddesindeki iflas koşulu gerekse diğer doğrudan iflas sebeplerinden hiçbirisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep eden şirketin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasında alacaklı sıfatının bulunduğu, yargılama sırasında icra dosyasına konu borcun ödenmesi sebebi ile talep edenin alacaklı sıfatının sona erdiği, dava şartlarının davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, talep edenin sıfatının sona ermesi nedeni ile borçlu şirketin iflasını isteme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ K. sayılı ilamının aynı doğrultuda olduğu belirtilerek aktif husumet-dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştirIV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, borçlunun iflasa tabi olduğu, davanın 25.10.2023 tarihinde açıldığı, icra müdürlüğünün 09.07.2025 tarihli yazısından icra dosyasının 09.07.2025 tarihinde infazen kapatıldığının bildirildiği, bu durumda davadan sonra borçlu tarafça ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin belirleneceği, somut olayda, yargılama sırasında davaya dayanak icra dosya borcu ödendiği ve dava açılışında talep eden tarafın haklı olduğu dikkate alındığında, bu haklılık durumuna göre talep eden lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve talep eden lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriTalep eden vekili temyiz dilekçesinde: a. Müvekkil şirketin kira alacağına, alacaklılar tarafından haciz işlendiğini, iş bu haciz nedeniyle müvekkil şirketin alacaklılarına ödenmek üzere İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasına yatırıldığını, 2021 yılında yatan kira bedelinin alacaklıların tamamının alacağını karşılamaması nedeniyle İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasından sıra cetveli yapılmış iş bu sıra cetveline alacaklılar tarafından itiraz edilmesi neticesinde İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve sıra cetveli iptal edilerek yeniden sıra cetveli yapılmasına karar verildiğini, alacaklıların kendi aralarında taraf oldukları sıra cetveline itiraz davası nedeniyle müvekkil şirket adına ödenen ödemelerin alacaklılara ödenmemesinin müvekkilinden kaynaklanan bir kusur olmadığını,b. Müvekkilinin iflas tehdidi altında davaya konu takip dosyası alacağını ödediğini, bu nedenle dava konusuz kaldığından dava tarihi itibarıyla haklılık durumuna göre yargılama giderlerine karar verilmesi gerektiğini,c. Sıra cetveline itiraz nedeniyle alacaklılara ödenemeyen birikmiş kira alacağının, ödemelerin tatil edilmediği göstermekteyken yine müvekkil şirketin kamu ve ticari borç ödediğine ilişkin bir çok delil sunulmasına rağmen hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itirazlarının reddedildiğini,d. Yerel Mahkeme dosyasına sunulan raporun hatalı olduğu, yine müvekkili şirket aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile ikame edilen iflas davasında alınan raporda da ödemelerin tatil edilmediğinin tespit edildiğini ve davanın reddine karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, doğrudan doğruya iflas talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.