Türk Ticaret Kanununa aykırı oylama ve tutanaklama iddiasıyla kooperatif genel kurul kararının iptali talepli davanın gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, kooperatif genel kurulunda alınan bütçe kararının, Kooperatifler Kanununun Türk Ticaret Kanununa yaptığı atıf gereğince, kabul, ret ve çekimser oyların sayılarının tutanağa işlenmemesi ve gündem maddesinin usulsüz görüşülmesi nedenleriyle mutlak butlanla sakat olduğunu iddia ederek iptalini talep ederken; davalı, davanın yasal şartları taşımadığını, zamanaşımına uğradığını, davacının toplantıya katılmayıp muhalefet şerhi koymadığını ve genel kurul çağrı ile toplanma usullerinin eksiksiz yerine getirildiğini savunmaktadır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...-...-
VEKİLİ : Av. ...
D............
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesinde "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." denilmek suretiyle kooperatifler kanununda açıklama bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerinin uygulanacağı belirtildiğini ve Türk Ticaret Kanunu'na atıf yapıldığını, TTK'nın 422/1. maddesine göre ise her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını tutanağa yazılmasının zorunlu olduğunu, tahmini bütçe ilan edilen gündem dışındaki bir madde içerisinde görüşülmesi bir yana, bütçenin oyçokluğu ile kabul edildiği yazıldığını, buna göre ret oylarının, varsa çekimser oyların sayılarının yazılmadığını, Yerleşik içtihatlara göre “çekimser” oylar da ret oyu sayıldığı, kabul oyları “Red” oyundan fazla olabileceğini, ancak, ret oyutçekimser oylarının kabul oylarından fazla olması da mümkün olduğunu, bu halde ise, bütçe red edilmiş sayılacağını, TTK'nın 422/1. maddesi açık hükmüne rağmen; bütçenin oylanmasında ne red oyların, ne çekimser oyların ve ne kabul oylarının sayısı tutanağa yazılmamış olduğunu, kendi ilan edilen 15. madde yerine, bu madde sayısının dahi belirtilmediği, torba madde gibi birleştirilerek görüşülen 15.madde numarasının yazılmadığı “12-13-14” maddeler içerisinde muallak bir ifade ise “oyçokluğu” ile kabul edildiği belirtilen bütçenin kabulüne ilişkin mutlak butlan ile sakat, doğuştan geçersiz olduğu gerekçesiyle iptalini talep ettiklerini, konu ile ilgili ... 11. ATM'nin 2022 /470 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan ve halen derdest olan dava dosyasına aldırılan 04.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna yer verildiğini, sonucu itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle, ilgili gündem maddesinde alınan kararların mutlak butlanla sakat olduğunu, Gündemin 15 maddesinde yer almasına rağmen 12-13-14 maddelerin içerisinde alınan kararların Kooperatif Ana Sözleşmesinin 31. Maddesi, Kooperatifler Kanunu'nun 46. Maddesi Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 422. Maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesi nazara alınarak iptaline karar verilmesini, haklı davasının kabulünü, davalı kooperatifin 23.06.2024 tarihli Kooperatif genel kurulunda alınan, genel kurul toplantı tutanağının 5-6-7-8-9 ve 15. Gündem Maddelerinde yer alan kararların iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kooperatife yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda genel kurulun iptali davası açılabilmesi için birtakım şartlar öngörüldüğü, ancak huzurdaki dava bahse konu şartları sağlamadığından ve zaman aşımına uğramış olduğundan davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili kooperatifin 2023 hesap yılı olağan genel kurul toplantısı 23.06.2024 tarihinde kanuna uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, iptali istenen genel kurul toplantı tutanağından da görüleceği üzere tüm üyeler genel kurula usulüne uygun bir şekilde davet edilmiş ve genel kurul yapıldığını, davacı ...'ın toplantıya katılmadığı, hiçbir gündem maddesine muhalefet şerhi koymadığını, bu şerh tutanağa geçirilerek imzalanmadığını, muhalefet şerhi koymayan ortağın genel kurul kararının iptali davası açabilmesinin mümkün olmadığını, herne kadar davacı tarafça kooperatifin ortak sayısının 113 olduğu halde 106 ortağa çağrı yapıldığı 7 ortağa ise çağrı yapılmadığını, genel kurul toplantısı için yapılan çağrının usulü dairesinde yapılmadığı iddia edilmişse de işbu iddialar haksız olduğunu, davalı kooperatifte 112 ortak bulunmakla beraber davacı taraf, 2022 hazirun cetvelindeki ortak sayısının 113 olduğunu iddia etmişse de ortaklardan biri vefat etmiş olup payı halihazırda kooperatif üyesi olan mirasçılarına intikal ettiğini, davalı kooperatif tarafından tüm işlemler kanun ve usul bakımından eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, Genel kurul toplantı tutanağında da görüldüğü üzere ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının; 22.05.2024 tarihinde 46 ortağa Gölbaşı Merkez ... Şubesinden taahhütlü olarak gönderildiğini, 60 ortağa da 21-22.05.2024 tarihleri arasında imza karşılığında tebliğ edildiğini, davacı tarafça yedi ortağa çağrı yapılmadığından bahisle çağrı usulüne uyulmadığı iddia edilmişse de müvekkili kooperatif tarafından toplantıya çağrı usul ve kanuna uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkili kooperatifin ortak sayısı 112 olmakla beraber hisse adedinin 106 olduğunu, bazı kooperatif üyeleri tek pay içinde 1/2 veya 1/4 hisseye sahip olduğunu, bu sebeple aynı hisseyi paylaşan ortaklardan birine çağrı yapılmış olup bu husus ayrıca kanunda öngörüldüğünü, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19. maddesine göre, kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerektiğini, dolayısıyla da bir pay ve bu paya bağlı haklar için kooperatife yalnızca bir ortak alınabileceğini, ancak Kooperatifler Kanununda ve Konut Yapı Kooperatifi Ana sözleşmesinde, bir pay için birden fazla kişinin ortak olması halinde bu kişilerle kooperatif arasındaki ilişkinin nasıl yürütüleceği konusunda açık hüküm bulunmadığını, bu durumda, 1163 Sayılı Kanunun 98. maddesi atfıyla Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiğini, buna göre, ortaklık payı kooperatife karşı bölünemeyeceğinden, bir paya birden fazla kişi ortak olmuş ise, bunlar kooperatife karşı haklarını ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabileceklerini, ortak bir temsilci tayin etmedikleri takdirde kooperatifçe bunlardan birine yapılacak bildirimin geçerli olacağını, kooperatif tarafından da bahse konu kanuna uygun bir şekilde birden çok kişinin ortak olduğu paylar için ortaklardan birine tebligat yapıldığını, davacı tarafın toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmadığına ilişkin iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı taraf toplantıya katılmadığı ve hiçbir gündem maddesine de muhalefet şerhi koydurmadığından huzurdaki davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kooperatif eski yönetim kurulu başkanı tarafından açılan işbu dava tamamen kö niyetli ve kooperatif ile davacı arasında mevcut olan husumet nedeniyle haksız yere açılmış olduğundan davanın reddi gerektiğini, dosya kapsamında bulunan ve huzurdaki dava ile alınan kararların iptali istenen genel kurul toplantı tutanağından da görüleceği üzere tüm üyeler genel kurula usulüne uygun bir şekilde davet edilmiş ve genel kurul yapıldığını, genel kurul toplantısına çağrıda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmadığını, davacı tarafın genel kurul toplantısına katılmadığı ve hiçbir gündem maddesine muhalefet şerhi koydurmadığını, Genel Kurulda alınan tüm kararların kanuna, kooperatif ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyete uygun olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 53'üncü maddesine göre “Bir genel kurul kararının iptal edilebilmesi amacıyla kararın Kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu ispat edilmelidir” denildiğini, hükümde yer alan “ve” ifadesinden kararın iptali için 3 aykırılığın (kanun, ana sözleşme ve iyi niyet) aynı anda bulunması gerektiğini, nitekim doktrin ve yüksek mahkeme içtihatlarının da bu yönde olduğunu, huzurdaki davanın, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 53 gereğince kooperatif genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için kanunda öngörülen dava şartını karşılamadığı açık olduğundan işbu davanın esasa girilmeden dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davanın, kooperatif genel kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu, davalı kooperatifin █████/2024 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 5, 6, 7, 8, 9 nolu kararlar ile gündemin 15 numaralı maddesinin (genel kurulun 12, 13 ve 14 numaralı kararlarının) kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle iptalinin istendiği, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın, genel kurul kararlarının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, genel kurul kararının iptalini 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesine göre; "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2. Yönetim Kurulu;
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;
Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur.
Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere söz konusu kanun maddesine göre, "toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten" ortaklar dava edebilir. Toplantıya katılan ortakların dava açabilmesi için, karara olumsuz oy vermeleri ve muhalefetlerini tutanağa geçirmiş olmaları gerekir. Toplantıya katılan ortağın iptal davası açabilmesinin ilk şartı, bu kimsenin ilgili teklife olumsuz oy vermesidir. Olumsuz oydan anlaşılması gereken karar aleyhine oy vermektir. TK 446'da açıkça olumsuz oy verme şartı arandığından, olumlu oy veren veya çekimser kalan ortağın iptal davası açma hakkı yoktur.
Davaya konu genel kurulun █████/2024 tarihinde yapıldığı, iş bu davanın ise; █████/2024 tarihinde bir aylık yasal sürede açıldığı, davacının, davalı kooperatif üyesi olduğu ve genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmaktadır.
Taraflarca ileri sürülen tüm deliller toplanarak davalı kooperatifin kayıtları da incelenmek suretiyle SMMM ... ve nitelikli hesaplamalar uzmanı .........'dan oluşan bilirkişi kurulundan █████/2024 tarihli kök ve █████/2025 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporlarda özetle; Genel Kurulun 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararının, görüşülme ve oy sayımının usulüne uygun olduğu, şekli eksiklik içermediği, bu gerekçelerle iptale konu edilemeyeceği, diğer yandan davacının gündemin 15 numaralı maddesindeki talebin ise karşılığının olağan genel kurulunda madde numarası karşılığının olmadığı, ancak bu hususun tek başına iptal sebebi sayılamayacağı, davacının genel kurul kararlarının iptali dava konusu edilebileceğinden, iptali istenilen kararları tek tek belirtmesi gerekeceği,
Davacının gündemin 15. maddesine bağlı olarak açıkladığı alınan kararlardan, “Tahmini bütçenin tamamı dipnotlarıyla birlikte ve fasıllar arası aktarma yetkisi ile birlikte oya sunuldu ve oyçokluğu ile kabul edildi.” kararında, kararın kabul ve ret oranının belirtilmemiş olmasının, talep içerisinde bulunmadığı sebebi ile iptal konusu edilip edilmeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, ... 11.ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tespitler yapıldığı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu █████/2024 tarihli genel kurulda alınan kararlar incelendiğinde;
5-6-7-8-9 nolu kararların; "5-Tasfiye Kurulu/Yönetim Kurulunca hazırlanan Kooperatifin 2023 Yılı faaliyet raporunun okunması, müzakeresi raporun kabulü veya reddi maddesine geçildi. Tasfiye/Yönetim Kurulu Başkanı .............. tarafından okundu. Müzakerelerde söz alan ortaklara Başkan tarafından açıklamalarda bulunuldu. Raporun kabulü oya sunuldu ve oybirliği ile kabul edildi.
6-Denetim Kurulunca hazırlanan Kooperatifin 2023 Yılı denetim raporunun okunması, müzakeresi raporun kabulü veya reddi maddesine geçildi. Denetim Kurulu üyesi ............I tarafından okundu. Müzakerelerde söz alan ortak olmadı. Raporun kabulü oya sunuldu ve oybirliği ile kabul edildi.
7-Kooperatifin 2023 Yılı Bilanço, Gelir ve Gider Hesaplarının okunması, müzakeresi, oylanması, 2023 yılı Bilanço. Gelir ve Gider Hesaplarının kabulü veya reddi maddesine geçildi. Okunan Bilanço ve Gelir-Gider hesapları ayrı ayrı oybirliği ile kabul edildi.
8-Tasfıye Kurulu/Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası oya sunuldu ve oybirliği ile ibra edildi.
9-Denetim Kurulu üyelerinin ibrası oya sunuldu ve oybirliği ile ibra edildi." şeklinde kararlar alındığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacı, gündemin 5. maddesi ile "Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun okunması müzakeresi kabulü veya reddi”; 6. maddesinde "Denetim Kurulu Raporunun okunması müzakeresi kabulü veya reddi"; 7.maddesinde "2023 Yılı Bilanço, Gelir ve Gider Hesaplarının okunması, müzakeresi, oylanması, kabulü veya reddi", 8.maddesinde "Tasfıye Kurulu/Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası" ve 9.maddesinde ise "Denetim Kurulu üyelerinin ibrası" hususlarında alınan kararların iptalini talep etmiştir.
Davacı, yönetim ve denetim kurulu raporları okunup, bilanço, envanter ve gelir-gider farkı hesaplarının incelenmesi, onanması veya reddi oylandıktan sonra, yönetim kurulu ile denetim kurulu üyelerinin ibrasının oylanması gerektiğini iddia etmektedir.
Ancak Kooperatif Anasözleşmesinin 36.maddesine göre; bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararının yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsayacağı, ancak, bilançonun tasdiki ile bu organların ibra edilmiş olmayacağı, denetim raporunun okunmasından önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararların geçerli olmadığı düzenlenmiştir.
Buna göre, denetim raporunun okunmasından önce bilanço ve hesapların kabulünün görüşülemeyeceği düzenlenmiş olup, davaya konusu genel kurul kararlarının alınmasında da bu silsilenin takip edildiği ve usulüne uygun olarak yönetim kurulunun ibra edildiği anlaşılmıştır.
Yine, toplantıya katılan tüm üyelerin oy birliği ile kararları kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, davalının 2023 dönemi ticari defterlerinde 2021 ve 2022 dönemine ait temel bilanço ve gelir tablosu kalemlerinde herhangi bir düzeltme kaydına rastlanmadığı, 2021 ve 2022 dönemine ilişkin açılmış davalar devam ettiğinden, düzeltme kaydının da bu davaların kesinleşmesinden sonra yapılabileceği anlaşılmakla davacının bu yöndeki iddiaları da yerinde değildir.
Bu haliyle alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ve diğer tüm delillere göre; davaya konu Genel Kurulun 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararlarının, görüşülme ve oy sayımının usulüne uygun olduğu, kararların oy birliği ile alındığı, şekli eksiklik içermediği, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı, bu nedenle iptale konu edilemeyeceği sonucuna varılarak söz konusu maddelere yönelik olarak açılan iptal davasının reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan davacı, dava dilekçesinde gündemin 15.maddesinin (12-13 ve 14.maddeler) de iptali istenmektedir.
Gündemin 15. Maddesi "15. Kooperatifin 2024 Yılı Tahmini Bütçesinin okunması, müzakere edilmesi ve oylanması” olarak belirlenmiştir.
Davacı, genel kurul tutanağının 12-13-14 maddesinde alınan kararda, ilan edilen gündem dışına çıkılarak, ilan edilen gündemde 2024 yılı bütçesinin görüşülmesi gereken gündemin 15. Maddesi de usulsüz bir şekilde gündemin 15. maddesinde görüşülmemesi, birleştirilerek görüşülen ve “12-13-14” maddeler içerisinde yer almamasına rağmen, bütçe de bu maddeler içerisinde görüşüldüğü ve yer aldığı gerekçesi ile Gündemin 15. maddesinde yer almasına rağmen 12-13-14 maddelerin içerisinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Gündemin, 12, 13, 14. Maddeleri: "12. Aylık üye aidatı ile sulama suyu kullanım bedellerinin belirlenmesi, aidat ve diğer borçlarını süresi içinde ödemeyen üyelere aylık %5 oranında gecikme cezası uygulanması,
13. Tasfiye Kurulu/Yönetim Kurulu Üyelerine ödenecek huzur hakları ve yol giderinin müzakere edilmesi ve oylanması,
14. Kurulu Üyelerine ödenecek huzur hakları ve yol giderinin müzakere edilmesi ve oylanması" şeklinde olup, genel kurulda, "12-13-14 Aylık üye aidatı ile sulama suyu kullanım bedellerinin belirlenmesi, Yönetim/Tasfiye ve Denetim Kurulu üyelerine verilecek huzur haklarının görüşülmesi, aidat ve diğer borçlarını süresi içinde ödemeyen üyelere aylık %5 oranında gecikme cezası uygulanması ve Kooperatifin 2024 Yılı Tahmini Bütçesinin okunması, müzakere edilmesi ve oylanması maddesine geçildi. Yönetim/Tasfiye Kurulunun Divana verdiği bütçeye göre; üye aidatlarının bir sonraki genel kurula kadar hisse başına aylık net 1.000,00-TL aidat alınması, huzur hakkı olarak; Yönetim Kurulu başkanına aylık net 8.000,00-TL, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısına aylık net 6.000,00-TL, Muhasip üyeye aylık net 1.000,00-TL ve Denetim Kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık net 1.000,00-TL huzur hakkı ödenmesi, ödemelerini zamanında yapmayan üyelere aylık net %5 gecikme cezası uygulanması oya sunuldu ve oybirliği ile kabul edildi. Tahmini bütçenin tamamı dipnotlarıyla birlikte ve fasıllar arası aktarma yetkisi ile birlikte oya sunuldu ve oyçokluğu ile kabul edildi." şeklinde karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile diğer tüm deliller değerlendirildiğinde; öncelikle davacının dava dilekçesi ile gündemin 15.maddesinin "Kooperatifin 2024 Yılı Tahmini Bütçesinin okunması, müzakere edilmesi ve oylanması” iptalini talep ettiği, ancak bu maddenin genel kurul toplantı tutanağının 15.maddesine karşılık gelmediği, tahmini bütçe ile ilgili hususun genel kurulun 12-13-14.maddelerinde görüşüldüğü, dava dilekçesi içeriği ile eki belgeler birlikte değerlendirilerek davacının dava konusu ettiği hususun tahmini bütçe ile ilgili olan kararların da alındığı 12-13 ve 14 nolu kararlar olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, davacının genel kurulun 12-13-14 nolu kararlarında tahmini bütçe dışındaki hususların oy birliği ile kabul edildiğinden davacının tahmini bütçe dışındaki hususlarda alınan kararlar bakımından iptal davası açamayacağı, diğer yandan tahmini bütçeye ilişkin kararın ise oy çokluğu ile kabul edildiği, ancak oy çokluğu ile kabul edilen karara ilişkin olarak davacının iptal davası açabilmesi için karara olumsuz oy vermiş olması ve muhalefetini tutanağa geçirmiş olması gerektiği, ancak davacının bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla, davacının gündemin 15.maddesine (genel kurulun 12-13-14. maddelerine) yönelik olarak açtığı iptal davasının da reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!