Kooperatifin eski yöneticisinin zimmet ve SSKya evrak vermemesi sonucu oluşan idari para cezaları ile kooperatife verdiği zararın tazmini davasında temyiz.
Özet: Davacı kooperatifin, eski müdürü olan davalıyı zimmet ve evrak teslim etmeyerek SGK cezalarına yol açma iddialarıyla tazminat davası açması üzerine, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, SGK cezaları yönünden detaylı rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; mahkeme, bozmaya uyarak zimmetten kaynaklı zararı hüküm altına alırken, PTT kayıtları ve dosyadaki delillerle davalının evrak teslim etmeme kusurunun tespit edilememesi nedeniyle SGK cezalarından sorumlu tutulamayacağına karar vermiş olup, her iki tarafın temyiz itirazları dosya içeriği ve bozma kapsamı doğrultusunda incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/8 E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı asil tarafından duruşmasız, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin eski müdürü olduğunu, görev yaptığı dönemde kooperatifi 23.854,73 TL zarara uğrattığını, 1993-1998 yılları arasında SSK'ya vermesi gerekli olan evrakı vermeyerek kooperatife toplam 7.500,30 TL ceza kesilmesine sebebiyet verdiğini, bu cezanın kooperatifçe ödenmekte olup rucüen tahsilinin gerektiğini, zararı veren eski müdür ...'ın hala Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ sayılı dosyası ile yargılamasının devam ettiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 40,903,72 TL'nin olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı; SSK’nın kestiği idari para cezasında kusurunun bulunmadığını, kooperatifin o dönemde köyde olmasından dolayı PTT'de yaşanan gecikmelerden kaynaklandığını, ceza davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, Ağır Ceza Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunun müfettiş raporları esas alınarak düzenlendiğini, muhakemenin ticari defterlere göre yapılmadığını, adli emanetteki noter tasdikli defterlerin mahkemedeki ve kooperatifteki bilgisayardaki kayıtların müfettiş tarafından değiştirildiğini, ticari defterler üzerinde tespit yapılmasını istediğini, müfettiş raporundaki 16/7 bölümünün elle tarih atılarak tanzim edildiği ve raporun sahte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 10.05.2012 tarihli kararıyla; kooperatifin eski müdürü olan davalının zimmet nedeni ile davalı kooperatife verdiği zararın 33.403,41 TL olduğu, SSK'nın kestiği ceza nedeni ile de dava tarihine kadar kurumun ödemiş olduğu 1.628,63 TL'den sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 35.032,05 TL tazminatın dava tarihi olan 12.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.05.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2013 tarihli ilamıyla, davalının SSK tarafından kesilen cezaya ilişkin olarak savunmalarını da irdeleyen, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine açık ek rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak kooperatifin eski müdürü olan davalının zimmet nedeni ile davalı kooperatife verdiği zararın 33.403,41 TL olduğu, PTT cevapları ve dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında SSK’ya verilmeyen belgeler bakımından kusur tespiti yapılamadığı, sorumluluğunun davalıda olup olmadığı anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı SSK’ya vermesi gereken belgeleri zamanında vermediğini, kooperatifi zarara uğrattığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava tarihine kadar işletilmesi gereken faiz işletilmediğini beyan etmektedir. 2.Davalı temyiz dilekçesinde; kooperatifi zarara uğratmadığını, usulüne göre işlemler yaptığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre; kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, davalının görev yaptığı 1993-1998 yılına kadar SSK’ya vermesi gereken evrakı vermemesi nedeniyle kooperatifin zarara uğratıldığını, davalı ise belgelerin süresinde hazırlanarak PTT’ye verildiğini, ancak belgelerin PTT tarafından geç ulaştırıldığını, bir kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı tarafından verilmesi gereken belgelerin, PTT tarafından geç ulaştırıldığı ispat edilemediğine göre Mahkemece ispat yükü tersine çevrilerek davalının sorumlu olmadığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalının eylemleri haksız fiil niteliğinde olup, faizin haksız fiil tarihinden başlatılması gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalının tüm, davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm kısmının 1, 2,3,4 ve 5 numaralı bentleri çıkarılarak yerine; ‘1-Davanın kabulü ile 40,903,72 TL’nin 21.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 2.794,13 TL harçtan peşin alınan 698,53 TL harcın mahsubu ile kalan 2.095,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacının peşin olarak yatırdığı 698,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 34.001,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 19.556,75 TL 'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 40.903,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,’ yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.