Trafik kazası sonrası yaralanma ve maluliyet iddialarına ilişkin tazminat davasında, mahkemenin yurtdışı maluliyet raporu talebini reddetmesinin hak arama özgürlüğünü kısıtlaması üzerine verilen bozma kararı.
Özet: Yolcu olarak bulundukları aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacıların maddi ve manevi tazminat talepleriyle açtıkları davada, ilk derece mahkemesi maddi tazminat taleplerini reddederken manevi tazminatları kısmen kabul etmiş; ancak üst mahkeme, davacının maluliyet raporu aldırılması yönündeki talebinin hak arama ve savunma hakkını kısıtlayıcı biçimde değerlendirilmemesi nedeniyle kararı bozmuş, bozma sonrası yeniden yargılamada ise davacılardan birinin maddi tazminat talebi kısmen hüküm altına alınmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı .... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili, 24.04.2010 tarihinde müvekkillerinin; yolcu olarak bulundukları davalılardan ...’nın sürücüsü, ...’ın maliki,... Tic. Ve San. Ltd. Şti. işleteni, ... Sigorta A.Ş’nin zorunlu mali mesuliyet-zorunlu taşımacılık- zorunlu koltuk ferdi kaza ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası sonucu yaralandıklarını belirterek müvekkillerinden ...’in sakatlık nedeniyle uğradığı zarar için 62.500,00 TL tazminatın %50 maluliyetine göre zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında davalı ...’den dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL efor tazminatı, 697,20 Euro tatil iptali nedeniyle mahrumiyet zararı ve 9.992,55 Euro iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ... Tic. ve San. Ltd. Şti ve ...’dan kaza tarihinden, davalı ...’den poliçe limiti dahilinde dava tarihinden; davacı ... için 25.000,00 Euro, ... için 5.000,00 Euro manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren, devlet bankalarının yabancı para üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz işletilerek müştereken müteselsilen fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL olarak tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili ve davalı .... vekili, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar, süresinde cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin17.10.2017 tarihli kararı ile davacı ...'in maddi tazminat ile ilgili tüm taleplerinin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 2.500,00 Euro, davacı ... için 800,00 Euro'nun kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılar ..., ... ve ... Tic. ve San. Ltd. Şti'den müteselsilen karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin 17.10.2017 tarihli kararının davacılar vekili ile davalılar ..., ... ve ... Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 17.12.20 20... /60 81... /8687 Karar sayılı ilamında; Mahkemece 04.07.2017 tarihli celsede, davacılar vekiline gelecek celseye kadar müvekkilleri ile görüşerek maluliyet raporu aldırılıp aldırılmayacağı hususunda beyanda bulunmak üzere kesin süre verildiği, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği; davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde ikinci kez istinabe yoluyla rapor aldırılması yönünde beyanda ve talepte bulunulduğu, karar celsesinde de bu talebin yinelendiği, mahkemece bu talebin kabul ya da reddi konusunda ara karar oluşturulmadan dosyanın karara çıkarıldığı, gerekçede ise, davacının ilk istinabe istemine uymadığı, kendisine randevu verilmesine rağmen randevuya gitmediği ve Alman hakimin de zapta muayeneye iştirak etmeyeceği izlemini geçirdiği, ayrıca kaza sonrası sıcağı sıcağına alınan tüm tedavi evraklarının ve olayla ilgili tüm belgelerin dosya içerisinde yer aldığı, bunlar değerlendirilmeden Almanya’dan alınacak raporun eksik inceleme ile verileceği, mevzuat ve içtihat farklılığı gibi sebeplerle Almanya’dan alınacak raporun Türk mevzuatında geçerliliğinin de sorgulanması gerekeceği, davacının ikinci kez istinabe talebinin, bu zamana kadar yapılan işlemler dikkate alındığında usul ekonomisine de uygun olmadığı kanaatine varıldığı belirtildiği, dosyanın incelenmesinde, davacıya ait tedavi belgelerinin ilgili yerlerden getirtildiği görüldüğü, bu durumda mevcut tedavi belgeleri ile Türkiye'den davacıya ait maluliyet raporunun aldırılabilmesi de mümkünken, mahkemece davacı tarafın kesin süre içerisindeki talebinin olaya uygun olmayan gerekçeyle, hak arama hürriyeti ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde kabul edilmemesi doğru olmadığı, bozmanın kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalılar ..., ..., ... Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 37.500,00 TL tazminatın davalı ....' den (Ferdi kaza Sigortası yönünden ) 02.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte alınarak davacılardan ...'e ödenmesine, 10.000,00 geçici işgöremezlik tazminatın davalı ... yönünden (davalının kaza tarihindeki ZKTS poliçe limiti olan 175.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 02.11.2012 tarihinden, diğer davalılar ... ile ... kaza tarihi olan 24.04.2010 tarihinden itibaren sigorta şirketi ile ... yönünden avans faiziyle, diğer davalı ... yönünden ise yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 9.092,55 EURO kalıcı işgöremezlik tazminatının davalı ... şirketi yönünden (davalının kaza tarihindeki ZKTS poliçe limiti, bu limitin aşılması taktirde ZMSS limiti olan olan 175.000,00 TL (her iki sigorta poliçesi yönünden de ayrı ayrı) ile sınırlı olmak üzere) 02.11.2012 tarihinden, diğer davalılar ... ile ... yönünden ise 24.04.2010 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 697,20 EURO tazminatın davalılar ... ile ...' dan █████/2010 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in davalılardan ... Tur. LTD. ŞTİ.'ye karşı karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ...'in davalılardan ... Sigorta A.Ş.' ye ZMSS ve İMS sigorta poliçesini düzenleyen olarak açmış olduğu maddi tazminat davasının ZKTS poliçe limiti kaza tarihi itibariyle aşılmamış ise de Euro'nun fiili ödemedeki kur karşılığı üzerinden sigorta şirketi tarafından ödeme yapılacağından ... Sigorta AŞ'nin her ne kadar ZMSS ve İMS sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunmuyor ise de açıklanan nedenlerle ilk sorumluluk türü olan ZKTS limiti aşıldığı taktirde işbu davalının sırasıyla ZMSS ve İMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğunun tespitine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile 10.000,00 EURO tazminatın davalılar ... ile ...' dan 24.04.2010 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000,00 EURO tazminatın davalılar ... ile ...' dan 24.04.2010 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların davalı ... Tur. LTD. ŞTİ.' ye karşı karşı açmış oldukları manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... Turizm aracın taşıt kartı sahibi olduğundan işleten sıfatı bulunup davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, yine aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yabancı para üzerinden hükmedilen kalıcı iş göremezlik zararından sigortacının sorumluluğunun TL cinsinden poliçe limiti belirlenmesinin yerinde olmadığını, infazda tereddüt oluşacağını, hüküm fıkrasında temerrüt tarihindeki kur karşılığının belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacı tarafın maluliyetinin ispat edilemediğini, hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bakiye teminat olan 170.275,00 TL kararda belirtilmesi gerekirken tüm teminat ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının talebi kazanç kaybı iken sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, bakiye ömrü rapor tarihindeki yaşına göre hesaplama yapılması gerekirken kaza tarihindeki yaşına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, emeklilik yaşı 60 yaş olarak belirlenmesi gerekirken 31.12.2024'e kadar aktif dönem hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bildirilen gelir, bildirilen aya ait asgari ücrete göre netleştirilmesi gerekirken bedelin güncelleştirilmesinin hatalı olduğunu, yine poliçe teminat limitinin tespit şeklinde hüküm kurulması infazda tereddüt doğuracak olup HMK 297'ye aykırı hüküm kurulduğu, hükmün TL olarak kurulması gerektiğini, BK 99'a aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlenirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında da; " ...Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…" vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.Somut olayda; davacı taraf cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebini yabancı para üzerinden (Euro) davacıların yolcu olduğu aracın sürücüsü, işleteni, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk sigortası poliçelerini düzenleyen şirkete yöneltmiş, mahkemece 05.04.2023 tarihli adli tıp ve aktüer heyet raporu benimsenerek tazminatlar Euro olarak hüküm altına alınmış, hükümde sigorta şirketlerinin sorumluluğu ise "Davacı ...'in davalılardan ... Sigorta A.Ş.' ye ZMSS ve İMS sigorta poliçesini düzenleyen olarak açmış olduğu maddi tazminat davasının ZKTS poliçe limiti kaza tarihi itibariyle aşılmamış ise de Euro'nun fiili ödemedeki kur karşılığı üzerinden sigorta şirketi tarafından ödeme yapılacağından ... Sigorta AŞ'nin her ne kadar ZMSS ve İMS sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunmuyor ise de açıklanan nedenlerle ilk sorumluluk türü olan ZKTS limiti aşıldığı taktirde işbu davalının sırasıyla ZMSS ve İMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğunun tespitine" olarak belirlenmiştir. Anılan hüküm yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığından infazda tereddüte sebep olacağından poliçe limiti ve kaza tarihindeki kur dikkate alınarak davalı ... şirketlerinin sorumluluğuna karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.2. Bozmanın kapsam ve şekline göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara, davalılar ... ve ... ile davalı ....'ye iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.