7. Ceza Dairesinden 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda; hukuka aykırı delil, Tarım Bakanlığının temyiz yetkisizliği ve zincirleme/toplu kaçakçılık hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle bozma.
Özet: Yüksek mahkeme, kaçak sigara davasında verilen mahkûmiyet hükümlerini, şikayetçinin doğrudan zarar görmeyen sıfatla davaya katılma hakkının bulunmaması, bazı delillerin hukuka aykırı arama sonucu elde edilmesi nedeniyle Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı olup hükme esas alınamaması, zincirleme suç ve toplu kaçakçılık hükümlerinin yetersiz gerekçeyle uygulanması ile etkin pişmanlık düzenlemelerinin yeterince değerlendirilmemesi gibi temel hatalar nedeniyle bozmuş, sanıkların beraat etmesi gereken eylemler için mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak dosyanın yeniden incelenmek üzere iadesine hükmetmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
ŞİKÂYETÇİ : ...SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 30.12.2013, 07.01.2014, 15.01.2014
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı ve malen sorumlu vekilinin ise temyiz hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Malen sorumlu vekili ve sanıkların temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve
aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Malen Sorumlu Vekili ile Sanıklar ... ve ...'ün Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanık ...'ün 07.02.2014 tarihli eylemi yönünden mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile adı geçen sanık ... hakkında verilen düşme kararının temyiz edilmeden kesinleştiği gözetilmeden sanık hakkında yeniden düşme kararı verilmesi hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. 15.01.2014 tarihli olay tutanağına göre; hakkında vefat nedeniyle düşme kararı verilen ...'nin kullandığı elektrikli bisiklette büyük bir poşet taşıdığı görülerek durdurulduğu, sorulması üzerine, sanığın sigara olduğunu beyan ederek toplam 140 paket ... kaçağı sigarayı teslim ettiği ve bu sigaraları ...'in evinden alarak ...'ün işlettiği tekel büfesine götürdüğünü beyan etmesi üzerine, 3 sanık yönünden açılan kamu davasında, sanık ... tarafından rızaen teslim edildiği belirtilmiş ise de; sanık ... kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken sanıkların diğer eylemleri ile birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
2. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre toplu kaçakçılık hükmünün tatbiki için, üç veya daha çok kişinin, iradelerinin ve menfaatlerinin aynı yönde olması, fikir ve eylem birliği ile hareket etmelerinin gerektiği anlaşılmakla; Mahkemece "atılı suçu üç veya daha fazla kişiyle gerçekleştirmesi" nedeniyle sanıklar hakkında somut olaya ilişkin değerlendirme yapılmadan gerekçesiz olarak 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3. 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi ve sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığının anlaşılması karşısında; kovuşturma aşamasında sanıklara yapılacak ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi gerektiği de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamındaki suçlar yönünden suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanıp, hukuki sonuçları ile sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre sanıkların 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, hukuki durumların değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanık ... hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5. Hakkında tefrik kararı verilen Uğur Tanrıverdi 'nin eylemlerinde suça konu eşyaların taşınmasında kullanılan nakil araçlarının tefrik edilen dosyada değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,
Açıklanan nedenlerle, malen sorumlu vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!