Covid-19 pandemisi sürecinde hastane ile elektrik tedarikçisi arasındaki sözleşmenin mücbir sebep iddialarıyla haksız feshinden kaynaklanan alacak ve itirazın iptali davalarının istinaf incelemesi.
Özet: Dava, Kovid-19 salgınının resmi olarak mücbir sebep ilan edildiği ve kendisinin de ağır etkilendiği bir dönemde, önemli bir hastane zincirini temsil eden davacının, elektrik tedarikçisi davalı şirketin aralarındaki sözleşmede yer alan mücbir sebep maddesine rağmen, yükümlülüklerini askıya alma taleplerini reddederek ve o an için borç temerrüdü veya teminat eksikliği olmaksızın, sözleşmeyi haksız ve kötü niyetli bir şekilde feshetmesi sonucu uğradığı zararların tazminini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU: Alacak
BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye genelinde ... ve ...isimleri ile hizmet veren toplam 35 hastanesi ile sağlık sektöründe Türkiye de önemli bir konuma sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen hastanelerin 7/24 hizmet vermesi ve kullanılan alet ve makinelerin yüksek miktarda elektrik enerjisi tükettiğini, bu nedenle serbest tüketici konumunda olan müvekkilinin avantajlı fiyat sunan davalı şirket ile █████/2019 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda müvekkili şirket bağlı ortaklıklarından yüklü miktarda teminat mektuplarının güvence bedeli olarak sunduklarını, ancak devam eden süreçte müvekkili tarafından mücbir sebep maddesine uygun olarak yükümlülüklerine askıya almak istediğini davalının bunu kabul etmediğini ve haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmeyi feshederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, Mart 2020 itibarı ile tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeni ile mücbir sebep halinin ortaya çıktığını, müvekkilinin ortaya çıkan bu mücbir sebepten en çok etkilenen sektörlerden birisinde faaliyet gösterdiğini, Sağlık Bakanlığı'nın aldığı önlemler neticesinde müvekkilinin hastanelerinin %95' inin pandemi hastanesi olduğunu, bu durumun müvekkilinin hastanelerinin olağan çalışma düzeni dışında hizmet vermesi ve geçen yılın bir önceki dönemine göre gelirlerinin %80 den fazla düşmesine sebep olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından █████/2020 tarihinde yayınlanan 518 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca müvekkilinin de dahil olduğu sağlık hizmeti sunan kuruluşlar açısından mücbir sebep halinin resmen ilan edildiğini, buna karşın müvekkilinin hastanelerinin giderlerinin arttığını, hastanede kullanılan en basit bir maske ve hijyen sarf malzemelerinin dahi küresel kiriz nedeniyle temin edilemez ve bulunsa dahi yüksek fiyattan satın alınabilir hale geldiğini, ancak müvekkilinin karlılığı bir tarafa bıraktığını, hali hazırda kamu hizmeti niteliğindeki sağlık faaliyetine devam ederek hastalara tevdavi sunabilmek, nezdindeki çalışanların istihdamlarını sürdürmek çabasına girdiğini,
Davalı ile yapılan sözleşme ile mücbir sebep hali ve sonuçlarının tanımlandığını, buna göre bir mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların yükümlülüklerinin iş bu sebeplerin devam ettiği sürece askıya alınacağının kabul edildiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir olarak mücbir sebebin sonuçlarını gözönünde bulundurarak iş bu sözleşmesi akdettiğini, ancak davalının mücbir sebep nedeniyle sözleşmesel hakların kullanılmasını engelleyerek sözleşmeyi feshettiğini, davalının mücbir sebep hali nedeni ile müvekkilinin yükümlülüklerini askıya alma taleplerini reddettiğini, yeni teminat mektupları verilmesini, vade farkı uygulaması gibi zaten ödeme zorluğu içinde olan müvekkili bakımından kabul edilmeyecek teklifler sunduğunu, ve müvekkili tarafından kabul edilmemesi üzerine feshin sözleşmeye ve kanuni düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirildiğini, ilgili mevzuat gereği yalnızca borç ödeme de temerrüde düşülmesi veya teminat verilmemesi halinde fesih ve potföyden çıkarmanın söz konusu olabileceğini, mevcut olayda ise bunların içbirisinin gerçekleşmediğini, fesih tarihi olan █████/2020 itibari ile temerrüde düşülmüş bir borç bulunmadığını, sözleşmenin fesih tarihinin manidar olup davalının kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, davalının feshi ve portföyden çıkarmaya ilişkin bildirimi müvekkiline █████/2020 19:00 sıralarında gönderdiğini, █████/2020 tarihinde sözleşmenin revizesine ilişkin teklif gönderip üzerinden 24 saat geçmeden apar topar sözleşmenin feshine ilişkin bildirimin gelmesinin sebebi önce anlaşılmamış ise de yönetmelik yönetmelik detaylı incelendiğinde ( Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/A maddesi uyarınca yapılmakta olup, 30/A-3 maddesi) davalının kötüniyet içinde olduğunun anlaşıldığını, sözleşmenin feshi zamanlaması itibari ile müvekkilinin yeni bir tedarikçi ile avantajlı fiyatlar üzerinden anlaşmasının önüne geçildiğini, davalının müvekkili ve bağlı ortaklıklarına sunduğu hizmetleri haksız hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak sona erdirerek müvekkilin zarara uğramasına neden olduğundan hakkaniyet ve yasa gereği iş bu zararların davalıdan tahsili gerektiğini, ayrıca davalının güvence bedeli olarak verilen teminat mektuplarını nakte çevirdiğini beyan ederek ,sözleşmede belirtilen teminat mektubunun nakde çevrilmesi için gerekli koşulların oluşmaması, davalının sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde mücbir sebep halinin varlığına rağmen kötüniyetli bir şekilde feshetmesi, müvekkiline izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmaması nedeni ile öncelikle davalı şirketin malvarlıkları üzerine tedbir konulmasına, akabinde müvekkili nezdinde oluşan ve oluşacak zararların fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL sinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin enerji sektörünün öncü şirketlerinden olup Türkiye genelinde yaygın abone ağına elektrik tedarik hizmeti faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili ile davacı arasında █████/2019 tarihli Elektrik Enerjisi Satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete son derece avantajlı fiyat ile elektrik tedarik ederek davacının ciddi bir kazanç elde etmesini sağladığını, ancak davacının hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle sözleşme davacının kusuru sebebiyle fesih edilmek zorunda kaldığını, müvekkilinin sözleşmede düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen ve sürekli borç ilişkisi oluşturan bir sözleşme niteliğinde olduğunu, tek bir tarafın edimine devam edip diğer tarafın ifasının askıya alınması karşılıklı borç yükleyen sözleşmenin ayakta kalmasına imkan vermeyeceğini, davacının sözleşmede düzenlenen hakkını kötü niyetli ve tek taraflı şekilde hukuka aykırı olarak kullanmasının kabul edilemeyeceğini, dünya genelinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Koronaviris salgınının ülkemizi de etkilediğini, salgına karşı bir dizi idari tedbirlerin alındığını, bu idari tedbirlerin elektrik sektörünü olumsuz yönde etkilediğini, salgının kontrol altına alınması amacıyla birçok işlerinin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiğini, bazı işletmelerin ise çalışanlarının ve müşterilerinin salgına maruz kalma riskini bertaraf etmek ve tedarik ve dağıtım kanallarında aksamalar nedeniyle faaliyetlerini azaltmış veya tamamen durdurduğunu, alınan bu idari tedbirler neticesinde müvekkilinin elektirik alımı gerçekleştirdiği tedarikçileri de mücbir sebep hükümlerine dayanarak elektirik satış sözleşmelerini askıya aldığını, müvekkili şirketin görevli tedarik şirketi olmadığını bu nedenle müvekkilinin ücretini alamayacağı miktarda elektriği davacıya satmaya devam etme imkanının ortadan kalktığını, müvekkilinin davacı ile akdettiği sözleşme için mücbir sebep olarak nitelendirilen durumda olmasına rağmen sözleşme yükümlülüklerini mücbir sebep dolayısıyla askıya alma hakka varken bu yola gitmek istememiş, elektrik tedarik etmeye devam etme kararı almış ise de davacı taraf hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı şekilde sözleşmeyi tek taraflı askıya aldığını, doğmuş borçlarını ödemeyeceğini ve belirsiz bir süre boyunca da doğacak olan borçlarını ödemeyeceğini █████/2020 tarihli ve usulünce yapılmayan yazısıyla bildirdiğini, mücbir sebep durumunda tarafların yükümlülüklerini ancak karşılıklı olarak askıya alabileceğini, davacının kötü niyeti ve haksız talepleri ile sözleşmenin feshine yol açtığını, davacının sözleşme hükümlerine kötü niyetli şekilde aykırı hareket ederek basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sözleşmenin ilgili maddesi gereği davacının vadesi gelmiş borçlarını ödemediği taktirde müvekkilinin davacıya yedi gün süre verdiğini akabinde temerrüde düşen davacı ile arasında akdedilmiş olan sözleşmeyi yine sözleşme hükmüne dayalı olarak davacının kusurundan kaynaklı olarak feshetmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin sözleşmenin ayakta kalabilmesi adına sözleşme yükümlülüklerini de yerine getirerek çok sayıda teklif sunmuş ise de davacı taraf kötü niyetli olarak bütün teklifleri sebepsiz geri çevirdiğini, portföyten çıkarmak ve fesih ayrı şeyler olup, fesihine davacının temerrüde düşmüş olmasının sebep olduğunu, sözleşme gereğince son ödeme tarihi geçmiş ödenmemiş tüm alacakları için sözleşmeyi feshetme yoluna gidilebilir , abonenin vermiş olduğu teminatı alacağına mahsuben nakde çevirebilir, sair güvence bedellerini alacağına mahsup edebilir hükmü uyarınca tebliğ tarihi olan █████/2020 tarihinde feshettiğini, davacının dilekçesinde belirtiği üzere borç ödeme temerrüdüne düşülmesi durumunda fesih ve portföyden çıkarmanın söz konusu olmadığını ve davacı şirket temerrüde düşmüş halen ödenmemiş mart ve nisan ayı faturaları olduğunu, davacının müvekkili şirketçe portföyden çıkarılmasından dolayı uğradığı iddia ettiği zararın hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilme
Birleşen İstanbul 10. ATM'nin ... Esas Sayılı Dosyasında:
Davacı vekili dava dilekçesi ile,davalının davacı ile imzaladığı sözleşmede düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı şirketin kabul edemeyeceği hukuka aykırı talepleri ile sözleşmenin feshine sebep olduğunu, borçların ödenmemesi üzerine İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı tarafından sözleşme ile belirlenen mücbir sebep maddesine uygun olarak, yükümlülükler askıya alınmak istenmiş ise de bu durumun davacı tarafından kabul edilmediğini ve haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmenin fesih edilerek davalının zarara uğramasına neden olduğunu, Covid 19 salgını nedeni ile bir mücbir sebep hali ortaya çıktığını, davalının salgından en çok etkilenen sektörlerden birisinde faaliyet göstermekte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin mücbir sebepler başlıklı 12.maddesi ile mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, buna göre mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların yükümlülüklerinin işbu sebeplerin devam ettiği sürece askıya alınacağının düzenlendiğini, davacının sözleşmeyi feshinin kötü niyetli olduğunu, davacının haksız olduğunu beyanla, davacının davasının reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 10. ATM'nin ... Esas Sayılı Dosyasında:
Davacı vekili dava dilekçesinde : davacı ile davalı arasında █████/2019 tarihli sözleşme bulunduğunu ,davalının borçların ödenmemesi üzerine İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, taraflar arasındaki sözleşmenin mücbir sebepler başlıklı 12.maddesi ile mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, buna göre mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların yükümlülüklerinin işbu sebeplerin devam ettiği sürece askıya alınacağının düzenlendiğini, davacının sözleşmeyi feshinin kötü niyetli olduğunu, davacının haksız olduğunu beyanla, davacının davasının reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
1- Asıl davanın reddine,
2- Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile, davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ... MTS sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına,
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava hakkında;
Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... MTS sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına,
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak dava şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece verilen kararı,davacı -birleşen davada davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
Davacı -davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiği, kararın gerekçesiz olduğu, itiraza uğrayan söz konusu raporlara istinaden hatalı bir şekilde hüküm verildiği,sözleşmenin feshi için gerekli olan temerrüt halinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmediğini, mevcut olayda mücbir sebep hali bulunduğu, covid-19'un mücbir sebep hali olduğunun tartışmasız olduğu, yerel mahkeme tarafından, itirazları kapsamında ek rapor alınmamış, itirazlarının hiçbir şekilde karşılanmamış olduğu, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin “Mücbir Sebepler” başlıklı 12’inci maddesinde salgın hastalıkların da mücbir sebeplerden olduğunun düzenlendiğini ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin Yükümlülüklerin ertelenmesi, askıya alınması ve kaldırılması başlıklı 35. maddesi uyarınca mücbir sebepler veya tarafların kontrolü dışında gelişen hallerde tarafların yükümlülüklerinin, bu durumun devamı süresince askıya alınmış sayılıacağının düzenlendiğini, nitekim seçenekli olarak düzenlenen bilirkişi raporunun 18. sayfasında bu yönde şekilde bir tespit yapılmış olduğu, Covid-19 salgınının Hazine ve Maliye Bakanlığı ve 6446 sayılı yasa kapsamında düzenleyici kurum olan EPDK'ca " mücbir sebep " olarak kabul edilmiş olduğu , bilirkişi raporları ile; müvekkilinin fatura ödemesinde temerrüdünün olup olmadığı hususu da tartışılmamıştır. bu husus şu bakımdan önemlidir, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkilin fatura bedelini ödeme süresi bellidir. müvekkilin de herhangi bir ödememezliği söz konusu olmadığı, sözleşmenin 6. maddesindeki "faturaların her ayın 17'sine kadar ödenmesi" ifadesinden yola çıkıldığında; son ödeme tarihinin her ayın 17. günü olduğunun açık olduğu,
ancak söz konusu düzenlemeye rağmen, karşı yanca tam son ödeme günü olan 17.04.2021 tarihinde portföyden çıkarma işlemi yapıldığı,
Ayrıca 03.04.2024 tarihli hastane yöneticisi bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ile de mevcut olayda mücbir sebebin var olduğu tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporu ile açık ve net bir şekilde, "Covit-19 döneminde elektrik enerjisinin özelikle yoğun bkım ünitlerinde elzem olduğu ve covit-19 pandemisinin nisan 2020- temmuz 2021 dönemleri arasında yoğun bir şeklide görülmüş olduğu ve mücbir neden olduğu ." şeklinde kanaat bildirilerek, mücbir sebebin varlığı bir kez daha ortaya konulduğu, akabinde de; 07.04.2025 tarihli bilirkiş kurulu 2. ek raporuna karşı beyan ve itirazlarının sunulmuş, bu itirazlarımız hiçbir şekilde değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiş olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; sözleşme hükümlerine aykırı şekilde cezai şart hesaplaması yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye ek protokolün 5. maddesinde belirtilen cezai şartın uygulanması için, abonenin sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranması yahut da abonenin sözleşmeyi süresinde önce feshetmesi gerektiği, ancak, müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir tutumunun, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başından beri söz konusu olmadığı, yani cezai şartın doğumuna sebebiyet vermediği, gerek sözleşme, gerekse de yönetmelik uyarınca gerekli bildirimler yapılmamış olup, bu hususta da inceleme yapılmadığı ,ayrıca müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Asıl dava sözleşmenin feshi nedeni ile tazminat, birleşen davalar, ödenmeyen bakiye fatura bedelinin ve cezai şartın tahsiline yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan takip dosyaları ;
Birleşen 10. Asliye Ticaret mahkemesi ... esas sayılı dosyasında; ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için İstanbul 31. İcra Dairesi'nin MTS (Merkezi Takip Sistemi) ... E sayılı sayılı takipte, alacaklı davacı ... ...A.Ş.tarafından, borçlu ... ... Ticaret A.Ş. hakkında cezai şart alacağı 8.166.937,60 TL ve 24.954,62 TL işlemiş faiz olmak üzere 8.191.921,92 TL toplam alacağın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takip itiraz üzerine durdurulmuştur.
Birleşen 10. Asliye Ticaret mahkemesi ... esas sayılı dosyasında; Ödenmeyen 713.348,94 TL faturaların bakiye alacağı, 12.384,53 TL asıl alacağa işleyen geçmiş gün faizi 725.733,47 TL toplam alacağın tahsili için İstanbul 31. İcra Dairesi'nin MTS (Merkezi Takip Sistemi) ... E sayılı sayılı takipte, alacaklı davacı ... ...A.Ş.tarafından, borçlu ... ... Ticaret A.Ş. hakkında yapılan ilamsız takip itiraz üzerine durdurulmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; taraf şirketler arasında █████/2019 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece ve bilirkişi raporu ile de tesbit edildiği üzere; davacı şirketçe, davalı hakkında , tüketmiş olduğu elektrik karşılığında Mart 2020 ve Nisan 2020 aylarında fatura tanzim etmiştir. Davalı ... tarafından gönderilen 29.03.2020 tarihli yazıda taraflar arasında düzenlenmiş olan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi’nin mücbir sebep maddesi nedeniyle borçlarının askıya alındığı ve ödeme yapılmayacağı, tedariğin mevcut hali ile devam etmesi gerektiği davacıya bildirilmiştir.
Davacı şirket 21.04.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya 3.857.753,21 TL bedelli 2020 Mart ayı faturasını ödemesi için 7 günlük süre vermiş olup,süresi içinde fatura bedeli ödenmediğinden 05.12.2019 tarihli sözleşmeyi 08.05.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile fesh etmiştir.Sözleşmenin " faturalama ve ödeme" başlıklı 6. maddesinin 5. Fıkrası "..., son ödeme tarihi geçmiş ödenmemiş tüm alacakları için sözleşmeyi derhal fesih yoluna gidebilir. Abonenin vermiş olduğu teminatı alacağına mahsuben nakde çevirebilir, sair güvence bedellerini alacağına mahsup edebilir" şeklinde düzenleme içermektedir. Aynı maddede ;haksız fesih durumunda yada sözleşmedeki yükümlülüklere aykırılık halinde fesih tarihine kadar geçen sürede en yüksek fatura bedelinin 2 katının cezai şart bedeli olarak ödeneceğinin hüküm altında alındığı da belirlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda , davacının davalı ... şirketinden ödenmeyen fatura kısmı için 8.166.937,60 TL cezai şart hesaplanmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Mücbir Sebepler” başlıklı 12'inci maddesinin:“Taraflar'ın patlama, yangın, nükleer radyasyon veya sızıntı, fırtına, deprem, sel, sair doğal afetler,salgın hastalıklar, ilan edilmiş harp, ihtilal, halk hareketleri, ayaklanma, isyan, sabotaj, terör hareketleri, ...'in bağlı olduğu grup şirketlerinin sahip olduğu enerji santrallerinin bağlı olduğu veya Abonenin enerji aldığı şebekede yaşanan arızalar, bakım onarım çalışmaları, grev ve diğer çalışan veya işçi eylemleri ve benzer sair haller dahil, yine bu haller ile münhasır olmaksızın, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmel Yükümlülüklerin ertelenmesi, askıya alınması ve kaldırılması başlıklı 35. Maddesi uyarınca mücbir sebepler veya taraflar'ın kontrolü dışında gelişen hallerde tarafların yükümlülükleri, bu durumun devamı süresince askıya alınmış sayılır. Taraflar kasıt ve ağır ihmalleri olmaksızın işbu sebeplerden karşı tarafa verdikleri zarardan sorumlu tutulamazlar.. işbu mücbir sebep halinin devam edeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde taraflar sözleşmeyi tazminatsız feshetme hakkına haizdir.” şeklinde düzenleme içerdiği görülmektedir.
Somut olayda uyuşmazlık ,Covid 19 salgınının sözleşmedeki düzenleme uyarınca mücbir sebep sayılıp sayılmayacağı, buna göre sözleşmenin 12. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Covid 19 salgınının Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olduğu kabul ve ilan edilmiştir. Bu sebeple sözleşmedeki düzenleme uyarınca "salgın hastalıklar" ın bir mücbir sebep olduğu anlaşıldığından , taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. maddesi uyarınca, sözleşmenin askıya alınması durumu sözkonusu olabilecektir.
Ancak ,dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı-davalı ... şirketi , sözleşmenin askıya alınmasını talep ederek,fatura bedellerini ödemeyeceğini davalı-davacı ... ...A.Ş'ni bildirmiş olup, ... şirketince davacı şirkete elektrik enerjisi vermeye devam edilmiş,elektrik enerjisi kesilmemiş, böylece sözleşmede 12. maddedeki düzenleme gereğince sözleşmenin fiilen askıya alınmamış olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda ,taraflarca imzalanan Sözleşmenin 3. maddesi uyarınca “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiğinin kabulü gerekmektedir. O halde ,davacı şirketin de sözleşme ile yükümlendiği fatura ödeme borcunu yerine getirmesi gereklidir. Fakat ,davacı-davalı ... şirketi fatura ödemesi yapmayacağını karşı tarafa bildirmiş olup, ödeme de yapılmadığı anlaşıldığından bu şekilde sözleşmede belirlenen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının borçlarını ödememesi nedeniyle davalının sözleşmeyi feshetmesi ve ceza koşulunun ödenmesini isteme hakkı doğmuş olacağı, talep edilen ceza koşulu miktarının bilirkişi heyeti tarafından sözleşmeye göre doğru hesaplandığının tesbit edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf eden şirkettin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak, ,cezai şart alacağının koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden,alacak likit sayılmayacağından, mahkemece birleşen dosyalarda davalı alayhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi ise hukuka aykırı olmuştur.Bu sebeple ,istinaf talebi kabul edilmiş ve karar kaldırılarak,yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurulması gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl dosya davacısı -birleşen dosya davalısı ... ... A.Ş 'nin istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında;
Asıl dava hakkında;
1- Asıl davanın reddine,
Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava hakkında;
1- Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile, davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ... MTS sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına,
2- Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava hakkında;
1- Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... MTS sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına,
2- Koşulları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine,
ASIL DAVADA
1-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan toplam 170,78.-TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62‬.-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2- Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.000 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
3- Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ATM'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA
1-Alınması gereken 559.590,19 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 54,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 559.535,79 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2- Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 649.757,66 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3- Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA
4- Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç 7,80.TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 763,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.879,6‬0.TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ATM'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA
1-Alınması gereken 49.574,85 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 54,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.520,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2- Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 112.860,02 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3- Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4- Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 7,80.TL vekalet harcı, 123,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 239,6‬0 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Asıl ve birleşen davalar yönünden taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadasine,
İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Asıl dosya davacısı -birleşen dosya davalısı ... ... A.Ş 'nin istinaf aşamasında yapmış olduğu 360,00 TL 'nin asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ... ...ANONİM ŞİRKETİ 'nden alınarak bu tarafa verilmesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!