Karşılıklı boşanma davasında Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin eşit kusur ve erkeğin tazminat red kararını, kadının ağır kusuru nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıklı boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesinin tarafları eşit kusurlu bulmasını ve erkeğin maddi ile manevi tazminat taleplerini reddetmesini hatalı değerlendirerek, toplanan deliller ışığında evlilik birliğinin sarsılmasında kadının ağır kusurlu olduğuna, kadının eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırdığına ve boşanma nedeniyle erkeğin en azından maddi desteği yitirmesi sebebiyle uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hak kazandığına karar vermiş, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi ile tazminat taleplerinin reddine ilişkin kısımlarını bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI: █████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 20. Aile Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkeğin tazminat taleplerinin reddi ve velâyet yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- karşı davalı ... ile vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Karşı taraf davalı- karşı davacı ... ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Davalı- karşı davacı vekili Avukat ...'ün mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkeğin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı- karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı- karşı davalı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı- karşı davalı erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- karşı davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı- karşı davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı- karşı davalı ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!